Ortadoğu Gazetesi

BIST
90,529
%-0,94
USD
5,3712
%0,73
EUR
6,0731
%0,03
Altın
213,6830
%0,17
SON DAKİKA

BMGK'NIN SURİYE KARARI AFRİN'DEKİ HAREKATI ETKİLEMEYECEK

DÜNYA / 2018-02-25 08:51:37

BMGK'NIN SURİYE KARARI AFRİN'DEKİ HAREKATI ETKİLEMEYECEK

BM Güvenlik Konseyi, Suriye'de 30 gün süre ile ateşkes öngören kararı kabul etti. Karara göre, 26 Şubat tarihi itibari ile Suriye'nin Doğu Guta bölgesine insani yardım gidecek. BMGK'da alınan ateşkes kararının Türkiye'nin Suriye'deki faaliyetlerini etkileyemeyeceğini vurgulayan Türk yetkililer "Çatışan taraf değiliz, operasyon teröre karşı" açıklamasında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "BMGK'de Suriye'de insani ateşkes talebinde bulunan kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atan terör örgütleriyle mücadelesini sürdürecektir" dedi.

 

 

 

 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'de bir ay "insani ateşkes" kararı aldı. İsveç ve BMGK şubat ayı dönem başkanı Kuveyt tarafından hazırlanan karar tasarısı Konseyde oylamaya sunuldu.

 

BM Güvenlik Konseyinde oy birliğiyle kabul edilen tasarı ile Suriye'ye insani yardım ulaştırılabilmesi ve özellikle rejimin kuşatması altında bulunan Doğu Guta'daki durumu ağır hasta ve yaralıların tahliyesi için en az bir ay insani ateşkes kararı alındı.

 

Kararda, Suriye genelinde insani yardımların "güvenli, engelsiz ve sürdürülebilir" bir şekilde ulaştırılabilmesi ve "durumu ağır hasta ve yaralıların" tahliye edilebilmesi için tüm taraflardan "gecikmeden" çatışmaları en az 30 gün durdurmaları talep edildi.

 

Kararda ayrıca özellikle rejimin kuşatması altında olan insani durumun "alarm verdiği" Doğu Guta da dahil Yarmuk, Fua ve Kefraya'daki kuşatmaların kaldırılması talebinde bulunuldu. Karara göre, Suriye'de DEAŞ, el-Kaide, Nusra Cephesi ve BMGK tarafından belirlenen diğer terörist gruplar ile bunlarla bağlantılı birey ve gruplara yönelik askeri operasyonlara devam edilecek.

 

  "ÇOK GECİKTİK"

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, oylama sonrası yaptığı konuşmada, ateşkesin "tüm ülke genelinde derhal' uygulanmaya başlaması çağrısı yaptı.

 

Suriye rejiminin ve destekçilerin Doğu Guta'daki bombardımanı durdurması ve insani yardım girişine bir an önce izin vermesinin son derece önemli olduğuna dikkati çeken Haley, "Bu krize müdahale etmekte çok geciktik" dedi.

 

Kararın kabul edilmesinin gecikmesinden Rusya'yı sorumlu tutan Haley, "Bu kararı kabul etmek için geçen 3 günde kaç anne bombardımanda çocuklarını kaybetti, çocukların cesetlerini tutan kaç baba daha görmek zorunda kaldık."

ifadelerini kullandı.

 

Kararın kabul edilmesi için günler süren görüşmeler sonrasında "sadece birkaç kelime ve virgülün yerinin değiştiğine" ve bu sürede onlarcakişinin hayatının kurtarılabileceğine işaret eden Haley, " Suriyeliler, Moskova'dan talimat beklerken ölmemeli." diye konuştu.

 

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise ateşkesin "derhal" yürürlüğe girmesinin talep edildiğini ancak bunun "uygulanabilir" ve "mümkün olmadığını" düşündükleri için karar üzerinde uzlaşının uzun sürdüğünü söyledi. Nebenzia, BMGK'de kabul edilen kararın "subjektif yorumlanmasına" ise müsaade etmeyeceklerini vurguladı.

 

 "TÜRKİYE, SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHLİKEYE ATAN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEKTİR"

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Suriye'de "insani ateşkes" kararı almasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atan terör örgütleriyle mücadelesini sürdürecektir" ifadesini kullandı. Sözcü Aksoy, BMGK'de kabul edilen Suriye'de insani duruma ilişkin karar hakkındaki soruya yazılı yanıt verdi.

 

Aksoy, BMGK'de kabul edilen, Doğu Guta başta olmak üzere, Suriye'de kötüleşen insani durum karşısında, acil insani yardımların erişimine ve tıbbi amaçlı tahliyelere imkan tanınması maksadıyla, çatışmaların gecikmeksizin durdurulması ve en az 30 gün "insani ateşkes" talebinde bulunan kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

 

Türkiye'nin, Suriye'de ateşkesin tesisi, çatışmaların durdurulması ve gerginliğin azaltılması konusunda en başından beri her platformda çaba harcamakta ve uluslararası toplumun bu yöndeki adımlarını desteklediğini vurgulayan Aksoy, Türkiye'nin, İdlib'de bugüne dek tesis ettiği 6 gözlem noktasının, çabaların somut bir tezahürü olduğuna dikkati çekti.

 

Aksoy, Türkiye'nin, Doğu Guta'da rejimin artan ihlallerinden ve sivillere yönelik uyguladığı kuşatmanın yol açtığı kötüleşen insani durumdan duyduğu endişeyi muhtelif açıklamalarda dile getirdiğini ve bu ihlallere son verilmesi çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, "Bu konudaki endişelerimizi, rejimin garantörü konumundaki Rusya ve İran'a da aktarmış, rejimin sivillere yönelik saldırılarının ve ateşkesi ihlallerinin gerginliği azaltma bölgelerindeki ortak gayretlerimizi sekteye uğrattığına dikkat çekmiştik." ifadesini kullandı.

 

Kesintisiz insani yardım erişiminin sağlanmasının, uluslararası hukukun bir gereği olduğunun altını çizen Aksoy, şunları kaydetti: "Açlığa mahkumiyetin sivil halka karşı bir silah olarak kullanılması kabul edilemez. Bugünkü kararda da atıfta bulunulan 2268 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının tam olarak uygulanması çağrısına desteğimiz tamdır. Türkiye, şimdiye dek olduğu gibi bundan sonra da bir yandan insani planda Suriye halkının çektiği acıların dindirilmesine yönelik katkılarını ve bu bağlamda başta BM olmak üzere uluslararası toplumun çabalarını desteklemeye devam edecek; diğer yandan, Suriye'deki insani krizin kökeninde yatan ihtilafın sona erdirilmesine ve Suriye'nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğini tehlikeye atan terör örgütleriyle mücadele edilmesine yönelik gayretlerini sürdürecektir." (AA)