Ortadoğu Gazetesi

Rutte kazandı insanlık kaybetti

KÖŞE YAZILARI / 2017-03-17 08:50:56

Rutte kazandı insanlık kaybetti

          Hollanda seçimleri beklendiği gibi sonuçlandı. Türkiye'ye karşı vandallık üzerinden oy toplamaya çabalayan başbakan Rutte koltuğunu korudu. Hollanda'daki seçimin Nazi uygulamasıyla şekillenmiş olması, yeni bir belirsizliği de beraberinde getirmiştir. Avrupa hızla yeni bir Nazi rüzgarının etkisine giriyor. Zira, demokrasi, hukuk, akıl ve vicdan bir kenara bırakılmıştır.Irkçılık, zulüm, baskı ve şiddet üzerinden yönetimler şekillenmektedir. Bu çok vahim, çok tehlikeli bir gidiştir. Bu gidişat sadece Avrupa'yı veya bizim gibi Avrupa'ya yüzünü dönmüş ülkeleri etkilemeyecek, bütün dünyada yeni ve sonu kestirilemeyen sonuçlar ortaya çıkacaktır.

                            

KOPENHAG KRİTERLERİ

          Avrupa Birliği genişlemeye karar verdiğinden bu yana, aday ülkelerden "Kopenhag Kriterleri" adı verilen şartları sağlamalarını istiyor. Bu kriterler 1993'ten bu yana birliğe katılmak isteyen ülkeler için uygulanan standartları belirliyor. Siyasi kriterler demokrasinin güvence altına alındığı, istikrarlı bir kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarına saygıdan oluşuyor. Ancak, kendilerinin koyduğu bu kriterlere kendileri uymuyor. Hollanda'nın yaptıkları ve yaşananlar karşısında Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği'nin genel tavrı, bu kriterlerin sadece kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. Hollanda'da hemde bayan bir Türk bakana karşı yapılanların demokrasi ile, istikrarlı bir kurumsay yapıyla, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık haklarıyla izahı asla mümkün olmadığı gibi, bunların bilerek ve isteyerek ayaklar altına alınmasından ibarettir.

                    

ÇÖKÜŞ VE ÇÖZÜLME SÜRECİ

          Hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına almakla kalmıyorlar, bir de hadlerini çok aşarak bize akıl vermeye, Türk milletinin referandumda vereceği kararı şekillendirmeye çabalıyorlar. Böyle bir hakkı nereden bulduklarını anlamak mümkün değildir. Açıkça içişlerimize karışmaktırlar. Hiçbir Türk evladı bu durumu kabullenemez ve seyirci kalamaz. Başka hiçbir şey olmasa dahi Hollanda'nın bu kabalığı, Almanya ve Avrupa Birliği'nin bu küstahlığı bu referandumda bir defa daha düşünmeyi gerektiriyor.MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Hollanda'da yaşananları ve rezillikler karşısındaki suskunluğu Avrupa'nın bir çöküş ve çözülme sürecine girmesi olarak değerlendirmiştir. Kopenhag Kriterleri'ne şu anda Avrupa'nın ihtiyacı olduğunu söylemiştir. Saygıyla 16 Nisan'ı beklemeleri gerekenlerin, irtibat kurdukları unsurlarla Türkiye'ye düşmanlık beslemelerinin izahının bulunmadığını anlatmış ve Avrupa için hayırlı adımı yapılan Anayasa değişikliği ile Türkiye'nin attığının özellikle altını çizmiştir. Türkiye bir sistem değişikliğine giderken, bu Avrupa'da bir rejim değişikliğinin kıvılcımını başlatacaktır, başlatmalıdır.

                    

TÜRKİYE'Yİ DÜŞÜNMEK LAZIM

          Avrupa bu zihniyetle, bu uygulamalarla yola devam edemez. Buradan huzur ve güvenlik çıkması mümkün olmadığı gibi, Türk düşmanlığı ve ırkçılık üzerinden sağlanan iktidarlardan da ne o ülkeye, ne de insanlığa bir fayda gelmez.Bize düşen bu oyuna gelmemek ve Avrupa'yı kendi ayıplarıyla başbaşa bırakmaktır. Kendilerini sorgulamalarına zemin hazırlamaktır. Aksi halde bu yapılanların bir sonucu olursa, emsal teşkil eder ve tıpkı Ermeni iftiralarını kabul yarışında olduğu gibi, bu ülkeye milletle meselesi olup da fırsat kollayanların tamamı sıraya girerler. Bu bir siyasi mesele değildir. Akıl ve itidal önde olmalıdır. Hükümete düşen esip gürlemek değil, diplomasiyi kurallarına göre işletmek ve sonuç almaktır. Diğer siyasi partilere düşen de, Türkiye'nin bu haklı davasını başka yerlere çekmemek ve birliktelik ortaya koyabilmektir. Sayın Devlet Bahçeli bu ihtiyacı da, "Türkiye'de iktidar eleştirilebilir ama eleştiri bu ülkenin insanı olarak bir noktaya kadardır. Bir noktadan sonra Türkiye'yi düşünmek, Türkiye'ye beslenen hasmı görmek lazım." Diyerek dile getiriyor.

                              

AVRUPA'DAKİ GÜCÜMÜZ

          Hollanda'da ırkçılık ve vandallık üzerinden sonuç alınmış olması anlatmaya çalıştığımız ihtimalleri ve endişelerimizi daha da arttırmıştır. Bu yıl içerisinde Almanya ve bazı başka Avrupa ülkelerinde de seçimler yapılacaktır. Merkel'in koltuğunu korumak için Hollanda başbakanına benzer bir yol ve yöntem izlemesi kuvvetle muhtemeldir. Kaldı ki, daha şimdiden hiçbir ölücü ile izahı mümkün olmayan ve düşmanlık derecesine varan bir tavır ortaya konulmaktadır. Neredeyse bütün Avrupa ülkelerinde tek gündem Türkiye'deki referandumdur ve tamamı, yapılan Anayasa değişikliğini sabote etmeye uğraşıyorlar. Bu çok tehlikeli bir gidişat karşısında Avrupa'daki asıl gücümüzü doğru ve etkili biçimde kullanmak gerekiyor. Hollanda'da bu gücü son anda kullanmayı denedik. Belli bir miktarda sonuç da alındı. Türklerin kurduğu partinin 3 Türk milletvekili ile meclise girmiş olması çok önemlidir. Umarız ve dileriz bu imkan doğru kullanılır.

                           

İDDİALI TÜRKİYE İSTEMİYORLAR

          Avrupa hiçbir zaman Türkiye'den vazgeçemez. Bugünkü refahı sürdürmek için bize muhtaçlar. Zaten asıl mesele de budur.Muhtaç olduklarını çok iyi bildikleri Türkiye'nin güçlü, iddialı ve dominant bir tavırda olmasını istemiyorlar. Kontrol edebilecekleri, yönlendirebilecekleri, verilen razı olan bir Türkiye hedefliyorlar. Bu yüzden bizimle bu kadar çok uğraşıyor, her şeye müdahil olmaya çalışıyor ve önümüzü kesmek için şeytani planlar yapıyorlar. Onlar yapacak biz bozacağız, onlar engeleyecek bir ilerleyeceğiz. Avantajlı olan taraf biziz. Sonu belirsiz bir yola girmiş olanlar onlar.

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

BÜYÜK YÜZLEŞME…

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Dünya'yı saran sözde özgürleştirme operasyonunun kodlarına bakınca yaşananların özgürleşme değil, aslında siyasal ve coğrafi bir tasnif operasyonu olduğ...

Kerkük'de dönüm noktası

Kerkük'de dönüm noktası

          Türkiye, MHP'nin gayretleri ve fedakarlığı ile yılların yanlışlarından, yetersizliklerinden, teslimiyetlerinden kurtulup, milli ve yerli bir anla...

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Bu ülkede en son konuşacak kişilerin başında gelen Ahmet Davutoğlu, "ağabeyim olur" dediği Barzani köşeye sıkışınca halden vazife çıkararak, yine piyasaya &c...

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Bu hicivli başlığın sebebini merak ettiniz değil mi? Öyleyse gelin yine "Tarih"ten girelim de bizim "Stratejik Ahmet"in maceralarındaki "derinliği" g&o...

YİNE NEŞTERİ O VURDU

YİNE NEŞTERİ O VURDU

Size hep diyoruz, "Salı günleri saat:10.30'da televizyonlarınızın başında olun" diye… Halkın "Gerçek gündemi" böyle oluşturulur işt...

"Gelin Sınavları Kaldıralım"

"Gelin Sınavları Kaldıralım"

MHP'nin Salı günkü grup toplantısında milli perspektifin güncel hassasiyetlerini yansıtan önemli konu başlıkları vardı. Devlet Bahçeli, konuşmasına Eği...

Atik, çevik ve tavizsiz bir duruş

Atik, çevik ve tavizsiz bir duruş

          Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı ağır ve yakıcı sorunlar sadece etrafımızdaki terör kuşatmasıyla sınırla değildir. İçerid...

KAK Mesut'un Kardeşi Davutoğlu Sana Soran mı Oldu?

KAK Mesut'un Kardeşi Davutoğlu Sana Soran mı Oldu?

Bir gün Nasrettin Hoca yabancı bir kentin çarşısında dolaşırken, yanına biri sokulup sormuş : "Efendi! Bugün günlerden nedir?" Hoca:  "...

SEROK AHMET'İN KADİM DOSTU 24 SAATTE DAĞILDI!

SEROK AHMET'İN KADİM DOSTU 24 SAATTE DAĞILDI!

Eyvah, geçen gün Serok Ahmet'in "stratejik çukur"dan ilhamlı fikirlerini dinlememiş AKP Hükümeti… MGK ve Bakanlar Kurulu'nda IKBY'ye ...

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

Barzani'nin Irak anayasasına ve uluslararası hukuka aykırı olarak sözde bağımsızlık referandumu gerçekleştirdiği 25 Eylül'den bu yana Irak'ta süregelen t...