Ortadoğu Gazetesi

TÜRKİYE VE IRAK'IN TERÖRLE MÜCADELEDEKİ ORTAKLIĞI

KÖŞE YAZILARI / 2018-03-14 08:32:51

TÜRKİYE VE IRAK'IN TERÖRLE MÜCADELEDEKİ ORTAKLIĞI

25 Eylül 2017 tarihinde Irak'ın kuzeyinde bulunan Barzani sözde bağımsızlık referandumu düzenlemiş ve buna müteakip gelişen süreçte Türkiye, Irak ve İran ortak tutum alarak böylesi bir karar karşısında Irak'ın toprak bütünlüğünü savunan adımlar atmıştı.

Barzani yönetimi Irak anayasası ve uluslararası hukuka aykırı olarak düzenlediği korsan referandumla sadece kendisine Irak anayasasında çizilen sınırlarda değil, tartışmalı bölge olarak adlandırılan ve IŞİD'ten geri alınan bölgeleri de kapsamına almıştı.

Hatta gerek Irak, gerekse Ortadoğu açısından oldukça büyük öneme sahip olan kadim Türkmen şehri Kerkük'te yapılan provokasyonlar, PKK'lı teröristlerin Kerkük sokaklarında görünmesi hadisenin vahametini başka bir yönüyle daha ortaya çıkarmıştı.

Bu durum Suriye'de PKK/PYD terör örgütünün ABD desteğindeki ilerleyişi ile beraber düşünüldüğünde ismi anılan iki ülkenin bölünmesi tehdidini kesin bir şekilde görülmesine olanak sağlamıştı.

IŞİD'in varlığını fırsata çeviren Barzani ve PKK terör örgütü adeta kendince Suriye ve Irak'ı taksim ederken, Barzani sözde sınırlarını Kerkük güneyinden Musul'un doğusuna kadar uzatmış, PKK ise Kandil'in ardından Sincar bölgesini de ele geçirerek Irak ve Suriye'nin kuzey bölgeleri boyunca uzanan bir hat kurmuştu.

Nitekim ABD'nin de PKK/PYD'li teröristlere yaptığı binlerce tırlık askeri yardımların neredeyse tamamı aynı güzergâh üzerinden sağlanmıştı

Korsan referandum sonrasında Irak merkezi hükümeti Barzani'den elinde bulunan tüm sınır kapıları ve havalimanlarını istemiş, beraberinde Kerkük'e Haşdi Şabi güçleri ile beraber operasyon düzenleyerek Kerkük'te bulunan Barzani'nin KDP'si ile Talabani'nin KYB'sini şehirden arındırmıştı.

Aynı dönem içerisinde iki ülkenin orduları, Türkiye'nin Irak hududu boyunca ortak tatbikatlar yapmaya başlamış ve askeri anlamda yürütülen temaslar mümkün olan en üst düzey seviyede gelişimini sürdürmüştü.

O günden bu zamana kadar geçen süreç içerisinde Irak merkezi hükümeti Türkiye'nin desteği sayesinde Barzani yönetiminin dizginlerini eline aldı ve ülke genelindeki hâkimiyetini sağlamlaştırdı.

Haşdi Şabi'nin buradaki rolünün farkında olan çevrelerse ısrarla Irak hükümetine baskı uygulayarak, Irak Ayetullahı'nın talimatı ile kurulan bu silahlı yapılanmanın tasfiye edilmesini istediler.

Hatta Suudi Arabistan'ı bu manada teşvik edici bir çabaya sokan ABD yönetimi, Haşdi Şabi'nin lağvedilmesi gerektiğini açıkça ifade etti.

İçerisinde bulunduğumuz dönemde Irak yaralarını sarmak üzere çalışmalarını yürütürken, kendisine en büyük destek olan ülke olarak Türkiye yine ön plana çıkıyor.

Zira IŞİD'in yarattığı tahribat sonrasında ülkede terörle mücadelenin yaşandığı şehirlerde alt yapının neredeyse tamamıyla yok olduğu, enerji hatlarının zarar gördüğü ve bunun Irak ekonomisini büyük bir krize soktuğu süreçte Türkiye diğer tüm ülkelerden daha fazla sorumluluk üstlenerek Irak'ın imarı için 5 milyar dolarlık kredi kaynağı, 50 milyon dolar da acil bağış sağlayacağını duyurdu.

Üstelik ABD'nin 3 milyar dolar, Suudi Arabistan'ın ise 1,5 milyar dolarlık kredi sağlayabileceğini ilan ettiği bir dönem içerisinde…

Irak'ın tamamıyla istikrara kavuşması ve terörden arındırılarak huzur iklimini yakalaması Türkiye açısından iki yönlü bir kazanç sağlayacaktır.

Bunlardan ilki PKK terör örgütünün varlığının kaynağı olan Irak'taki kampların ve yapılanmaların ortadan kaldırılarak terörle mücadelemizde bizlere sanılandan daha büyük getirilerinin olacağı konusudur.

İkinci durum ise yıllardan bu yana kanayan yaramız olan Irak Türkmenlerinin kendi topraklarında güven içerisinde yaşarlarken, sahip oldukları nüfus avantajıyla Irak'ın yönetim kademelerinde daha fazla söz sahibi olmalarının temin edilmesidir.

Kuşku yok ki Türkiye'nin Irak'a uzattığı el havada kalmamıştır.

Zira iki ülke Irak'ın yeniden imarı ve istikrara kavuşması için şimdi öncelikli olarak Irak'taki PKK terör örgütü varlığının sonlandırılması gerektiği konusunda hemfikirdir.

Benzer şekilde aynı amaca yönelik olarak ikili ilişkilerde artan bir ivmeyle olumlu ve sıcak bir gelişim süreci gözlemlenirken, bunun sadece siyasi ve ekonomik düzlemde kalmadığı, ortaklığın askeri alanı da kapsayacağı anlaşılmaktadır.

Irak'ta Mayıs ayında yapılacak seçimlerin hemen ardından Kandil, Mahmur ve Sincar bölgelerinde bulunan PKK varlığına yönelik yapılacak operasyonlara yönelik iki ülke aynı anlayış çerçevesinde eş zamanlı olarak hazırlanıyor görüntüsü veriyorlar.

Son birkaç aydır iki ülkenin üst düzey yetkililerinin yaptığı temasların sonuç vereceğine dair umutlu bir bekleyiş dönemine girilmişken, geride bıraktığımız gün Irak'ın Musul kenti il meclisinin Sincar ilçesinde bulunan PKK'ya, bölgeden çekilmesi için 10 günlük süre verildiğini ilan etmesi aynı çabaların artık uygulamaya koyulduğunun ilk işareti olmuştur.

Zira Musul il meclisinin yaptığı açıklamada alınan kararın Irak merkezi hükümeti ile sağlandığı duyurulmuştur.

Yakın dönem içerisinde bu kararın giderek daha fazla uygulamada yani sahada gözlemlenebileceği diğer yeni gelişmelere tanıklık etmemiz son derece doğal bir durum olacaktır ve bu beklenmelidir.

Türkiye kendi sınırlarında bulunan terör yapılanmasını büyük ölçüde ortadan kaldırmışken, Suriye'de aynı amaç doğrultusunda adımlarını atarken, Irak'taki terör kamplarının temizlenmesiyle beraber bölgede sürdürülmeye çalışılan bölünme senaryolarına büyük bir darbe vurulacağı açık bir gerçekliktir.

Ancak asıl mühim olanın, bölücü PKK terör örgütünün varlığının sonlandırılmasının akabinde yaşanacak dönemi kapsayacağı da akıllardan çıkarılmamalıdır.

Dolayısıyla Türkiye kendi istikrarını tesis ederken, komşularımız başta olmak üzere bölgemize de aynı şekilde huzur, barış ve istikrar vaat eden bir anlayışı hayata geçirme konusunda öne çıkmalıdır.

Bunu başardığımız gün ise konuşacağımız asıl konu "Tarihin coğrafyaya nasıl dar geldiği" olacaktır.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

SONUÇ ŞAHANE GERİSİ HİKAYE!

SONUÇ ŞAHANE GERİSİ HİKAYE!

TAKİ DOĞAN YAZDI...       Fenerbahçe'nin olmazsa olmazıydı Konya deplasmanı. Makas açılmış, rakipler kazanmış, psikolojik sınır tıpkı ...

OLUR… OLMAZ!..

OLUR… OLMAZ!..

FATİH TÜRKER'İN YAZISI...   OLUR elbet!.. Gencecik yaşında 40 yllık Galatasaraylı gibi oynayan Ozan'dan YILDIZ olur… Sinan Gümüş azıcık k...

"DARILMACA YOK" KARNESİ

"DARILMACA YOK" KARNESİ

LEVENT DONDURAN'IN YAZISI...     Mircea LUCESCU…………………2 Kaybedince ağlayan, kazanınca "kendinden bilen" ta...

Yeni İŞ BULMA KURUMU!..

Yeni İŞ BULMA KURUMU!..

LEVENT DONDURAN'IN YAZISI...   Televizyon ekranlarında garip bir paylaşım var… Bir adam, hem özel bir kanalda, hem de devletin yayın organında yorumcu… ...

ORADA BİR LİG VAR UZAKTA!..

ORADA BİR LİG VAR UZAKTA!..

LEVENT DONDURAN'IN YAZISI...       Öksüzlüğün, boynu büküklüğün, garibanlığın gözü körolsun… ...

MİLLİ TAKIM İSTERİM

MİLLİ TAKIM İSTERİM

ERSOY ÖZDEM YAZDI...     "Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.   Me...

Allah’ın desteği de cemaat iledir (2)

Allah’ın desteği de cemaat iledir (2)

İHSAN MUSLU YAZDI...   "KİM cemaatten ayrılırsa o ayrıldığı yol onu Cehennem’e götürür.’’ Sahabelerde Peygamberimizi kendilerine &oum...

AF YA ÇIKAR YA DA ÇIKAR

AF YA ÇIKAR YA DA ÇIKAR

TAKİ DOĞAN   İKİ sıkıntılı sorun vardır. Bunlardan biri cezaevleri ile ilgili, diğeri de vatani hizmetini yapan kışla pozisyonudur. Askerlikte erken terhis ile il...

ZEKİ AĞABEY’E MEKTUP...

ZEKİ AĞABEY’E MEKTUP...

12 YIL oldu seni uğurlayalı sevgili dostum... Sevgili ağabeyim... ‘’Benim en büyük hazinem’’ diyerek övündüğün ve ‘’S...

Senet borcunuz geçersiz olabilir

Senet borcunuz geçersiz olabilir

Hakan TOKBAŞ   HEPİMİZİN malumudur; piyasada özellikle inşaat şirketleri veya ev eşyası satan mağazalar, taksitli satış yaptıkları zaman müşterilerinden senet a...