Ortadoğu Gazetesi

Türkiye İçin Musul Zorunluluğu

KÖŞE YAZILARI / 2016-10-19 09:31:07

Türkiye İçin Musul Zorunluluğu

IŞİD'e karşı başlatılan operasyonların çapı hiç olmadığı kadar genişledi ve ivme kazandı.

Kuşkusuz ki bu durumun ortaya çıkmasında Türkiye'nin başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı'nın etkisi büyük oldu.

Zira TSK desteğinde ilerleyen ÖSO'nun bu kadar kısa zamanda böylesine mühim ve önemli bir başarı elde etmesini anlaşılan pek çok çevre beklemiyordu yada ümit etmiyordu!

Gerek zamanlama, gerekse operasyonel uyum açısından harekatın zor sonuçlar doğurabileceği değerlendirmelerinin tamamı bugün boşa çıkmıştır.

Özellikle yakın zaman öncesinde IŞİD'ten tamamen temizlenen Dabık'ın durumu herkese bundan sonrası için IŞİD'le mücadelede "Türk Aklı'nın" örnek alınması gereken bir avantaj olduğunu göstermiştir.

Dabık'ın bu kadar çabuk sürede IŞİD'ten geri alınmış olmasında kimi çevreler son derece şaşırmış olsa da, ortada bulunan gerçeklik çok yönlü ve aynı zamanda farklı tehditlerin bulunduğu alanda TSK'nın gayet başarılı olduğudur.

Azez ve Cerablus arasında bulunan hattın tamamı, en az 20 km derinlikte olmak üzere IŞİD'ten bütünüyle temizlenmiş, ilave olarak bölgede gündelik hayatın normale dönmesi için son derece hızlı bir süreç başlamıştır.

Neticede Fırat Kalkanı Harekatı, ABD'nin ısrarla öne sürdüğü  "Suriye'de IŞİD'le mücadelede en önemli ve tek güç PKK-PYD'dir" bahanesi ve yaklaşımını ortadan kaldırmakla kalmamış, ÖSO'nun elini güçlendirmiş, böylelikle Suriye krizinin geleceği açısından şimdiden önemli bazı sonuçları ortaya çıkarmıştır.

Fakat her çevre açısından ortaya çıkan asıl durum ise IŞİD'in hepten geriletilmesine yönelik başlatılan mücadelenin aynı anda ve örgütün Suriye-Irak sahasında geniş bir alanda kontrol ettiği bölgede yoğunlaşmış olmasıdır.

* * *

Dabık'ı kaybeden IŞİD'in güçlerini Türkiye'den daha güneye, El Bab'a çekmeye başladığı açıktır, Musul sonrasındaysa militanlarını Suriye'ye kaydırması en kuvvetli seçenek olarak ortaya çıkıyor.

IŞİD'le mücadelenin gösterdiği tecrübelere odaklanıldığında, asıl önemli olanın bundan sonrası için nelerin yapılması gerektiğidir.

Zira şuana kadar yaşanan tecrübelere bakılırsa IŞİD'den alınan her alanın bir bakıma "tutanın elinde kalır" algılamasıyla kabul gördüğünü anlıyoruz.

Musul operasyonu hem bu açıdan, hem de aynı şekilde davranıp kendi siyasi hedefleri için operasyona katılan unsurların yeni sorunlar yaratmaya yatkın olan hedefleri sebebiyle çok daha fazla risk taşıyan bir özelliğe en başından sahiptir.

Kuşkusuz bunun nedenler arasında gelen en önemli konular, bölgede mezhepsel farklılığa sahip nüfusun bulunması ve  zengin enerji kaynakları üzerinde bulunmasından kaynaklanıyor.

İşte tam da bu yüzden şimdi birbirleriyle IŞİD'e karşı ortak harekat yapan hangi çevre ve ülke varsa, hepsinin asıl gayesi "tutabildiğini" ele geçirmektir!

Bu durum Musul üzerinde cereyan eden gelişmelerle ilgili gerçekliğin en alt katmanını oluşturuyor. Bunun bir üst katmanında ise özellikle ülkeler arası seviyede olmak üzere oluşturulan koalisyon güçlerinin Musul'un geleceğinde hangi kaynakları kendi arasında nasıl değerlendireceğidir. Üçüncü ve son katman da her halde tüm bunların ortaya çıkmasını sağlamak üzere oluşturulan "arz-talep" muhasebesinin yapıldığı yerdir.

Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı ile kritik bir zamanda hayati bir hamle yaparak hiçte uzak olmayan bir gelecekte karşılaşacağı büyük tehdide dur demiş ve genel olarak bu tehdidi ötelemiştir. El Bab'ın, IŞİD'ten sonraki durumunun ortaya çıkmasıyla bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır.

* * *

Şimdi aynı yaklaşımın Musul için de düşünülmesinde fayda vardır. 

Nasıl ki Suriye'de meşru çerçeveden ayrılmıyorsak, orada bulunmamız haklı gerekçelere dayanıyorsa, Irak için de benzer hassasiyetlerin olduğu aşikardır.

Musul üzerinde Türkiye'nin her yönden, pek çok gerekçeyle söz söyleme hakkı da, gerektiğinde adım atma hakkı da vardır.

Herşeyden öteye bölgedeki Türkmen varlığı Türkiye'yi buna mecbur bırakıyor. 

İlk bakışta Türkiye'yi Musul'a yaklaştırmama niyetinde olan çevrelerin varlığı göze çarpmış olsa da, yapılan son açıklamalar Musul operasyonuna Türkiye'nin kıyısından köşesinden eklemlenilmeye çalışıldığı izlenimini veriyor.

Başbakan Binali Yıldırım, Türk jetlerinin koalisyon uçaklarıyla beraber Musul'a yönelik icra edilen hava harekatına katıldığını son olarak söylemiştir. Peşinen söylemek gerekir ki bu da yeterli değildir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin de konuyla ilgili meclis grubunda ifade ettiği ve sorguladığı "Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğüne saygısı vardır ve olmalıdır...Ancak bir süre sonra, BM'nin de öngördüğü şekliyle, Musul'dan mülteci göçü başlayıp sınırlarımıza yığılmalar olduğunda ne olacak, terör tehdidi devam ederse Irak'ı kuklaya çeviren müttefik ülkeler ne diyeceklerdir? Musul'un batısında bulunan Türkmen kenti Telafer'de katliam yapılırsa bunun hesabını kim ya da kimler verecektir? İran'ın tahrikleriyle mezhep gerilimi savaşa dönerse bölge ve dünyanın ne hale geleceğini şimdiden kestiren var mıdır?" hususları Türkiye'nin temel yaklaşımını açık bir şekilde yansıtmalıdır.

Biraz önce, yukarıda tariflediğimiz ölçüde ifade ettiğimiz üzere, Musul konusunda; üç katmanlı zeminde bulunmamız gereken yer, "arz-talep" dengesinin kurulduğu alan olmalıdır.

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

TERÖR VE SİYASİ AYAK MESELESİ...

TERÖR VE SİYASİ AYAK MESELESİ...

Türkiye çetin, yoğun ve yorucu bir süreçten geçiyor. Dış ilişkiler konusunda AB ve bazı müttefiklerle yol ayrımı yaşanırken,iç mesellerimizde...

Faturayı kime keselim?

Faturayı kime keselim?

          FETÖ davalarının başlamasıyla birlikte, ortaya çok çarpıcı gelişmeler saçılmaya başladı. Verilen ifadeler ve mahkeme tutanakla...

BAŞPİSKOPOS MAKARİOS'UN RUHU KUTSUYOR CHP'Yİ!

BAŞPİSKOPOS MAKARİOS'UN RUHU KUTSUYOR CHP'Yİ!

Siz, Yunanistan'ın hiçbir yerinde, Kıbrıs Rum kesiminin hiçbir yerinde Kıbrıs Türklüğünün önderi merhum Denktaş'a ait bir heykel, fotoğraf bul...

NATO DA PKK KORİDORU PLANINA DÂHİL Mİ OLUYOR?

NATO DA PKK KORİDORU PLANINA DÂHİL Mİ OLUYOR?

ABD Başkanını Trump, 9 Mayıs'ta imzaladığı kararname ile PKK'nın Suriye kolu olan PYD/YPG'ye ağır silahlar verilmesinin yolunu açmıştı. O günden bu zamana k...

AH DİLİM AH!

AH DİLİM AH!

Bizim beş değişmez "tek"imiz var: "Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek dil"… Güzelim Türkçemizi 1980 öncesi devrimbazlar &...

ANTEP ŞEHİDİNE SAHİP ÇIKIYOR

ANTEP ŞEHİDİNE SAHİP ÇIKIYOR

Antep çok sevdiğim illerimizden biridir. "GAZİ" unvanını boşuna almamıştır. Kahraman GAZİANTEP'LİLER batılı emperyalist işgalci düşmana karşı, ...

İSPARK ÇALIŞANLARININ GASP VE ÖLÜM KORKUSU

İSPARK ÇALIŞANLARININ GASP VE ÖLÜM KORKUSU

Gazetecilere tanınan küçük haklardan biri de, İSPARK'A arabanızı park ettiğinizde, Basın kartlı olduğunuzdan, 3 saat sizden para alınmaması. Hiç...

FETÖ ile mücadele ve kirli pazarlıklar

FETÖ ile mücadele ve kirli pazarlıklar

          İstisnasız hergün, yeni bir FETÖ operasyonu ve tutuklamalar duyuyoruz. Bunlar birkaç kişiyle de sınırlı kalmıyor. Yüzlerce insan bird...

FETÖ'NÜN SİYASET AYAĞINA DOKUNUN ARTIK!

FETÖ'NÜN SİYASET AYAĞINA DOKUNUN ARTIK!

FETÖ ile mücadele yapılıyor mu?  Yapılıyor! Hakkaniyetli, adaletli ve her yönüyle yapılıyor mu? Elbette yapılmıyor! 15 Temmuz sonrası FETÖ'...

Sen de Haklısın!

Sen de Haklısın!

Orhan Gencebay'ın 90'ların başında çıkan albümüyle aynı adı taşıyan şarkısının nakaratıdır: "Bence sen de haklısın!" Aslında tartışan ...