Ortadoğu Gazetesi

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 2

KÖŞE YAZILARI / 2017-02-17 09:10:13

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 2

Başbuğa yanlış isim gitmiş olmasının "aceleden ve ön yargıdan kaynaklanmış olabileceğini" ifade ettim.

Başbuğ da zaten "pislik" derken herhangi bir şahsı değil "olayı" sorguluyor ve bu boyuta gelmiş bir iç kavganın bitirilmesini istiyordu.

O tarihte Ankara'daki bu tür bir olayda rol alabilecek üç örgütlü grup vardı. 

Beşevler'de Gazi Akademililer, Sıhhiye'de Dil Tarihliler ve Sivas Yurdunda Beytepe'liler… 

Daha yukarıda ise bu üç grubu da etkileyen, ikiye bölen bir Timbay-Mayaş çekişmesi yaşanıyordu. 

Timbay denince akla Muharrem Şemsek, Mayaş denince ise Devlet Bahçeli, Ali Güngör ve İsmet Büyükataman geliyordu. 

Mayaş, adını ilk kez, Mamak'taki MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nın İddianame, Sorgu ve Savunmalarını yayınlamasıyla duyurmuştu. 

Timbay ise sonradan Mayaş'a rakip olarak kurulmuştu. 

Ali Güngör gibi sıkı teşkilatçı ağabeyler, meydanı, yönetemeyeceği adamları fazla sevmeyen Şemsek'e bırakmak istemedikleri için bu iki başlılık ortaya çıkmıştı.

Başbuğun çıkmasına yakın, iki tarafın da ayrı ayrı okul başkanı atadığı kısa bir dönem yaşandı.

Devlet Bey'e başarısız saldırı girişimi de işte bu dönemde yapıldı. 

Şemsek'in atadığı genç "reisler" ev basıyor, adam dövmeye kalkıyor, silah gösteriyor, "teşkilat biziz" diyorlardı. Muhtemelen olan bitenden Şemsek'in bile haberi yoktu.

Tandoğan'daki saldırıdan birkaç gün önce, bizim (Rahmetli) İsmet Kahveci'yle İbrahim Ekici'ye, DTCF teşkilatının Topraklık'taki gecekondusunda saldırmışlardı. 

Olayların teşkilat hiyerarşisiyle bir ilgisi yoktu. Şemsek, Başbuğ içerden çıkmadan önce, güçlü bir "teşkilat" kurarak partileşmeye ve Başbuğ'u "tek tabanca" karşılamaya hazırlanıyordu. 

Devlet bey ve Akademililer ise oldubittilere pabuç bırakmıyor, zorbalığa karşı dik duruyordu. 

Başbuğun vefatından sonra copy-paste yöntemiyle tahrif edilen ve Devlet Bey hakkında MİT dedikodusunun çıkmasına sebep olan o ünlü mektup da işte bu dönemde yazıldı.

Halkımız nedense, o mektupta üstüne Devlet Bey'in adı bir üst satırdan alınarak yapıştırılan ve böylece adı gizlenen gerçek MİT mensubunun kim olduğunu bugüne kadar hiç araştırmadı.

Ben 1983'te dipnotlu, referanslı, 50 Sayfalık bir "Ülkücü Hareket" semineri hazırlamıştım. 

Yukarıda sözünü ettiğim bütün Ülkücü grupların önde gelenleriyle 5 yıldır tanışıyordum. 

Vedat Ağabey, disiplinine ve ketumiyetine güvendiği bir Ülkücü olarak, beni o yüzden çağırmıştı. 

O'ndan sessiz ve sakin bir ön araştırma için müsaade istedim. 

Ertesi gün de sessizce Devlet Bey'i ziyaret etmek üzere Gazi Akademi'nin yolunu tuttum. 

Hikâye uzun, ama gerçek şu ki; Devlet Bey o gün, yarasız ve beresiz olarak görevinin başındaydı. 

Bir kişiyi resminden, kendisine vurup kaçmaya çalışan şahsa benzetmişti ama "kesinlikle" intikam istemiyordu.

Sonraki günlerde Gazi Akademi teşkilat yöneticilerine de bazı saldırı olayları başlayınca bir gün Devlet Bey'in umur ve taş medrese görmüş öğrencisinden bir telefon aldım.

Sağlık Müdürlüğünde, görevimin başındaydım.

"Kaç araba gelebilirsiniz?" diye soruyordu. 

Anlaşılan şimdi "edep zamanı"ydı! 

"Paramız kaç arabaya yeterse…" dedim gülüştük. 

Müşfik, soğukkanlı ve biraz da gösterişli bir eylemdi. Bizdeki savunma derinliğini hissettiren bu olaydan sonra bir daha hiçbir Ülkücü, başka bir Ülkücüye karşı kaba kuvvet kullanma girişiminde bulunmadı. 

Gazi'nin sonraları giderek artan şöhreti de işte o günlerde başladı.

Zaten kısa bir süre sonra da Bizim Ocak Dergisi, teşkilat özelliği kazanarak yurt çapında yaygınlaştı. Yan yana olduğumuz arkadaşlar çeşitli üst görevlerde bulundular. 

Başbuğ, siyasi hayatında ilk ve son kez bir Ülkücüyü yeni kurulan MÇP'de göreve çağırdı. 

Dr. Devlet Bahçeli, 17 Nisan'da Üniversitedeki görevinden istifa etti. 19 Nisan 1987'de MÇP Genel Sekreteri oldu.

Ali Güngör, MÇP Genel Başkan Yardımcısıydı. Akıl, sadakat ve kalite kazanmıştı.

Ülküdaşa dayak timi kaybetmiş, kadro ekibi ve akademisyenler grubu kazanmıştı. 

1987'deki % 3'ten, % 18'e, iktidara doğru giden yolculuk işte böyle başlamıştı.

1980-1985 döneminde dışarıdaki Ocaklılarda, Başbuğ'a karşı giderek artan bir saygıdan, sevgi ve özlemden başka hiçbir duygu gözlenmemiştir.

"Moruk" lafı filan, 85'teki bu muhteris saldırganlığa, sonradan uydurulmuş gerekçelerdir.

Yaşar Okuyan, Kemal Zeybek, Agâh Oktay Güner gibi erken tahliye olan partililerde bazı sızlanmalar görülmüştür.

Önkibar dahil hepsi de yalanın ve fitnenin pençesindedir!

Vefatına kadar bir delikanlı gibi dimdik yürüyen Başbuğ'a gıyaben de olsa ihanet etmek, bu devşirmelerden başka kimsenin aklına gelmemiştir. 

Devlet Bey, bize Başbuğ'un emanetidir. 

Ona uzanan ihanet hançerlerine göğüs germek, bizim için şerefli bir görevdir! 

 

Not: İki gündür anlatılanların en az iki yüz tane, "aklı başında" ocaklı şahidi vardır. Bazı isimler, izinsiz zikretmemek adına saklı tutulmuştur.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

Aday Hatası Yapan Y-CHP Ve Ortakları

Aday Hatası Yapan Y-CHP Ve Ortakları

Adaylar açıklanınca bazıları Milliyetçi Hareket Partisinde hiç yoktan isyan varmış gibi gösterenler akıllarından geçirenler hatta bir vekil başkanlığınd...

Bahçeli'den tespit, uyarı ve teklif

Bahçeli'den tespit, uyarı ve teklif

          Sayın Devlet Bahçeli'nin devlet adamlığı, ufku, samimiyeti, öngörüsü ve dürüstlüğünün yanında başka...

PKK ve HDP Kürt Düşmanıdır!

PKK ve HDP Kürt Düşmanıdır!

16 Nisan referandumu öncesi başlatılan "MHP Kürt düşmanı bir parti, AKP bu birliktelikten kaybedecek" diye propaganda yapanlar, 24 Haziran seçimleri öncesi ...

Sahadan…

Sahadan…

Üç gündür Ankara'nın siyasi nabzını asıl yerinden yani bizzat vatandaşın oy kullanacak olan bileğinden tutuyoruz! Programa bağlı olarak önce Ayaş'ta...

CÜMBÜŞ'TEN HABERLER

CÜMBÜŞ'TEN HABERLER

Patronu Topuklu'nun listesinde başköşeye oturmuş… Tuzu kuru… Teşkilatlar birbirini yemekle meşgul ama… Omuzlarına basıp tarlalara sürdükle...

KORKU TÜNELİ

KORKU TÜNELİ

Cumhurbaşkanı adayınınvizyonu olacak… Hedefleri olacak… Kendi geleceğinden önce Türkiye'nin geleceğini düşünecek… Türk milletini...

Yeni darbeyi ekonomi üzerinden yapıyorlar

Yeni darbeyi ekonomi üzerinden yapıyorlar

         Türkiye etrafını saran ateş çemberiyle kavrulurken, bütün bunlara bir de ekonominin imdat sinyalleri eklendi. Doların çok hızlı ...

Asker, Polis, Ülkücü Şehit Katilleri Yanından Seslenenler!

Asker, Polis, Ülkücü Şehit Katilleri Yanından Seslenenler!

15 Temmuz darbe girişiminden sonra MHP ve AKP'nin birbirine yakınlaşması, birçok konuda beraber hareket etmesi CHP, HDP, İP, FETÖ, PKK, DHKP-C, Perinçekgiller gibi &cced...

Sahanın En Kötüleri!

Sahanın En Kötüleri!

Bunlara "sahanın en kötüleri" demek de doğru değil aslında! "Tribünün en kötüleri" demek lazım… Birkaç gündür ...

KÜRT DÜŞMANI Y-CHP VE HDP'DİR

KÜRT DÜŞMANI Y-CHP VE HDP'DİR

Maske düştü… Cumhur İttifakı'na sabotaj ve kumpasların ardı arkası kesilmiyor… Dış destekli melanet projelerden medet umuyorlar… Medyadaki c&u...