Ortadoğu Gazetesi

Katar Krizi ve Türkiye'yi Suriye'den Uzak Tutma Çabaları

KÖŞE YAZILARI / 2017-06-19 10:34:00

Katar Krizi ve Türkiye'yi Suriye'den Uzak Tutma Çabaları

Katar krizinin Suriye'ye yansımaları, Ortadoğu'da yaşanan dalgalanmanın en sert rüzgarlara dönüştüğü bir saha olarak karşımıza çıkıyor.

Sebep mi ya da sonuç mu olduğu bahsi bir yana, Suudi Arabistan öncülüğünde Katar'a yönelik başlatılan ambargonun ardından Suriye'de çok ciddi kırılmalar ve bir o kadar mühim gelişmeler yaşanıyor.

Kata ile birlikte özellikle Suudi Arabistan'ın da Suriye krizine dahil olan ülkelerden olması, son bir haftadır Suriye'den gelen haberlerin Türkiye açısından en üst seviyede alarm zillerinin çaldığını işaret ediyor.

Özellikle ÖSO içerisinde vukuu bulan çatışma ve kimi yerlerdeki çözülme yani bazı grupların ÖSO'dan ayrılmaları hali Suriye'de Esad ve PKK/PYD lehine oluşacak bazı koşulları yaratmaya başlamış durumda.

Katar kriziyle birlikte ÖSO içerisinde "Katar'ın ÖSO'ya sağladığı finansman desteği sona erecek. Suriye'nin geleceğinde Esad ve PKK/PYD'den başkası olmayacak" söylentisinin yaygınlaşmış olmasının bu silahlı muhalif üst grubun çözülmesine yönelik en önemli etken olduğu söyleniyor.

Açık ki Katar krizini kullanarak bazı çevreler Suriye'de ÖSO'yu zayıflatıp, PKK/PYD'nin güçlendirilmesi için aktif bir gayret sergilemiş durumdalar.

Hatta bu projenin son paydaşları arasına Suudi Arabistan'ın da dahil edilmeye çalışıldığını içerisinde bulunduğumuz günlerde müşahede etmeye başladık.

Geride bıraktığımız hafta "Suriye petrollerinin PKK/PYD kontrolünde Ürdün-İsrail üzerinden Akdeniz'e taşınarak küresel piyasaya taşınması" yönünde Suriye'nin kuzeyinde düzenlenen örtülü toplantıya iştirak ettiği söylenen Suudi Arabistan'ın, son tahlilde PKK/PYD'ye açıkça destek vermeye başlamış olduğu da görülüyor.

Katar krizi çerçevesinde Mekke'ye giderek Suudi Kralı Selman ile görüşme yapacak olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Suudi Arabistan'da bulunduğu gün, bu ülkenin Al Riyad isimli gazetesinde terör örgütü PYD'nin eşbaşkanı Salih Müslim ile yapılan röportaja yer verilmesinin hangi anlama geldiği açıktır.

İlk kez bir Suudi medyasına konuşan PKK/PYD'li Salih Müslim'in, burada söylediği sözler arasında "Türkiye, İran ve Katar arasında ittifak vardır.Suriye ve İran rejimleri ile ittifak halinde olamayız. Suudi Arabistan'la akraba birçok Arap aşireti Rojova özerk yönetiminde yer alıyor." ifadelerinin bulunması, Türkiye'ye karşı Suriye'den başlamak üzere ciddi bazı projelerin yürürlülüğe konulmaya başlandığını gösteriyor.

Burada Mesele Salih Müslim isimli teröristin söylediklerinden ziyade, bunu nerede, ne zaman, hangi koşulda söylediği ve elbette kim tarafından konuşturulduğudur.

Dolayısıyla mevcut halde Rakka'nın alınması bahanesiyle ABD'den yoğun destek gören PKK/PYD'nin, etki ve kontrol sahasını genişletmesi hesabını bu saat itibarıyla Katar krizinden bağımsız düşünmek söz konusu olamayacaktır.

Yaklaşık iki haftadır Körfez ülkelerinin ablukası altında bulunan Katar konusunda yaratılan etkinin sonucunun birinci ve öncelikli olarak gözlemlendiği yer Suriye olmuşsa, Ortadoğu'da uygulamaya koyulan projelerin Türkiye'yi de hedefine koymuş olduğunu söylemeden geçemeyiz.

Bu anlamda en dikkat çekici alan olarak karşımıza Fırat Kalkanı Harekatı ile terör unsurlarından arındırılmış olan bölge geliyor.

Zira ÖSO güçleri arasında çözülmeyi sağlamak için yayılan ve yukarıda arz ettiğimiz türden söylentilerle birlikte, bazı çatışmaların bu bölgede yaşanması, ilave olarak yaşanan olaylar sonrasında sayıları az da olsa kimi grupların PKK/PYD'ye katılmaları akıllara soru işaretlerini getiriyor.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın icra edildiği bölgede ÖSO'nun çözülmesi sağlanmaya çalışılırken ABD'nin, Süleyman Şah Türbesi'nin Eşme bölgesine taşınmadan önce bulunduğu Karakozak'ın etrafında 3 yeni askeri üs kurması dikkat çekici olan bir başka önemli gelişmedir.

Son zamanlarda ABD'nin, Türkiye'nin PKK/PYD'ye yönelik olası müdahalelerini zorlaştırmayı amaçlayan bir dizi tedbirler geliştirmeye koyulacağı yönündeki yorumlar, okyanus ötesindeki kimi medya organlarından servis ediliyordu.

Görünüşe bakılırsa Karakozak'ın kuşatılmasıyla da aynı amaca hizmet eden bir durum söz konusu.

Zira Türkiye açısından Süleyman Şah Türbesi'nin asli yerine nakli konusu her zaman geçerli olan bir haktır.

Hali hazırda PKK/PYD kontrolünde olan Karakozak'a yönelik Türkiye'nin burada bulunan ve kendi toprağı sayılan alana yeniden türbe inşaasını gerçekleştirmesi her çevre nazarında meşru bir girişim kabul edilecektir.

Ne var ki PKK/PYD'yi Türkiye'den korumak isteyen ABD'nin daha önce Menbiç'te yaptığının bir benzerini şimdi erken yol alarak Karakozak civarında da yapmaya çalıştığını anlıyoruz.

Anlaşılan o ki ABD, Türkiye'nin bölgeye müdahalesine olanak sağlayacak meseleleri ortadan kaldırmaya çalışıyor.

"Türkiye'nin PKK/PYD'ye müdahalesini önlemek veya zorlaştırmak" maksadıyla ABD'nin bundan sonra atacağı, atabileceği tüm adımların dikkatle takip edilmesi gerekir.

Çünkü bu ve benzeri girişimlerin Suriye'nin kuzeyinde sergilenmesine ilave olarak, Washington'un Türkiye'nin müdahalesini zorlaştırıcı etkileri oluşturabilmek adına başkaca faaliyetlerde bulunması da kuvvetle muhtemeldir.

Bu çerçevede iç kamuoyunda, özellikle de siyasi gerginlik atmosferinin yaratılması, büyütülmesi ve toplumsal zemine sirayet etmesi bahsinin üzerimizde denenmeye çalışılacağı daha şimdiden bellidir.

CHP'nin son derece anlamsız biçimde başlattığı sözde adalet yürüyüşünün bazı terör gruplarına istediği ortamı yaratması, Türkiye'nin istikrarsızlık ve kaos ortamına sürüklenerek Suriye'nin kuzeyine yönelen dikkatinin dağıtılması için malum çevrelerin eline adeta koz vermektedir.

Yine de bu durum aşıldığında, bu sefer karşımıza başkaca dış alanlarda oluşacak yahut oluşturulacak yeni sorunlar getirilmeye çalışılacaktır.

Dolayısıyla milli güvenlik anlamında artık esas meselemiz terörizmle mücadele mi, yoksa bu çerçeveyi fazlasıyla aşmaya başlayan "yeni bir müttefiklik sorunumuz" mu olduğu sorusunun cevabını doğru bir şekilde vererek yola devam etmek önemlidir.

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

"Gelin Sınavları Kaldıralım"

"Gelin Sınavları Kaldıralım"

MHP'nin Salı günkü grup toplantısında milli perspektifin güncel hassasiyetlerini yansıtan önemli konu başlıkları vardı. Devlet Bahçeli, konuşmasına Eği...

Atik, çevik ve tavizsiz bir duruş

Atik, çevik ve tavizsiz bir duruş

          Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı ağır ve yakıcı sorunlar sadece etrafımızdaki terör kuşatmasıyla sınırla değildir. İçerid...

KAK Mesut'un Kardeşi Davutoğlu Sana Soran mı Oldu?

KAK Mesut'un Kardeşi Davutoğlu Sana Soran mı Oldu?

Bir gün Nasrettin Hoca yabancı bir kentin çarşısında dolaşırken, yanına biri sokulup sormuş : "Efendi! Bugün günlerden nedir?" Hoca:  "...

SEROK AHMET'İN KADİM DOSTU 24 SAATTE DAĞILDI!

SEROK AHMET'İN KADİM DOSTU 24 SAATTE DAĞILDI!

Eyvah, geçen gün Serok Ahmet'in "stratejik çukur"dan ilhamlı fikirlerini dinlememiş AKP Hükümeti… MGK ve Bakanlar Kurulu'nda IKBY'ye ...

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

Barzani'nin Irak anayasasına ve uluslararası hukuka aykırı olarak sözde bağımsızlık referandumu gerçekleştirdiği 25 Eylül'den bu yana Irak'ta süregelen t...

TALABANİ'YE BİR ÇUVAL UN,  BİR ÇUVAL DA ŞEKER

TALABANİ'YE BİR ÇUVAL UN, BİR ÇUVAL DA ŞEKER

Gelin biraz nostalji yapalım. Şöyle gerilere gidelim. Doksanlı yıllar. Barzani, Talabani teröristleri dağlarda. Arkalarına, ABD, Rusya'yı almışlar, Merkez...

Lider Ülkücülük Ve Ülkücüler

Lider Ülkücülük Ve Ülkücüler

   Milliyetçi Hareket Ülkücülerin Ülkülerini bayraklaştırdığı büyük bir partidir. Bu partinin yalnızlığı Türk olmasından kaynaklan...

Bu girdaptan çıkmalıyız

Bu girdaptan çıkmalıyız

          Her taraftan amansız bir saldırı altındayız. İçeride FETÖ ve PKK gibi ihanet örgütlerini bastırmaya uğraşırken, dışarıda da bun...

"BARZANİ PKK DÜŞMANI" DİYENLER NERDESİNİZ?

"BARZANİ PKK DÜŞMANI" DİYENLER NERDESİNİZ?

Irak hükümetinin, Peşmergeye tanıdığı süre geçtiğimiz gece doldu. Irak ordusu, bunun üzerine Kerkük'e doğru harekete geçti. Irak ordusu, her yeri e...

"Hoş Görmekten" Yalama Olmuş Yürekler!

"Hoş Görmekten" Yalama Olmuş Yürekler!

Büyük fikir, edebiyat ve dava adamı Hüseyin Nihal Atsız'ın "Türk Tarihi'nin sürekliliği" tezi, makul ve mantıklıdır. Hatta Türk tarih&cced...