Ortadoğu Gazetesi

84 ve 85 neresi, 86, 87 var mı?

KÖŞE YAZILARI / 2017-10-13 09:50:19

84 ve 85 neresi, 86, 87 var mı?

          Türkiye'nin etrafında oluşturulmak istenen kuşatma karşısında, milli ve onurlu bir duruş ortaya koymak, tarihine, ülküsüne, milletine ve devletine sahip çıkmak bir tercih değil, her Türk vatandaşı için mutlaka yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Sayın Devlet Bahçeli yaptığı açıklamalarla sadece Türk milletinin değil, bütün Türk dünyasının, dünyanın her yerindeki mazlumların, Türkiye'ye inanıp güvenenlerin ümidi oluyor. Bu durum birilerini çok rahatsız ediyor. Deliye dönüyor ve ellerinde ne varsa hepsini kullanarak saldırıyorlar.

                               

NE DEDİĞİMİZİ BİLİYORUZ

          Biz ne dediğimizi, ne yaptığımızı, nasıl hareket ettiğimiz çok iyi biliyoruz. Sayın Devlet Bahçeli'nin bütün söylediklerinde haklı çıktığına, bütün uyarılarının bu milletin ve ülkenin faydasına olduğuna tarih şahittir. ABD'nin düşmanlıklarını vize krizine kadar taşımasını ne anlarız, ne dinleriz, ne de kabul ederiz. Hükümetin bu rezillik karşısında mütekabiliyet ilkesiyle hareket etmesi son derece yerindedir ve asla taviz verilmemesi gereklidir. İdlib'in kontrole alınması için yapılan operasyon son derece isabetlidir. İdlib'in terörden arındırılması, güneyden Akdeniz'e açılmak isteyen bölücü terör cephesinin El Bab'ta aldığı derin yarayı daha da derinleştirecek ve önüne aşılması imkansız engeller dikecektir. Aynı zamanda Suriye'nin kuzeyindeki El Kaide türevlerinin tasfiye ve temizliği açısından mühim bir rol oynayacaktır. Güney sınırlarımız boyunca sahneye koyulan ihanet kampanyası mutlaka kaynağında mahvedilmeli, kanser hücreleri ürediği alanlarda yok edilmelidir. Bu durum Türkiye için bir varoluş meselesidir. İdlib'te geri duramayız, Afrin'deki fitne ve düşmanlıklara sessiz kalamayız. Bölgemizde servisi yapılan Bizans entrikalarına, konusu ölüm ve vahşet olan dehşet verici kapışmaya Türkiye milli gücüyle, birlik ruhuyla karşı durmalıdır.

                                   

MİSAK-I MİLLİ HEDEFTİR

          ABD'nin kepazeliği ve İdlib operasyonu öne çıkmış olsa da, Kuzey Irak'daki kalleşlik asla ikinci plana düşmemelidir. Musul ve Kerkük'ün bir oldu-bittiye getirilmesi bizim felaketimiz olacaktır ve buna her ne pahasına olursa olsun müsaade edilemez. Sayın Devlet Bahçeli'nin Kuzey Irak'daki gelişmeler, Türkmen kardeşlerimiz ve Kerkük için söyledikleri, tarihi gerçekler, bölgenin menfaatleri, Türkmenlerin teminatı ve Türkiye'nin geleceği için bir mihenktir. Misak-ı Milli mutlaka varılması gereken bir hedeftir. Mustafa Kemal Atatürk'te böyle düşünmüş, böyle hareket etmiştir. Sayın Bahçeli'nin "82 Kerkük, 83 Musul" sözleriyle ortaya koyduğu bu milli duruş karşısında bazı Barzaniseverlerin nasıl paniklediklerini ibretle ve hayretle izliyoruz. Parselledikleri televizyon kanallarında akla ziyan şeyler söylüyorlar. 84 ve 85'i duyunca dehşete kapıldılar. Bir taraftan buraların neresi olabileceğini tartışıyor, diğer taraftan kin kusuyorlar.

                         

SÖYLENENİ DE Mİ ANLAMIYORLAR?

          Bu zavallıların Türk tarihini bilmelerini zaten beklemiyoruz da, söyleneni de mi anlamıyorlar? Bir defa daha anlatalım. Daha doğrusu Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu tarihi gerçekleri hatırlatalım: Misak-ı Milli Atatürk'tür, aynısıyla Türk milletinin hayat alanındaki tavizinin son sınırıdır. Mustafa Kemal, Misak-ı Milli'yi doğrudan doğruya Türk milletinin Anayasası olarak belirtmiştir. Ve de Misak-ı Milli'yi şöyle tarif etmiştir: "Vatanın dış düşman karşısındaki durumunu ve yerini tespit eden kutsal bir kuraldır." Hatta aziz Atatürk, daha da ileri gidip şöyle demektedir: "Misak-ı Millimizde muayyen ve müspet bir hat yoktur. Kuvvet ve kudretimizle tespit edeceğimiz hat, hatt-ı hudut olacaktır."

                                       

HARİTA

            Misak-ı Millî, Osmanlı İmparatorluğu'nun son Meclis-i Mebusan'ın 28 Ocak 1920'de kabul ettiği altı maddelik bir bildiridir ve Türk milletinin sözüdür. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş senedi, Milli Mücadele'nin zafere ulaşmasını sağlayan ruh ve var oluş beyannamesidir. Tarihi belge ve deliller vardır ve sırasıyla şöyledir: Merhum Ali Fuat Cebesoy, Misak-ı Milli isimli eserinde, Mustafa Kemal'in ta 1907'de sınırları çizdiğini anlatır. Ardından Gazi Mustafa Kemal, 28 Aralık 1919'da, yani Ankara'ya gelişinden bir gün sonra, Ziraat Mektebi'nde bir bir Misak-ı Milli'nin sınırlarını etrafına açıklar. 1920'de Kütüphaney-i Kanaatin bastığı yeni Misak-ı Milli haritası her şeyiyle meydandadır. 1921'de kabul edilen İstiklal Madalyası Kanununa göre, belirlenmiş madalyanın arka yüzünde Misak-ı Milli haritası vardır. Ayrıca 1924 yılında, dönemin muhterem milletvekillerine yılbaşı hediyesi olarak Misak-ı Milli haritası dağıtılmıştır. Bu haritada, "Batum, Halep, Rakka, Deyr-i Zor, İdlib, Süleymaniye, Musul ve Kerkük" Türkiye toprağı olarak gösterilmiştir.

                             

NİYE RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?

         Her şey gayet açık, gayet net, gayet kesin. Bunun nesine itiraz ediyor, nesinden rahatsız oluyorsunuz? Kerkük 82, Musul 83 olduğuna göre, 84 ve 85'in neresi olduğunu anlamak için Misak-ı Milli haritasına bakmak yeterlidir. Orada sadece 82'yi, 83'ü, 84 ve 85'i değil, 86 ve sonrasını da görülecektir. Bir zavallı bu haritanın hatırlatılması üzerine, büyük bir telaşla "Batum'u da katarsanız, birileri bunların bizim toprağımızda gözü var der" gibi, akla ziyan bir açıklama getiriyor.Bizim binlerce yıllık Türk toprağı olan her yerde gözümüz var.  Turan hedefimiz var. Ermeni'nin Ağrı'da, Rum'un Kıbrıs'ta, Yunanın İzmir'de, İngiliz'in İstanbul'da, Barzani gibi hainlerin Diyarbakır'da gözü olmasından rahatsız olmuyorsunuz da, bizim Batum'da gözümüzün olmasından mı rahatsız oluyorsunuz?

          Biz son sözü yine sayın Devlet Bahçeli'ye bırakalım:  Tarihin çağrısına kulak tıkayanlar, istikbalin aydınlığına gözünü kapatan yersiz yurtsuzlardır ve vatan düşmanlarıdır. Misak-ı Milli Türk milletinin yeminidir, Türk milletinin varlığının aslında ucu açık sınır alanıdır. Bu yemin tutulmalıdır, bu yemin yaşatılmalıdır. Yemin nedir bilmeyen, yeminleri bozan, bozmaya kalkan ne bizdendir, ne de bu millete dost ve samimidir.

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

İKİNCİ 1944 VAK'ASI!

İKİNCİ 1944 VAK'ASI!

Daha on gün önce yazmıştım "Size Asla Güvenmiyoruz" diye… (Bknz: Ortadoğu, 10 Ekim 2017, s:2) Yanılmamışız… Hala aynı yerdesiniz Sayın Cumhu...

Derin Ahmet'in bedeli

Derin Ahmet'in bedeli

            Ortadoğu'daki bütün kirli planlarını terör örgütleri üzerinden hayata geçiriliyor. ABD'nin yeni yayılmacı...

MHP DÜŞMANLIĞI HİÇ BİTMEYECEK…

MHP DÜŞMANLIĞI HİÇ BİTMEYECEK…

          MHP, her daim Milletinin ve Devletinin yanın da yer alan siyasi bir harekettir. Dostta Düşman da bunun böyle olduğunu bilir. Dostlar bu durumdan &cce...

Barzani Türkiye'ye Karşı Suç Deposudur!

Barzani Türkiye'ye Karşı Suç Deposudur!

Fatih Altaylı'nın yazılarını okuyunca "İnsan yazmayı değil, görmeyi öğrenmeli. Yazmak bir sonuçtur." sözü aklıma geliyor. Anlamadan yazma, gö...

TÜRKİYE'Yİ BATIDAN DA SIKIŞTIRMA ÇABASI

TÜRKİYE'Yİ BATIDAN DA SIKIŞTIRMA ÇABASI

Uzun yıllardan bu yana Türkiye'nin milli güvenlik sorunlarında giderek artan eş zamanlı çoklu tehditlerin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen FETÖ merkez...

BÜYÜK YÜZLEŞME…

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Dünya'yı saran sözde özgürleştirme operasyonunun kodlarına bakınca yaşananların özgürleşme değil, aslında siyasal ve coğrafi bir tasnif operasyonu olduğ...

Kerkük'de dönüm noktası

Kerkük'de dönüm noktası

          Türkiye, MHP'nin gayretleri ve fedakarlığı ile yılların yanlışlarından, yetersizliklerinden, teslimiyetlerinden kurtulup, milli ve yerli bir anla...

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Bu ülkede en son konuşacak kişilerin başında gelen Ahmet Davutoğlu, "ağabeyim olur" dediği Barzani köşeye sıkışınca halden vazife çıkararak, yine piyasaya &c...

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Bu hicivli başlığın sebebini merak ettiniz değil mi? Öyleyse gelin yine "Tarih"ten girelim de bizim "Stratejik Ahmet"in maceralarındaki "derinliği" g&o...

YİNE NEŞTERİ O VURDU

YİNE NEŞTERİ O VURDU

Size hep diyoruz, "Salı günleri saat:10.30'da televizyonlarınızın başında olun" diye… Halkın "Gerçek gündemi" böyle oluşturulur işt...