Ortadoğu Gazetesi

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

KÖŞE YAZILARI / 2017-10-18 10:07:26

KERKÜK'TE DEŞİFRE OLAN GERÇEKLER

Barzani'nin Irak anayasasına ve uluslararası hukuka aykırı olarak sözde bağımsızlık referandumu gerçekleştirdiği 25 Eylül'den bu yana Irak'ta süregelen tartışmalar ve merkezi hükümetin olaya yönelik tepkisi artık yeni bir aşamaya taşındı.

Irak Güvenlik Konseyi'nin, Erbil'den petrol kuyuları, sınır kapıları ve havalimanlarının geri alınmasına yönelik kararı Irak meclisince onaylanmış ve Irak hükümeti bu çerçevede bölgesel yönetime süresi Pazar gecesi saat 02.00'da dolan bir zaman tanımıştı.

Bu sürenin dolmasıyla beraber harekete geçen Irak ordusu ve IŞİD'le mücadele çerçevesinde Irak'ta kurulmuş bulunan Haşdi Şabi güçleri Kerkük'e güneyden bir askeri harekât başlattı.

Barzani yönetiminin bu girişime karşı askeri olarak direneceklerini söylemelerine karşın yaklaşık olarak 15 saat gibi kısa bir süre içerisinde Kerkük'ü tamamıyla kontrol altına alan aralarında Türkmenlerin de yoğun olarak bulunduğu Irak güçleri, ülkenin bölünmesinin önüne geçecek şimdilik önemli sayılan büyük bir adım atmış oldu.

Irak güçleri Kerkük'e girerken peşmerge ile beraber Kerkük'teki PKK'lı teröristlerin varlığının deşifre olmuş olması, ne gibi bir tehditten dönüldüğünü de gözler önüne sermiştir.

Daha önce Kandil ve Mahmur bölgelerinde bulunan PKK'lı teröristlerin Suriye ve Irak'ta yaşanan iç karışıklıkları değerlendirerek son yıllarda elde ettiği kazanımları ileri seviyeye taşımaları, Irak coğrafyasında ismi anılan bu bölgelerin haricinde Sincar, Musul ve Kerkük'te de kendisine yer tutmaya çalıştığına dair iddiaları beraberinde getirmişti.

PKK'nın Kerkük'te özellikle Türkmenleri hedef alan geniş çaplı kanlı eylemler yapmadan ve Kerkük'ten başlamak üzere sadece Irak'ı değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyecek yeni bir iç çatışmanın fitili ateşlenmeden Irak merkezi hükümetinin Kerkük'te kontrolü ele almaları bu sebeple olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmelidir.

Kerkük'ün bu kadar kısa bir süre içerisinde peşmerge ve teröristlerden arındırılmasının dikkat çekici noktası ise Irak güçlerinin önemli bir direnişle karşılaşmadan kontrolü ele geçirmiş olmalarıdır.

Bölgeden gelen haberlere göre Kerkük konusunda son birkaç gündür Barzani yönetimi içerisinde yoğun tartışmalar ve fikir ayrılıkları oluşmaya başlamıştı. 

Barzani'nin KDP'sine bağlı peşmergeler Kerkük'ten çekilmeyi reddederken, Talabani'nin KYB'sine bağlı peşmergelerin ise Kerkük'ü Irak güçlerine herhangi bir mukavemet göstermeden teslim etmesi, bu fikir ayrılığının somut gerçekliğe döndüğünü göstermiştir.

Kaldı ki Kerkük'ün böylesine dar bir zamanlamayla 2014 yılından önceki koşullara dönmesinin ana gerekçesinin de Kerkük'te sayısal olarak ağırlığı bulunan KYB'nin çözülmesinden kaynaklandığı bazı kaynaklarca ifade ediliyor.

KYB'nin Irak ve bundan da öte İran tarafından ikna edilmiş olması sözde bağımsızlık referandumunun kendi içerisinde de kabul görmediği, hukuksuzluğuna ilaveten diğer koşullar sebebiyle de meşruiyete dayanmadığı sonucu yeniden ortaya çıkmıştır. 

Zira Barzani yönetimi korsan referanduma Irak anayasasına göre tartışmalı olarak kabul edilen başta Kerkük olmak üzere diğer bölgelerin dâhil edilmesini gözeterek KYB ile işbirliği yapmış, bu karardan dönmeyeceklerini ilan etmişlerdi.

KYB'nin çözülerek safını ani bir kararla Irak merkezi hükümetinden yana çevirmiş olması geçmiş yıllarda Barzani ve Talabani arasındaki siyasi rekabet ve çatışmaların yeniden başlayabileceğini işaret ederken, bu durumda İran'ın rolünün öne çıkması bir başka dikkat çekici husustur.

İran Devrim Muhafızları Komutanlarından Kasım Süleymani'nin son birkaç gündür Irak'ın kuzeyinde bulunması, yakın zamanda ölen KYB lideri Celal Talabani'nin mezarını ziyaret etmesi ve bu esnada KYB'lilerle bazı temaslar gerçekleştirmesi Kerkük'le başlayan peşmerge içerisindeki bölünmenin esası olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu yorumla birlikte bölgede yaşayan Türkmenlerin de benzer bir yaklaşımla İran çizgisine kaydıkları yorumunun gerçeklikle bağdaşır bir yönü olmadığı gibi böylesi bir tartışmayı başlatmanın da ne yeridir, ne de zamanıdır.

Türkmenler kendi varlık mücadelesi çerçevesinden dün olduğu gibi bugün de manevi gücünü yalnızca Türkiye'den alırlar. Gönülleri hala Türkiye ile beraberdir. Yaşantıları ise Irak kanunları çerçevesinde şekillenir.

Dolayısıyla ülkemizde yer alan Barzani lobisinin Kerkük'ün Irak merkezi hükümeti tarafından olması gerektiği gibi ele geçirilmesinin ardından Türkmenler üzerinden böylesi bir tartışma başlatmanın vicdan, ahlak ve hukuki bir dayanağı asla yoktur.

Ülkemizin bundan sonraki süreçte dikkat etmesi gereken ana konu ise Türkmenlerin varlığının ve yasal tüm haklarının yaşadıkları her bölgede Irak anayasası çerçevesinde güvence altına alındığı bir koşulun tesis edilmesine katkı sağlamak olmalıdır.

İkinci olarak da PKK terör örgütünün başta Kerkük ve Musul olmak üzere, Sincar ve Tel Afer bölgelerine sızma girişimlerine karşı müdahale hakkı saklı kalmak koşuluyla yaşananları titizlikle ve teyakkuz halinde takip etmesi elzemdir.

Bu iki koşulun vukuu bulmadığı Irak atmosferi ülkemiz açısından milli güvenlik tehdidi oluşturacağından, gerektiğinde aynı tehditleri yerinde bertaraf edecek siyasi kararlılık askeri adımlarla desteklenmek suretiyle hayata geçirilmelidir.

Kerkük Türk'tür, Musul Türk yurdu, Tel Afer ve Tuzhurmatu Türk'ün nişaneleridir. Bu asla değişmeyecek, değiştirilmeye kalkıldığında ise Türkiye'nin meşru müdahale hakları beraberinde gelecektir.

Son olarak Barzani'ye bağlı peşmergelerin Kerkük'ten çekildiği kimi bölgelerde IŞİD'in birden bire ortaya çıkarak kontrolü sağlaması ise kimseyi şaşırtmamalıdır.

Zira Barzani'nin Irak'ta bulunan IŞİD'li teröristlerle ortak çalıştığına dair şimdiye kadar bazı iddialar mevcuttu ancak bunlar kesin olarak kanıtlanabilmiş değildir. 

Barzani ve IŞİD arasındaki ortaklığın esasınınsa tartışmalı bölgelerin Irak merkezi hükümetinden, IŞİD varlığı gerekçe gösterilerek Barzani yönetimine geçmesine olanak sağlamak olduğu değerlendiriliyordu.

Dolayısıyla böylesi bir gelişme karşısında artık kesin bir sonuçla Barzani ve IŞİD arasındaki ortaklık da kendisini ele vermiş durumdadır.

Bu meselenin uluslararası çevrelere doğru anlatılması gerekir. Çünkü Barzani'yi böylesine vurdumduymaz ve hukuk tanımaz bir konuma getiren asıl gelişme IŞİD'in Irak'ta ortaya çıkması ve IŞİD'le mücadelede Barzani'nin önemli bir güç olduğu yalanıydı.

Dahası aynı durumun Suriye'de PKK ve IŞİD terör örgütleri arasında olduğu da bilinen bir gerçektir ancak şimdiye kadar ABD başta olmak üzere batılı ülkelerin neredeyse tamamı bunu görmemekte ısrar etmeyi sürdürürken, PKK terör örgütünü büyütmeye devam ediyorlar.

Zaten bölgedeki IŞİD varlığının ana gerekçesi sözde Kürdistan'ın kurulması olduğundan Barzani-IŞİD ve PKK*IŞİD bağlantısının kimseyi şaşırtması söz konusu olmamalıdır.

Ezcümle, Kerkük'te deşifre olan bu gerçeklikler bölge siyasetinde düşünülenden çok daha karanlık gelişmelerin yaşandığı sonucunu bir kez daha bize tecrübe ettirmiştir.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

İsmi Cumhuriyet olan, lakin bir türlü Halkın partisi olamayan CHP ne yapmak istiyor. Özellikle MHP düşmanlığı üzerinden siyaset yapan CHP, gerçekte neyin peşi...

Yönetimde istikrar, temsilde adalet...

Yönetimde istikrar, temsilde adalet...

Yeni Anayasa ile yeni bir döneme gidiyoruz… Gidiyoruz gitmesine de, halka söyleyecek sözü kalmayan bazı siyaset simsarları meseleyi rotasından çıkarma, bul...

Salı'yla Gelen…

Salı'yla Gelen…

Hani bir zamanlar parti içi muhalefet ağaları vardı: "Salı günleri konuşmakla olmuyor bu işler!.." der dururdu. Devlet Bey'in konuşa konuşa MHP'yi iktidara...

DERHAL İSTİFA ET SARI SENDİKACI!

DERHAL İSTİFA ET SARI SENDİKACI!

Ey Memur-Sen'in binlerce üyesi! Genel Başkanınızın "Mustafa Sabri" dediği… Damat Ferit'in işbirlikçisi bir münafık… Sevr imzaland...

"En İyi Gazeteci!.."

"En İyi Gazeteci!.."

Gençlik yıllarımız, "Petrol Fırtınası" yazarı Raif Karadağ'ın, nasıl bir otel odasında ölü bulunduğunu birbirimize anlatarak geçti. Sonra aynı...

İftira ve isnat mangası neden rahatsız?

İftira ve isnat mangası neden rahatsız?

         Türkiye siyasetinde iktidar partisi AKP ve anamuhalefet partisi CHP'nin son seçimdeki toplam oy oranı yüzde 75'i buluyor, ama ül...

AHMET KAYA'YI ANMAK, APO'YU ÖZLEMEKTİR!

AHMET KAYA'YI ANMAK, APO'YU ÖZLEMEKTİR!

Ahmet Kaya'nın 17. ölüm yıldönümü imiş…  Ahmet Kaya, sanatçı kimliğiyle değil, PKK'lı kimliğiyle hayata gözlerini yummuştur. S&...

"USTA"DAN SON HAMLE!

"USTA"DAN SON HAMLE!

Hani birileri "O iyi bir satranç ustasıdır" diyordu ya… Meşhuurrrrr "Salı dersleri"nde Devlet Bey yine ters köşe yaptı… Geçen haft...

RAKKA TİYATROSUNU DEŞİFRE EDEN İNGİLTERE NEYİ AMAÇLIYOR?

RAKKA TİYATROSUNU DEŞİFRE EDEN İNGİLTERE NEYİ AMAÇLIYOR?

Suriye'de aradan geçen her gün gerek iç savaşın bitirilmesi, gerekse IŞİD sonrasındaki sürecin nasıl şekilleneceği ile ilgili yaklaşımlar çoğalmışken...

BARAJ…

BARAJ…

Türkiye'nin demokrasi, adalet, temsilde adalet, temsilde eşitlik gibi birçok evrensel kuralı yaygınlaştırmak için önemli adımlar atma zamanı gelmiştir… ...