Ortadoğu Gazetesi

BIST
96 455
%-1,03
USD
5,6547
%0,06
EUR
6,5166
%-0,01
Altın
223,2484
%0,10

Kimsenin bize nasihatta bulunmasına gerek yok

GÜNDEM / 2018-01-19 15:31:32

Kimsenin bize nasihatta bulunmasına gerek yok

Başbakan Yıldırım AFAD araç teslim töreninde yaptığı açıklamada, ''Sınırlarımız ötesinden vaki saldırılara karşı gerekli karşılığı veriyoruz. Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşum asla müsamaha ile karşılanmayacak. Kimsenin de bize nasihatta bulunmasına gerek yok'' dedi.

 

Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşum asla müsamaha ile karşılanmayacak. Kimsenin de bize nasihatta bulunmasına gerek yok. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Uluslararası hukuktan da kendi hukukumuzdan da doğan bir hakkımızdır. Bizim amacımız, bölgede terör varlığını sona erdirmek, zaten yıllardan beri çok acı çeken bölge halkının yeni acılara tekrar maruz kalmasının önüne geçmek"  dedi.

Yıldırım,  "Bazen ileri geri laflar ediliyor, '3,5 milyon Suriyeliye niye bu kadar para harcıyorsunuz, ne yapıyorsunuz?'. Empati yapmak mecburiyetindeyiz. Biz hayatı tehlikede olan, darda, zorda olan, yerinden yurdundan kaçmak, bütün hatıralarının olduğu yerleri bırakmak zorunda olan insanlara kapımızı kapatamayız. Bizim kültürümüzde bu yok. İnancımızda bu yok. Tabii ki bağrımızı açtık. Tabii ki soframıza onları dahil ettik. Bunu asla bir para, hesap, kitap meselesi yapmadık, yapmayız" açıklaması yaptı.

 

 

Yıldırım, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında (AFAD) 80 adet 4x4 arazi aracı ve 11 mobil dekontaminasyon aracının teslim törenindeki konuşmasında, AFAD'ın genç ve geç kalmış bir kuruluş olduğunu söyledi.

 

AFAD'ın ilk sınavını 2011'deki Van depreminde verdiğini belirten Yıldırım, kurumun ete kemiğe bürünmesinin ve memleketin her tarafında organize olması gerektiğinin Van'da görüldüğünü dile getirdi.

 

Yıldırım, Van depreminin, AFAD'ın yapılanmasını belirleyen önemli bir olay olduğunu ifade etti. Van depreminde, ülkenin geçmiş dönemlerdeki acziyeti yaşamadığını vurgulayan Yıldırım, 1999 Marmara depreminde Ankara'nın 2 gün deprem bölgesiyle irtibat kuramadığını anlattı. Devletin hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığını, bir yılda 5 milyarın üzerinde para harcandığını, 30 bin konutun da yapıldığını kaydeden Yıldırım, 1970'li yıllarda yaşanan Varto depreminin konutlarının ise AK Parti döneminde tamamlandığının altını çizdi.

 

 

"ÜLKENİN HER KÖŞESİNDE DEVLET OTORİTESİ TAM ANLAMIYLA SAĞLANDI"

Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Her bakımdan zorluklarımız var. Sadece afet konusunda değil, terör bakımından da büyük zorluklar yaşıyoruz. Yıllardan beri terörle mücadelemiz devam ediyor. Son iki senede elhamdülillah, teröre karşı savunma değil taarruz esaslı

yaklaşımlarımızdan dolayı ülkenin her köşesinde devlet otoritesi tam anlamıyla sağlanmış durumda. Ama bu yetmez. Çünkü, hudutlarımız dışında yeni terör alanları oluşuyor. Bunlara karşı gerekli tedbirleri almamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.

 

Bir yandan sınırlarda fiziki güvenlik tedbirlerini artırdıklarını ifade eden Yıldırım, elektronik takip sistemlerini artırdıklarını, bunların yüzde 60 mertebesinde tamamlandığını söyledi.

 

"MİLLİ GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN HİÇBİR OLUŞUM MÜSAMAHA İLE KARŞILANMAYACAK"

Sınır ötesi saldırılara gerekli karşılığı verdiklerini, Fırat Kalkanı Harekatı'nın esasının da bu olduğunu kaydeden Yıldırım, "Kilis başta olmak üzere, Gaziantep bölgeye ulaşan tehditlere karşı gerekli operasyonlar yapıldı ve Allah'a şükür orada sıkıntı yaşanmıyor." ifadelerini kullandı.

 

Sınır güvenliğini, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden tacizlerin varlığına değinen Yıldırım, şunları kaydetti: "Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşum asla müsamaha ile karşılanmayacak. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Uluslararası hukuktan da kendi hukukumuzdan da doğan bir hakkımızdır. Bizim amacımız, bölgede terör varlığını sona erdirmek, zaten yıllardan beri çok acı çeken bölge halkının yeni acılara tekrar maruz kalmasının önüne geçmek. İdlib'de, rejim güneyden girdi. Bir sürü insan kuzeye doğru hareket ediyor. Afrin de aynı şekilde, aynı korkuyla sınırlarımıza doğru yönelme var. Tabii ki bunların tedbirlerini alacağız. Bu konuda da hiçbir tereddüt yok, kimsenin de bize nasihatte bulunmasına gerek yok. Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yok. Sadece vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlamak gibi bir mecburiyetimiz var. Bölgenin istikrarını, güvenini sağlamak gibi bir sorumluluğumuz var."  (AA)