Ortadoğu Gazetesi

Zeytin Dalı Harekâtı Suriye'nin Geleceğini Nasıl Etkileyecek?

KÖŞE YAZILARI / 2018-01-24 09:16:10

Zeytin Dalı Harekâtı Suriye'nin Geleceğini Nasıl Etkileyecek?

Afrin'de bulunan PKK/PYD ve IŞİD terör örgütlerine yönelik Zeytin Dalı Operasyonu devam ederken uluslararası çevrenin tutumları da netleşmeye başladı.

Türkiye'nin böylesine kapsamlı bir harekâta başlamış olmasının kendisine yönelen tehditleri yerinde bertaraf etme, Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruma, bölgesel barış ve istikrarın tesisi anlamındaki yeri büyük.

Bu çerçevede operasyonla ilgili resmi yorum ve değerlendirmelerde bulunan ülkelerin tutumlarına bakarak kimin gerek Suriye, gerekse Ortadoğu'da nasıl bir niyet taşıdığını gözlemlemek bizler açısından büyük bir katkı sağlayacak.

Zira Suriye, iç savaşın ardından rejim ve muhalif güçler arasında başlayan tartışmaların dışında bir de IŞİD ile PKK/PYD terör örgütü vasıtasıyla ülkenin bölünmesi tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumdadır.

Ayrıca bu tehdit sadece Suriye'yi hedef almıyor, aynı zamanda Irak'ı da ilk etapta kirli hesaplara dâhil ettiğini her yönüyle gözler önüne seriyor.

Nitekim Fırat Nehri'nin doğu yakasında kalan Suriye topraklarının bugün PKK/PYD kontrolüne, sözde IŞİD'le mücadele bahanesiyle bırakılmış olması ve ABD'nin aynı sahalarda "Sınır Güvenlik Gücü" adı altında teröristlere sözde ordu kurdurma girişimlerinin amacı açıktır.

Tarif edilen "Türkiye ve Irak sınırları boyunca" kurulması hedeflenen sözde ordunun bir sonraki adımının aynı bölgelere siyasi bir statü kazandırmak olacağı şimdiden ortaya çıkmış, her hangi bir şüpheye mahal bırakmamıştır.

Dolayısıyla PKK/PYD kontrolünde bulunan tüm sahalardaki terörist unsurların varlığına son vermenin bölgesel barış ve istikrarı koruma anlamında taşıdığı değer büyüktür.

Afrin bu meselenin başlangıç noktasıdır ancak bittiği yer değildir, devamınınsa mutlaka gelmesi gerekmektedir ki Türkiye'de aynı yönde büyük bir kararlılık örneği sergilemektedir.

İşte bu yüzden Suriye ile beraber Irak ve bölgedeki ülkelerin toprak bütünlüğünü savunan herkesin Türkiye ile aynı hassasiyeti taşıyarak Zeytin Dalı operasyonuna destek vermesi mühimdir ki, zaten operasyonun adı dahi bizim açımızdan niyetin ne olduğunu tüm dünyaya ilan etmektedir.

Şimdiye kadar Afrin'de sürdürülen operasyonla ilgili öne çıkan iki tutum kuşku yok ki ABD ve Rusya'nınkilerdir.

Zira iki ülke de bölge dışından gelerek Suriye krizine taraf olmuş, PKK/PYD terör örgütü konusunda bir noktada birbirleriyle yarışmış ve hala da yarışmaya devam etmekte iken, Türkiye-ABD ilişkilerinin Suriye krizinde giderek kopmaya başlaması, Türkiye-Rusya ilişkilerinde ise önemli bir yakınlaşma doğurmuştur.

O yüzden Rusya ve ABD'nin operasyonla ilgili tutumlarının derinliğine inmek, Suriye krizinin geleceği hakkında önemli ipuçları verebilecektir.

Hepimiz biliyoruz ki Rusya yürütülen harekâtta Türkiye'nin hassasiyetlerine değer vermiş, Suriye hava sahasını Türkiye'nin harekâtta kullanımı için açmış ve ilave olarak bölgede konuşlandırdığı askerlerini geri çekmiştir.

ABD ise başlangıçta Afrin'in, IŞİD'le mücadele kapsamının dışında kaldığını söylemiş ancak ardından ilk çıkışıyla çelişkili olacak diğer değerlendirmelerde bulunarak TSK tarafından düzenlenen harekâtla ilgili kaygılarını dile getirmiştir.

Kuşku yok ki Afrin'e yönelik olarak icra edilen Zeytin Dalı operasyonunun başarıya ulaşmasıyla beraber Türkiye'nin, Suriye topraklarında bulunan diğer PKK/PYD kontrolündeki alanlara yönelik baskısı mutlaka artacak, benzer çabaların devamı gelecektir.

Menbiç'in bundan sonraki hedef olacağı açıkken, aynı bölgede askeri varlıkları bulunan ABD ve Rusya'nın alacağı tutum daha çok kimin Suriye'deki kontrolünü artıracağıyla doğrudan alakalı şekilde ilerleyecektir.

Bu aşamada Türkiye'nin hassasiyetlerine saygı duyup, buna uygun olarak pozisyon alçak ülkenin bölgesel bazda varlığını ve ağırlığını pekiştirebileceğine dair kuşku yoktur.

Gerek Suriye ve Irak konusunda, gerekse Ortadoğu siyasetinin genelinde Türkiye'nin onayını almayan, hassasiyet ve beklentilerini karşılamayan hiçbir girişimin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, olamayacağı böylesi bir süreç içerisinde daha açık ve net bir şekilde görüleceğinden, Afrin operasyonuna kim destek veriyorsa, onunla birlikte Türkiye'nin bölgesel tezinin kuvvetleneceğini belirtmek gerekir.

Bu kapsamda Rusya'nın, ABD'ye nazaran Suriye ve bölge siyasetini daha doğru okuduğunu söyleyebilmek mümkündür.

Elbette bunun kendi içerisinde sınırları mevcuttur ancak açık ki Rusya, masa başı hesaplarının sahanın gerçekleriyle uyuşmadığı anda çok daha vahim sonuçlar doğurabileceğini ABD'den çok daha iyi anlayarak hareket ediyor görüntüsü vermektedir.

Nitekim Türkiye ve İran ile beraber Astana sürecini başlatarak siyasi çözüm çabalarına geçme yolunu genişletmeye çabalayan Rusya'nın, günden güne ABD karşısında yeni mevziler kazanması bölgesel gelişmelerin baştan yorumlanmasına neden olacak bir sonuçlar bütününü doğuracaktır.

Türkiye'nin kararlı ve güçlü bir çıkışla Suriye'de terörle mücadele ve toprak bütünlüğü koruma girişimlerinin ülkemizin bölgesel barışa katkı yaparken, etki alanını şimdiki döneme nazaran daha da fazla artmasıyla sonuçlanacaktır.

Şayet ABD, PKK/PYD'ye yaptığı yardımlarla yarattığı sorunun giderek kendisini boğmaya ve bölgesel siyasette kendisini tüketmeye başladığını şimdiki aşamada görebilirse belki durum değişimi yaşanabilir ancak mevcut durumda bu yönde bir gösterge bulunmuyor.

Dahası ABD'nin aldığı pozisyon yalnızca Suriye'nin toprak bütünlüğünün bozulmasını değil, Ortadoğu'da da benzer sonuçlar doğuracak diğer çabaların da hedeflendiğini gözler önüne seriyor.

Kudüs'ü İsrain'in sözde başkenti olarak tanıma kararı ve İsrail'i başını Suudi Arabistan'ın çektiği kimi ülkelerle aynı küme içerisinde bütünleştirme hedefi Ortadoğu barışını ortadan kaldıracak girişimlere ağırlık verildiğini karşımıza getiriyor.

Bütün bunların ise bölge ile beraber dünyanın geri kalanına istikrar ve barış vaat etmediği, daha sorunlu, sıkıntılı ve büyük kaoslarla sonuçlanacak belirsiz ve karanlık bir dönemi işaret ettiği açıktır.

Son olarak, İngiltere'nin böylesi bir dönemde ABD ve Rusya'nın dışında başka bir pozisyon aldığını göstermek istercesine Afrin harekâtıyla ilgili yaptığı çıkışların ise dikkatle takip edilmesinde fayda vardır.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

DEVLERİN KANLI SOFRASI

DEVLERİN KANLI SOFRASI

Şu Suriye meselesi artık, İçimize ruhumuza, Her şeyimize işlemiş durumda. Tam bir satranç tahtası. Devler tepişiyor, Sivil insanlar ölüyor. K...

Afrin'de son durum

Afrin'de son durum

Zeytin Dalı Harekat'ı büyük bir dikkatle ve yüksek bir başarı ile devam ediyor. Kimi çevrelerin yavaş ilerlendiği yönündeki eleştirilerinin zerre kadar ha...

Suriyeliler Evlerine Dönmedikçe…

Suriyeliler Evlerine Dönmedikçe…

Biz de Suriye'den dönmemeliyiz!.. Suriye'den Türkiye'ye sığınan mülteciler kimler? Esad'ın havadan bombaladığı Hama'lı Halep'li İdlib'li,...

EKONOMİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLMALI…

EKONOMİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLMALI…

Türkiye'nin değişken gündeminde Ekonomi'nin yeri "terörle mücadeleden" sonra öncelikli olsun diye gayret ediyoruz. Dünkü yazımın sonunda...

O HEP HAKLIYDI!

O HEP HAKLIYDI!

"Vatan"ı, kaypak siyaset zemini… "Millet"i, sandıktaki oy sayısı… "Bayrak"ı, istismar malzemesi… "Din"i kirli bir aldat...

TÜRK "ASKER" DOĞAR. MEHMETÇİK KINALI BOZKURTUMUZDUR

TÜRK "ASKER" DOĞAR. MEHMETÇİK KINALI BOZKURTUMUZDUR

Dünyada kaç ulus vardır, Evladını cepheye gönderirken, kına yakan. Kaç ulus vardır, Savaş yoluna düşen askerlerini,  Ellerinde zeytinyağlı...

Gündeme saplanıp, yaşamı unutmamak gerek…

Gündeme saplanıp, yaşamı unutmamak gerek…

100 yıldır demokrasiyi… 63 yıldır NATO'yu… 50 yıldır AB'yi… Altı yıldır Suriye'yi… 4 yıldır sığınmacıları, tartışıyoruz&he...

Ağa Hüseyin

Ağa Hüseyin

         Nüfus idaresinin soyağacı hizmeti, herkesin soyunu-sopunu öğrenmesi için önemli bir hizmet olmuştur. Atasını, dedesini, geçmişi...

SENDE KANDİL'E GİT YILMAZ ÖZDİL!

SENDE KANDİL'E GİT YILMAZ ÖZDİL!

Sözcü gazetesine geçtikten sonra küçük bir Emin Çölaşan, küçük bir Rahmi Turan tiplemesi olan, onlar gibi takıntılı, saplantılı ...

Beklentiler ve MHP Farkı

Beklentiler ve MHP Farkı

Türkiye siyasetinin en önemli açmazı, zaman zaman "darbe" şeklinde patlak veren asker-sivil ayrışmasıydı. Bizim açımızdan bunun en önemli sakınca...