Ortadoğu Gazetesi

SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR

KÖŞE YAZILARI / 2018-04-16 09:10:14

SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR

ABD, Fransa ve İngiltere, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı iddiasıyla yürüttükleri askeri müdahale gündemini 14 Nisan günü hayata geçirdiler ve rejime ait çok sayıdaki kimyasal silah üretim, sevk ve idare yerlerini füzelerle vurdular.

Her ne kadar askeri harekâtın kapsamının sınırlı olduğu görülse de, siyasi olarak aynı üç ülkenin görünenin ötesinde Suriye ve bölgeyle alakalı hedeflerinin olduğu aşikârdır.

Yaşanan bu gelişme zannedilenin ötesinde sadece bir hafta içerisinde şekillenmemiştir.

Zira farklı zamanlarda ancak birbirine yakın tarihlerde yapılmak kaydıyla üç ülkenin resmi yetkilileri birkaç ay öncesinden "rejimin muhaliflere karşı kimyasal silah kullanmaları durumunda askeri müdahalede bulunacaklarını" ilan etmişlerdi.

Bu sürecin Türkiye'nin yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiği dönemlere denk gelmesi ise benzer şekilde ABD, Fransa ve İngiltere'nin Suriye'de yeni koşullar yaratma amacı taşıdığını akıllara getirmişti.

Çünkü Afrin'in PKK/PYD'li teröristlerden arındırılması, Suriye'nin kuzeyi boyunca uzanarak Akdeniz'e açılması hedeflenen terör koridoru planını büyük ölçüde ortadan kaldırmak anlamına geliyordu.

Böylesi malum planı hayata geçirmek isteyen ülkeler bunun farkındaydı ve acil olarak Menbiç konusunda da harekete geçme kararı aldılar.

Afrin'de Türkiye'nin elde edeceği zaferin Menbiç başta olmak üzere Suriye'de özellikle Fırat Nehri'nin doğu yakasındaki sahaları da etkileyeceği, o saatten sonra da PKK/PYD terör örgütünün aynı bölgelerde tutunmasının söz konusu olamayacağını biliyorlardı.

Türkiye'nin ortaya koyduğu kararlılık askeri başarıyı getirerek süreklilik kazanmasına neden olmayıp, PKK/PYD'nin işgal ettiği bölgelerde terör örgütünden rahatsızlık duyan yerel halkın da Türkiye'nin desteğini arzu etmeleri gibi makul bir sonucu doğurması kaçınılmazdı.

Nitekim öyle de oldu ve başta Menbiç olmak üzere PKK/PYD tarafından ele geçirilen çok sayıdaki yerleşim biriminde halk açıktan tepki göstererek terör örgütüne karşı gösteriler düzenlemeye başladı.

Bu olayların yaşanmaya başladığı günlerde ABD, Fransa ve İngiltere üçlüsü bölgeye daha fazla askeri gönderme kararı aldı.

ABD başkanı "Suriye'den çekileceğiz" açıklamasını yaptığında, Fransa Menbiç başta olmak üzere Suriye'nin kuzey doğusuna ilave askeri kuvvetler göndereceğini ilan ederken, Suudi Arabistan ise şayet ABD askerilerini bölgeden çekerse, bu durumda İran'ın gücünün artacağını söyledi.

Buna karşılık ABD başkanı yeni bir açıklama yaparak, ABD askerlerinin Suriye'de kalmasını Suudi Arabistan istiyorsa, bunun getirdiği ekonomik yükü ve bedeli ödemesi gerektiğini ifade etti.

Elbette bu teklif üzerinden çok geçmeden Suudi Arabistan tarafından kabul edildi. Bir iddiaya göre Suudi Veliaht Prensi Muhammed, ABD'de olduğu sırada gerekli harcamaları kendilerinin finanse edeceği garantisini verdi.

Sessiz gibi duran İngiltere'nin varlığı ve hamlelerini ise bizler ancak Menbiç'te IŞİD'le mücadele koalisyonu askerlerine düzenlenen el yapımı patlayıcılı bir saldırıda bir ABD'li ve bir de İngiliz askerinin hayatını kaybetmesi ile öğrenmiş olduk.

Şimdi aynı ülkelerin yani ABD, Fransa ve İngiltere'nin, Esad rejiminin Doğu Guta bölgesindeki Duma kentinde kimyasal silah kullandığı iddiasıyla düzenledikleri askeri harekâtın yaşanan bu gelişmelerden bağımsız olduğunu söylemek ne derecede mümkün olacaktır?

Meseleye geniş bir açıdan bakıldığında Afrin harekâtı ile Türkiye-Rusya-İran'ın Astana süreci kapsamında başlattıkları sürecin ABD-Fransa-İngiltere ile beraber bölgesel düşünceleri örtüşen İsrail ve Suudi Arabistan'ı yeni hamleler yapmaya ittiğini görmek lazım.

Çünkü Afrin sonrasında PKK/PYD, sırtını dayadığı ABD, Fransa ve İngiltere'den umut ettiği desteği görememiş, bu şartlar altında Rusya öne çıkarak terör örgütüne tek çıkış yolunun kendisine yaklaşması gerektiği yönünde bir çalışmanın içerisine girmişti.

Dahası rejim ve PKK/PYD terör örgütünden şikâyetçi olan tüm yerler Türkiye'nin başlattığı sadece askeri harekâtla sınırlı kalmayan ve bölgede normalleşmenin sağlandığını Fırat Kalkanı Harekatı ile gösterilen sürecin parçası olmak istediklerini yansıtmıştır.

Bütün bu durumlar Suriye'de IŞİD'le mücadele gerekçesiyle bulunan diğer ülkelerin oyunun dışına itilmesi ve kaybetmeleri anlamına geliyordu.

Bu şatlarda kendilerine IŞİD'le mücadele haricinde mevcut iklimi kendi lehlerine döndürebilecekleri bir gerekçe lazımdı ve aranan gerekçe de Duma'daki kimyasal silahlı saldırıyla bulunmuş oldu.

Tam da bu olayların yaşandığı günlerde ABD Savunma Bakanı Mattis'in "Suriye'de yaşanan krizi Cenevre'de çözmek istediklerini" söylemesini yabana atmamak lazımdır ki bu durum, "kontrolün elimizden çıkmasını istemiyoruz" mesajı anlamına geliyor.

Kuşku yok ki bundan sonra Suriye'de eskisine nazaran şartların daha ağır olduğu yeni bir gündemin vukuu bulması kuvvetle muhtemeldir.

Yakın zaman öncesine kadar vekâlet yoluyla yürütülen savaş, giderek ülkelerin doğrudan sahaya inmelerine sebep olacak bir etki yaratmışken, sadece iç savaşın sonlandırılmasını değil, bölgenin barış ve istikrarını da tehlikeye atacaktır.

Bu şartlar altında bölgeni diğer sorunlarının da varlığı beraberinde düşünüldüğünde eskisine nazaran her tarafı daha sorunlu bir iklimin beklediğini ifade etmek yanlış olmayacaktır.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

İLLET İTTİFAKINA VERİLECEK HER OY…

İLLET İTTİFAKINA VERİLECEK HER OY…

Muharrem İnce'nin en büyük vaadi Afrin kahramanı komutanın apoletlerini sökmek... Meral Akşener'in en büyük vaadi TRT'yi satmak... Temel Karamollao...

Vatan giderse telafisi yoktur

Vatan giderse telafisi yoktur

         Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik seçimi için artık son dönemeçteyiz. çin bir yol ayrımıdır. 24 Haziran'da sır...

BİR BEN KALSAM…

BİR BEN KALSAM…

İki saate yakın konuştu Star'da… Hiç "ben" demedi, hiç "ihtiras"ın kölesi olmadı… Dilinde hep, "millet, devlet, istiklal v...

Balon Patlamıştır

Balon Patlamıştır

Derdi Türkiye olan biri diyor ki; "Seçim olsa da olmasa Kandil'e Türk bayrağı dikilmelidir. Bundan niye gocunuyorlar?" diye açık yüreklilikle yüks...

DAVA ADAMI…

DAVA ADAMI…

24 Haziran yaklaştıkça adam ile adam gibi adamlığın, nefislerle dava adamlığının farkını bir kez daha görüyoruz. * Sap ile samanın, yalan ile dolanın, adam ile...

Ya şok olacaklar ya yok olacaklar

Ya şok olacaklar ya yok olacaklar

          Seçimler için artık son dönemeçteyiz. Hafta sonunda sandığa gideceğiz ve Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek kararı m...

HDP ÇİZGİSİ ÜLKÜCÜ, MHP ÇİZGİSİ İHANET ÖYLE Mİ?

HDP ÇİZGİSİ ÜLKÜCÜ, MHP ÇİZGİSİ İHANET ÖYLE Mİ?

FOX TV'nin Sütçü İsmail'i dün gerçekleşen sabah programına MHP eski milletvekili Atila Kaya'yı ve HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen'i aldı. A...

HDP'li Y-CHP

HDP'li Y-CHP

Kürt ittifakını yürütemeyen yani Kürdistani Seçim İttifakı'nda diğer partilerle anlaşamayan HDP yaptığı seçim bildirgesi ile bir yandan Kürt soru...

HADİ MARDİN'E GERİ "DÖNMEYELİM"

HADİ MARDİN'E GERİ "DÖNMEYELİM"

Hiç midye dolma yediniz mi? Kuş üzümlü, Çam fıstıklı, Cevizli, Bazen de bademli. Sevenine, Fanatiğine muhteşemdir. İzmir ise MİDYE D...

Başarmak zorundayız, başka ihtimal yok

Başarmak zorundayız, başka ihtimal yok

         24 Haziran seçimleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti için tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Yıkım ve yapım itt...