Ortadoğu Gazetesi

NATO bizi hatırladı!

KÖŞE YAZILARI / 2018-04-16 09:14:23

NATO bizi hatırladı!

         ABD, İngiltere ve Fransa koalisyonunun Esad rejimini vurmaları dünyayı ayağa kaldırdı, ama Suriye'de yakın zamanda değişen bir şey olmayacağı anlaşılıyor. Zira, sorun ne vurulan tesislerdir, ne de silah sistemlerindedir. Sorun doğrudan doğruya Esad'ın kendisidir. Esad var oldukça, ne bölgeye huzur gelir, ne sivillerin ölümü biter, ne de Suriye normalleşmeye gider.

                           

ESAD'IN BEDELİNİ BİZ ÖDÜYORUZ

         Bu durumu Esad'ı orada tutanlar da çok iyi biliyorlar. Buna rağmen gitmesine yönelik hiçbir şey yapmıyorlar. Sebebi gayet açık, Esad onlar için de bulunmaz bir bahane. Rusya ve İran'ın doğrudan Esad'ın arkasında durması ile ABD, Fransa, İngiltere ve hatta İsrail'in güya Esad'a karşı olması arasında hiçbir fark yoktur. Hepsinin emperyal emellerine ulaşmasının aracı Esad'dır. Ve ne yazık ki, olan yine Türkiye'ye olmaktadır ve her türlü bedeli biz ödemek zorunda kalıyoruz. Esad'ı orada tutmak için üretilen terörün belasını biz çekiyoruz. DEAŞ'ın en yakıcı etkisini de biz yaşadık, güya bu terör örgütünü bertaraf etmek için sahada tutulan PKK-PYD 'li teröristlerin katliamlarına da biz muhatap oluyoruz. Esad'ın rejimini korumak için yaptığı katliamlardan kaçanları biz topraklarımıza alıyor, barındırıyor, besliyor ve hatta vatandaş yapıyoruz. Oluşan yeni dengeler içinde ne tarafa kayacağımız, kimin yanında duracağımız ayrı bir sorun oluyor.

                          

HERKES DURUMDAN MEMNUN

         Şu rezilliğe bakınız ki, daha birkaç gün önce Suriye'den çekileceği açıklanan ABD, bugün bütün imkanları ile daha çok bölgeye yerleşmiştir. İngiltere ve Fransa bu müdahale ile birlikte paylarına düşeni daha büyütmek için fırsat yakalamışlardır. Putin'in Rusya'sı zaten çok önceden gelip yerleşmiş, düzenini kurmuş ve işine bakmaktadır. İran dahi menfaatlerinin gereğini yapmakta hiç kimseden geri kalmamaktadır. Bu karambol içinde biraz sıkışmış gibi görünse de İsrail durumdan son derece memnundur, çünkü onlar için kargaşa ve kaos bulunmaz fırsattır. Suriye'nin kimyasal tesislerinin vurulması ve Rusya'nın biraz dengelenmesi ile birlikte eli daha da güçlenmiştir ki, zaten bu füze saldırılarının asıl maksadı budur.

                           

MESELENİN NERESİNDEYİZ?

Peki biz, meselenin neresindeyiz? Neresinden bakıldığına bağlı olarak bu soruya çeşitli cevaplar verilebilir. ABD ile Rusya arasında kesin bir tercih yapmayarak, her iki taraf karşısında elimizi güçlendirdiğimiz de söylenebilir, her iki tarafın hedefi olabileceğimiz de iddia edilebilir. Rusya ile ABD arasında denge unsuru olduğumuz da doğrudur, bu güçler arasında sıkışıp kaldığımız da savunulabilir. Kesin olan şey, Esad orada oldukça bu oyunun bitmeyeceğidir.Nitekim, hızlı değişen dengeler içinde duruma göre pozisyon almamız menfaatimizin gereğidir. İp üzerinde oynuyoruz ve son füze operasyonu ile birlikte bu durum daha da çetrefil hale geldi. Rusya ile bahar havası yaşıyor, S-400 füze anlaşmaları yapıyor, Nükleer tesis inşası için birlikte yürüyoruz. Astana süreciyle Suriye'de siyasi çözümü masada tutuyoruz.

                           

YENİ BİR DURUM

Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız. ABD ve yanındakilerin füze operasyona onay verdik. Astana sürecini birlikte yürüttüğümüz İran ve Rusya ile ayrıştık. Çok daha ilginç olanı, içinde bulunduğumuz NATO blokunun bu durumu değerlendirmek için hemen harekete geçmesidir. Avrupa Komisyonu'nun yarın yayımlayacağı aday ülkelere ilişkin raporun Türkiye kısmında şimdiye kadar hiç görülmemiş detaylara yer verileceği anlaşılıyor. Birden bire Türkiye'nin tam üyeliğe aday olduğu hatırlanıyor. Avrupa Komisyonu, Stratejik belgede Türkiye'nin AB'ye aday bir ülke olduğu teyit edilerek, müzakerelerin tam üyeliği hedeflediğinin altı çiziliyor. Çok daha çarpıcı olarak, ilk defa FETÖ terör örgütü olarak tanımlanıyor.

         NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'ye resmi ziyareti öncesinde, Brüksel'deki NATO karargahında AA. muhabirine verdiği röportajda da çok çarpıcı ayrıntılar var. Genel Sekreter, "Hiçbir NATO müttefiki Türkiye kadar terör saldırılarına maruz kalmamıştır" diyor. NATO'nun destek için Türkiye'de ciddi bir mevcudiyeti olduğuna dikkati çekerek, "Tüm müttefiklere Türkiye'ye daha fazla destek sağlamaları konusunda çağrıda  bulunuyorum." Çağrısı yapıyor. Daha kısa süre öncesine kadar Türkiye terörle mücadelede olağanüstü bir mücadele verirken, görmezden duymazdan gelen, hatta kapalı veya açık mesajları ile bunu sulandırmaya çalışan NATO'nun birden bire Türkiye'ye hak vermesi, destek çağrıları yapması elbette boşuna değildir.

                    

NATO AKINTIYA KÜREK ÇEKİYOR

         Her şey açık ve nettir. Türkiye'nin kendi menfaatlerini öne alan bir yola girmesi, başta ABD olmak üzere NATO Blokunun tutarsız, iki yüzlü, kaypak yaklaşımları karşısında yeni arayışlara yönelmesi ve bundan sonuç alması sözde müttefiklerimizi çok rahatsız etmiştir. Üstü kapalı tehditler savurdular olmadı, Türkiye'yi gözden çıkarmayı denediler, tutmadı. Şimdi, güya akıntıya kürek çekiyor ve sureti haktan görünüyorlar. Bunun arkasından neyin geleceği bellidir. Rusya ile aramıza mesafe koymamız beklenmektedir. Biz içinde bulunduğumuz ittifaklarda üzerimize düşeni her zaman fazlasıyla yaptık, ama aynı şeyi müttefiklerimizden göremedik. Rusya ile yakınlaşmamız, farklı ve yeni bir müttefik arayışından değil, değişen dünya dengeleri içinde menfaatlerimizin gereğidir. Bunda hiçbir tuhaflık olmadığı gibi, elimizi güçlendirmiş ve etkimizi arttırmıştır.

         Rusya ile ilişkilerimizde de, NATO bloku içindeki yerimizde de, beklentimiz açıktır. Esad'ı orada tutarak, bir yere varılması mümkün değildir. Bizim önceliğimiz Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, Esad'sız bir siyasi çözüm bulunması ve özellikle teröre verilen yardım ve desteğin sona erdirilmesidir. Bunu kiminle başarabilirsek, bizim müttefikimiz de, dostumuz da, komşumuz da odur. Bu kadar basit, bu kadar nettir.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

İLLET İTTİFAKINA VERİLECEK HER OY…

İLLET İTTİFAKINA VERİLECEK HER OY…

Muharrem İnce'nin en büyük vaadi Afrin kahramanı komutanın apoletlerini sökmek... Meral Akşener'in en büyük vaadi TRT'yi satmak... Temel Karamollao...

Vatan giderse telafisi yoktur

Vatan giderse telafisi yoktur

         Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik seçimi için artık son dönemeçteyiz. çin bir yol ayrımıdır. 24 Haziran'da sır...

BİR BEN KALSAM…

BİR BEN KALSAM…

İki saate yakın konuştu Star'da… Hiç "ben" demedi, hiç "ihtiras"ın kölesi olmadı… Dilinde hep, "millet, devlet, istiklal v...

Balon Patlamıştır

Balon Patlamıştır

Derdi Türkiye olan biri diyor ki; "Seçim olsa da olmasa Kandil'e Türk bayrağı dikilmelidir. Bundan niye gocunuyorlar?" diye açık yüreklilikle yüks...

DAVA ADAMI…

DAVA ADAMI…

24 Haziran yaklaştıkça adam ile adam gibi adamlığın, nefislerle dava adamlığının farkını bir kez daha görüyoruz. * Sap ile samanın, yalan ile dolanın, adam ile...

Ya şok olacaklar ya yok olacaklar

Ya şok olacaklar ya yok olacaklar

          Seçimler için artık son dönemeçteyiz. Hafta sonunda sandığa gideceğiz ve Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek kararı m...

HDP ÇİZGİSİ ÜLKÜCÜ, MHP ÇİZGİSİ İHANET ÖYLE Mİ?

HDP ÇİZGİSİ ÜLKÜCÜ, MHP ÇİZGİSİ İHANET ÖYLE Mİ?

FOX TV'nin Sütçü İsmail'i dün gerçekleşen sabah programına MHP eski milletvekili Atila Kaya'yı ve HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen'i aldı. A...

HDP'li Y-CHP

HDP'li Y-CHP

Kürt ittifakını yürütemeyen yani Kürdistani Seçim İttifakı'nda diğer partilerle anlaşamayan HDP yaptığı seçim bildirgesi ile bir yandan Kürt soru...

HADİ MARDİN'E GERİ "DÖNMEYELİM"

HADİ MARDİN'E GERİ "DÖNMEYELİM"

Hiç midye dolma yediniz mi? Kuş üzümlü, Çam fıstıklı, Cevizli, Bazen de bademli. Sevenine, Fanatiğine muhteşemdir. İzmir ise MİDYE D...

Başarmak zorundayız, başka ihtimal yok

Başarmak zorundayız, başka ihtimal yok

         24 Haziran seçimleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti için tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Yıkım ve yapım itt...