Ortadoğu Gazetesi

BIST
94 682
%-1,84
USD
5,6692
%0,31
EUR
6,5067
%-0,16
Altın
222,8640
%-0,33

TÜRKÇENİN DOĞURGANLIĞI

Dr. Hüseyin Yeniçeri / 2014-09-14 11:25:58

 

Türkçenin yapısını, sözcük sıralanışındaki akılcılığını, tamlama düzenini,deyimlerini, ikilemelerini,  öğeleri arasındaki uyumunu, sözcükleri içindeki ses uyumlarını, cümle sırasında ses değişmelerini, cümle kuruluşu sırasında sözcük tasarrufunu, cümle çeşitliliğini bilip de Türkçeye hayran olmamak mümkün değildir.

 

        Biz bu yazıda yalnız dilimizin yapısı üzerinde duracak, bu yapı özelliğinin dilimizi nasıl doğurgan (velud) bir dil yaptığını anlatmaya çalışacağız. 

 

        Önce  bu yapı özelliğinin Türkçeyi öğrenen yabancılara nasıl bir kolaylık sağladığını vurgulayalım. Öyle ki Türkçe bir söz kökünü öğrenen bir yabancının yirmi otuz sözcüğü birden öğrenebildiğini belirtelim. Bu durumun dil öğreniminde müthiş bir kolaylık sağladının da altını çizelim.

 

        Türkçe yapı bakımından eklemeli bir dildir. Doğuşu sırasında ortaya çıkan köklere önce yapım, sonra çekim ekleri ulanarak konuşulur. Türkçenin doğurganlığı da tam bu noktada kendini gösterir. Bir kökten ayrı ayrı anlamları olan yeni sözcükler elde ederiz. Böylece bir kök, tıpkı bir ağacın onlarca dal vermesi gibi beş, on, yirmi, otuz sözcüğü doğurduğu görülür. Bu noktada bir örnek üzerinde duralım. Söz gelişi "göz" kökünden türetilen sözcükleri sıralayalım: Gözlü, gözsüz, gözde, gözel (güzel), güzelleme,  gözcü, gözcülük, gözce, gözceğiz, gözündürük, gözlük, gözlükçü, gözlüksüz, gözlükçülük, gözlüksüzlük, gözgü (ayna), gözdeş, gözümsü, göze, gözeli, gözesiz,  gözer,  gözsel, gözenek, gözenekli, gözeneklilik, gözeneksiz, gözeneksizlik,  gözene, gözeme, gözetici, gözleyici, gözeticilik, gözleyicilik, gözetmen, gözetmenlik, gözetmenli, gözetmensiz, gözetmensizlik; gözetmek, gözetlemek, gözetleyici, gözetleyicilik, gözemek, gözlemek, gözletmek, gözlenmek, gözlettirmek, gözlettirilmek, gözükmek, gözlem, gözlemci, gözlemcilik, gözleniş, gözetiş, gözleyiş, gözleme, gözetme, gözlenme, gözetim, gözetimcilik, gözetleniş, gözetlenme, gözetlenmek, gözetletmek, gözleği...

 

        Göz sözcüğünün başka sözcüklerle birleşmesinden doğan sözcükler de var: Gözdemiri, gözevi, gözdağı, gözaltı, gözlemevi, gözyaşı...Birleşiklerden ayrı yazılanlar ise daha çok: Göz memesi, göz nuru, göz bebeği, gözü açık, gözü kapalı, göz merceği, göz kapağı, göz kesesi, göz hapı, göz kadehi, göz hapsi, göz hakkı, göz zarı, göz göz, göz göze, göz kararı, göz kuyruğu, göz önü, göz bağcı, göz aşısı, göz altı kremi, göz ardı, göz akı, göz alıcı, göz banyosu, göz aşinalığı..gibi yüzden fazla ayrı yazılan birleşiği vardır.

  

       Örneklere bakılınca Türkçede  "göz"den türeyen sözcük sayısının 66 olduğu görülür. Yalnızca göz sözcüğünü öğrenen bir yabancı, 66 sözcüğü birden öğrenebilmek şansına sahip olur. Yalnız sona eklenen eklerin işlevini de öğrenmek şartıyla...  Altı tane "göz"le bitişik yazılan sözcükten başka yüzlerce gözle birlikte kullanılan birleşik sözcüğümüzün olduğunu yukarıda belirttik. Bir de "göz"le oluşan deyim ve ikilemeler, birleşik yapıda eylemler vardır: Söz gelişi "göz atmak" bir deyim, "göz göz", göze göz" ikileme: göz atmak ve göz göze gelmek ise hem deyim, hem ikileme, hem de birleşik eylemdir.

         Sayı bakımından yaptığımız bu değerlendirmede bir göz sözcüğünün iki yüzden fazla söz değerini doğurduğu görülüyor. Bir de karşıladığı kavram ve nesne bakımından incelenirse Türkçenin doğurganlığının eşsizliği kolayca anlaşılır. Bir fikir vermek bakımından göz sözcüğünün ve birleşiklerinin bin dolayında kavram ve nesneyi karşılar duruma geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

         Sanırım dilimizin eriştiği evreni seslendirme yeteneği ortaya çıkmıştır. Şimdi böyle sınırsız kapsama ve karşılama olanağı olan bir dili bırakıp üç yüz beş yüz sözcükle çocuklarını sırf yabancı dille öğretim yapmış desinler diye başka dillerde öğretim yaptırma çabası içinde olan yurttaşlarımızın nasıl bir gülünçlük çukuruna düştüklerini düşünebilirsiniz. O nedenle Türkçe varlık, birlik ve dirlik kaynağımızdır. Türkçeyi iyi öğrenmeden başka dilleri öğrenmenin de imkansızlığı ortadadır.

 

 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- MHP Mİ HAKLI, TUĞRUL TÜRKEŞ Mİ? / Tarih : 2015-08-29 09:40:20
- Anlatımda Yazım ve Noktalama / Tarih : 2015-08-26 10:23:30
- DİL / Tarih : 2015-08-01 09:27:26
- Bir İnce Sızı Oyunu / Tarih : 2015-05-03 10:33:19
- CÜMLE ÜZERİNE / Tarih : 2015-04-07 10:20:02
- ÜÇ KALEM BİR ROMAN / Tarih : 2015-04-01 10:30:08
- TÜRKLERLE NEDEN UĞRAŞIYORLAR? / Tarih : 2015-01-30 08:30:27
- I. DİL VE KÜLTÜRÜN TANIMI / Tarih : 2015-01-18 12:27:33
- YAZARLIK / Tarih : 2015-01-04 11:38:38
- YAZARKEN YAZI DİLİMİZİ KULLANALIM / Tarih : 2014-12-02 11:01:50
- Kuzen, Kanka Türkçede Gerekli mi? / Tarih : 2014-11-27 11:22:11
- VEFA ÜZERİNE / Tarih : 2014-11-11 14:18:23
- KONU ve YORUM / Tarih : 2014-11-10 11:15:45
- MİLLİYETÇİ AYDIN MI, ÇIKARCI AYDIN MI? / Tarih : 2014-09-28 11:24:09
- KURAN'I ANLAYARAK OKUMAK / Tarih : 2014-09-17 11:00:51
- KADIN, DEMOKRASİ VE TÜRKÇE / Tarih : 2014-05-25 11:02:20
- TÜRK'ÜN KARAKTERİ VE TÜRKÇE -I- / Tarih : 2014-05-18 11:02:36
- SLOGAN ve DEYİM ÜZERİNE / Tarih : 2014-05-11 10:49:31
- Bilim, Sanat, Öğretim Dili Olarak Türkçe (*) / Tarih : 2014-03-11 09:34:59
- GÖKTÜRKLERDEN KALMA SİKKELER BULUNDU / Tarih : 2014-02-08 09:43:54

Diğer Dr. Hüseyin Yeniçeri Makaleleri : 1 2 3 4 5  İleri »