Ortadoğu Gazetesi

Dönmeyi Düşünmediler!.

Cafer KARDAŞ / 2017-03-17 08:35:33

Küffarın Osmanlı'yıyok etmek amacı ile topyekûn saldırıya geçmesi.

Batılıların, Haçlı Seferleri'nden beridirMüslüman Türk varlığını yeryüzünden ebediyen silme hırsıyla gözledikleri tarihi fırsat; Çanakkale Savaşı'nda nihayet önlerine çıkmıştı. 

"Son Haçlı Seferi'nde yakaladıkları imkanı sonuna kadar kullanıp, Osmanlı Devleti'ne ölümcül bir darbe indirmeli ve terekesini hemen bölüşmelilerdi.

İngilizler ve müttefikleri, Osmanlı Devleti'ni en zayıf anında yakaladıklarına inanıyor ve Çanakkale'yi geçerek İstanbul'a girecekleri ve devleti dağıtacaklarına kesin gözüyle bakıyorlardı.

 Öyle ki, İngiltere Başvekili Lloyd George, bu durumu müttefiklerinin hissiyatına tercüman olurcasına şu alaylı ifadelerle ortaya koymuştu: "Türk Milleti sadece birinci sınıf dövüşen bir kalabalıktır."

Aynı küstahlığı, İngiliz Bahriye Nazırı Winston Churhill ise şu sözlerle dile getirmişti: "Türkler mi? Bir elimizi arkamıza bağlar, diğer elimizle yener geçeriz o milleti!."

Düşman gemileri, işimizi yarım saatte bitirip, turistik seyahat yapıyormuşçasına boğazı geçeceklerinden o kadar eminlerdi ki, beş çayı içmek ve piknik yapmak için birbirlerine söz bile vermişlerdi. Hatta, İngilizler İstanbul'da kullanmak için, 10 şilinlik banknotlarının üzerine Osmanlıca "60 gümüş kuruş" yazarak, paralarını dahi hazırlamışlardı.

Ancak gelin görün ki, kuvvet dengeleri arasında korkunç uçurumlar vardı. 

Her türlü askeri malzeme bakımından gayet iyi düzeyde olan modern düşman ordusuyla; topu-tüfeği sayılı, siperleri ve silahları zayıf, yarı aç ordumuz güya savaşıyordu. 

Ordumuzun en yeni topu üzerinde yapım yılı 1885 yazılıyken; düşman topları ise saatte sayısız seri atışlar yaparak mevzilerimizi dövüyor, cehenneme çevirircesine kan kusturuyordu. Hatta ne hazindir ki, top yetersizliğinden dolayı, hiç olmazsa aldatıcı olsun diye bazı mevzilere soba borusu yerleştirilmişti. Siperler için yeterli kum torbası ise hiç bulunamıyordu. Bazen İstanbul'dan birkaç yüz torba getirildiğinde, bırakın kum torbası olarak kullanmayı, askerlerin harap elbiselerinin tamirine ancak yetiyordu.

Bu savaşın, silahla iman gücünün çarpışmasından başka bir anlamı yoktu. Birisinin elindeki en büyük kozu askeri gücü, bundan tamamen mahrum olan diğerinin ise yegane sığınağı iman kalesi idi.

Bütün bunlar ne için yapılıyordu? Neyin uğruna tatlı canlar kurban ediliyordu? Candan ve canandan çok daha sıcak gelen, insanları öbek öbek kendisine çeken bu cazibe ne idi? Tabii ki, "Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli" diyen Türk-İslâm Şairi Mehmet Akif'in ifadelerinde abideleşen din ve devletin bekası içindi.

 

 

 

"Sızlasa da gönüller gidenlerin yasından,

Koşarak gitmeli onların arkasından,

Kahramanlık içerek acı ölüm hattından,

İleriye atılıp bir daha dönmemektir." H.Nihal ATSIZ

Biz bir daha dönmemek üzere gidenlerin, tarihin yazdığı en gerçek en şerefli kahramanları yad etmek üzere Çanakkale şehitlerini hatırlamak ve bir nebzede anmak için bu yazımızı kaleme almış bulunmaktayım.

Amacımız geçmişteki savaşların zaferleriyle mutlu olmak değil, eğer amaç vatan savunmasıysa, eğer amaç hürriyet davasıysa, bir ölüm kalım mücadelesiyle, buna savaş diyemezsiniz ve bunu anlatmak boynumuzun borcudur.

Çünkü;  vatan dediğimiz bu toprak, diyeti ağır ödenmiş bir topraktır. 

Bana deseler ki, Çanakkale'yi üç kelimeyle anlatın. Derdim ki, geldiler, gördüler ve döndüler.

Evet, geldiler 1915 yılında, .Dünya savaşı, Osmanlı devleti dünyanın en büyük devletleriyle mücadele ediyor. 

İngiltere, Fransa, Avustralya ve Rusya ve de beraberinde getirdikleri binlerce sömürge askeri, Osmanlının kalbine giden boğaz yoluna pençelerini sarkıttı.    

Amaçları İstanbul'du. 

Bir insan beyni, insan için neyi ifade ediyorsa; bir ülkenin başkenti de ülkenin beynini ifa etmektedir.

Başkent İstanbul alınırsa Osmanlı tarihe karışacak ve Türk milleti bu topraklardan atılacaktı.

 Evet, geldiler, ama ben diyorum ki, geldiler ve gördüler. Çanakkale'yi Çanakkale yapan gelenler değil.!. 

Onlar 1071'den beri geliyorlar.

Ve gelmeye hep devam edecekler.

 Bin yıldır bu milleti bu topraklardan atmak için geliyorlar. Ha, bu sefer topyekûn geldiler. Gemileriyle, toplarıyla tüfekleriyle geldiler. Anzaklarıyla; İngilizleriyle, Fransız'ıyla, İtalyan'ıyla.. Büyük bir kin ve hırs ile geldiler.

Çanakkale'yi, Çanakkale yapan gelenler değil..! 

Çanakkale'yi Çanakkale yapan, gelenleri karşılayan asil ruhtur.

O öyle bir ruhtur ki, çelik ve barut; inancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşüren bir ruhtur.. O öyle bir ruhtur ki çocuklar, ben esir yaşamaktansa, özgür ölmeyi yeğlerim diyen insanların ruhudur. Davaları büyüktü, vatan davasıydı.

 

 

Çünkü şimdi soruyum sizlere, 

Vatan demek, ne demek?

 Şu anda üzerine bastığınız kara toprak mı ?

 Yada sınıflarınız da sınırları haritalara çizilmiş her gün gördüğünüz coğrafya parçası mı? 

Ben diyorum ki, değil.. 

Birileri, bizden önce giden birileri, o coğrafya parçasını vatan yaptılar.

 Coğrafya parçası başka bir şeydir. 

Ama toprak kanla yoğrulmuşsa, canla ödenmişse bedeli, artık adı vatandır. Ben diyorum ki vatan; özgürlüktür, hürriyettir bağımsızlıktır. 

 

Çanakkale öyle bir yer ki, yokluk varlığı yenmiştir, maneviyat maddiyatı yenmiştir. 

Özgürlük sömürgeyi yenmiştir. 

Esaretin zincirini kırmıştır. 

Ve o gidenler, o yüz binler, canlarını hiç düşünmeden bu toprağa verenler için yüce Allah'ın dediği gibi "Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler" ve ben diyorum ki, şu an bizi izliyorlar ve buradalar, yanımızdalar ve onların taşıdığı o asil ruh, biliyorum ki; bizim damarlarımızda. O ruhun kıpırdanışlarını hissediyorum, onlara ölü demeyiniz.

Bilakis diridirler.

Malazgirt şehitleri, "burada" ,

Çanakkale şehitleri, "burada"

Sakarya şehitleri, "burada",

Kıbrıs şehitleri, " burada" ,

Güneydoğu şehitleri, "burada"

Mustafa Kemal Atatürk, " burada "

Mekânları cennet olsun, hepsine selam olsun, ruhları şad olsun.

Selam saygı ve dua ile!.




 


Diğer Makaleleri

- MEHMETÇİK OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUM BEN ŞUANDA / Tarih : 2017-06-08 09:57:30
- SÖZ KONUSU VATAN; KARŞIT GÖRÜŞ DEĞİL!. / Tarih : 2017-06-05 09:54:16
- VATAN İÇİN ÖLMEKSE KADERİM!. / Tarih : 2017-06-02 09:53:19
- MİLLİ ÜLKÜ'NÜN GAYESİ / Tarih : 2017-06-01 09:48:42
- İman, İnanç, Fikir Ve Fetih!. / Tarih : 2017-05-30 09:39:50
- GÜN'E HASRET / Tarih : 2017-05-26 10:04:24
- DAVAMIZ VE MANAMIZ / Tarih : 2017-05-25 09:39:16
- Ey Türk Gençliği!.. / Tarih : 2017-05-19 09:42:52
- Bir Osmangazi ölür, bin Osmangazi dirilir!. / Tarih : 2017-05-18 08:32:11
- ŞEHİTLERİMİN RUHU BÖYLE ŞAD OLUR / Tarih : 2017-05-13 10:07:19
- MUSTAFA KEMAL ÜLKÜSÜ!.. / Tarih : 2017-05-11 09:33:56
- 'SERDENGEÇEN'LERDENİZ / Tarih : 2017-05-10 09:56:13
- KUTLU BİR GÜN!.. / Tarih : 2017-05-03 10:02:58
- ONUN YÜZÜNDEN!. / Tarih : 2017-04-19 10:01:07
- Mensubiyet Şuuru Ve Fikir Ahlakı / Tarih : 2017-04-13 09:41:34
- EMANETİN EMANETİMİZDİR BAŞBUĞUM!. / Tarih : 2017-04-04 09:32:04
- Türk Vefalıdır; Kerkük İçin Vefa Şarttır!. / Tarih : 2017-03-31 09:57:04
- HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPTI MI? / Tarih : 2017-03-27 09:57:38
- Sefer Bizim; Zafer Allah'ındır!. / Tarih : 2017-03-16 08:32:02
- Hilal Ve Haç'ın Kavgası / Tarih : 2017-03-13 08:41:31

Diğer Cafer KARDAŞ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7  İleri »