Ortadoğu Gazetesi

Türk olmanın bedeli ve 19 Mayıs

Orhan Karataş / 2017-05-19 09:46:45

          19 Mayıs, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Mustafa Kemal önderliğinde Türk milletinin yeniden silkinişinin ve ayağa kalkışının ilk kilometre taşı, 19 Mayıs 1919'da konulmuştur. Zor, meşakkatli ve uzun bir yolculuktan sonra bugün sahibi olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın medeni devletleri arasındaki yerini almıştır. Bu özellikleriyle en anlamlı milli günümüz, en büyük bayramlarımızdandır.

                                     

ŞEYTANİ PLANLAR

       Her ne kadar son yıllarda milli bayramlarımızın içi boşaltılmış olsa da, heyecanımızda, coşkumuzda, ümitlerimizde hiçbir değişiklik yoktur. Bu coğrafya da yaşamanın, Türk olmanın her zaman bir bedeli olmuştur. Bu bedeli dün de ödedik, bugün de ödüyoruz. İlelebet bu toprakların sahibi olmak, bağımsız ve hür yaşamamak için, her zaman bu bedeli ödemeye hazır olmamız gerektiği de tartışmasız bir gerçektir. Etrafımız yine kuşatılmış, varlığımıza yine göz dikilmiş durumdadır.Şeytanı planlar yapılıyor, içimizdeki hainler organize edilip üzerimize salınıyor. Kurtuluş önderimiz, devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve muhterem annesine saldırmanın altında yatan, bu milleti köklerinden koparmak, ortak değerlerimizi yok etmek ve devletimizi tartışmalı hale getirmek için hazırlanmış kalleş bir plandan başka bir şey değildir. Her zaman uyanık, her zaman dikkatli, her zaman cesur ve atak olmak zorundayız. 19 Mayıs ruhu hiçbir zaman eksilmemeli, tarihimizden ders alıp ileriye umut ve güvenle bakmalıyız.

                                 

İSTİKLAL HARBİ VERİYORUZ

          Geldiğimiz noktada, yeni bir istiklal harbi vermek zorunda olduğumuzu sayın Cumhurbaşkanı, ciddi biçimde beka sorunu yaşadığımızı sayın başbakan söylüyorlar. ABD ile müttefiklik ve stratejik ortaklık kurmak, Avrupa'nın bir parçası olmak, Rusya ile iyi ilişkiler geliştirmek, Çin'le el sıkışmak sonucu değiştirmiyor. İlk fırsatta yakamıza yapışıyor, her durumda arkadan dolanıp düşmanlık ediyorlar. Bunu bir vehimle söylemiyoruz. Bizzat yaşadığımız gerçeklerin acı sonuçlarına bakarak bir tespit yapıyoruz. Dostumuz, müttefikimiz ABD, bütün itirazlarımıza ve uyarılarımıza rağmen, dünyanın en tehlikeli terör örgütü olarak karşımızda yer alan PKK uzantısı PYD'yle işbirliği yapmakta hiçbir sakınca görmemiştir.

                                   

PYD'YE MÜSAADE EDEMEYİZ

            Sayın Cumhurbaşkanının ABD ziyareti ve Trump'la görüşme sırasında doğrudan yaptığı uyarıların da dikkate alınmadığını ve alınmayacağını yine ibretle izliyoruz. Bu görüşmelerin yapıldığı saatlerde bir ABD'li komutanın terör örgütü YPG ile toplantı yapması ve bununda dünyaya servis edilmesi nasıl bir ikiyüzlülükle, nasıl bir oyunla karşı karşıya kaldığımızın da belgesidir. Artık tahammül edecek halimiz, görmezden gelme imkanımız kalmamıştır. Varlığımız ve güvenliğimiz söz konusudur. Sayın Cumhurbaşkanının, "YPG ve PYD'den Türkiye'ye herhangi bir saldırı olursa hiç kimseye sormadan angajman kurallarını uygularız. Türkiye neler yapabileceğini Cerablus'ta ve El Bab'da ortaya koydu" sözleri, çok isabetlidir. Kesinlikle kağıt üzerinde kalmamalıdır ve kararlılık hiçbir taviz vermeden sürdürülmelidir. Eğer söylendiği gibi DEAŞ'la mücadele etmek, Rakka'yı temizlemek için bunlar yapılıyorsa, Türkiye ordusuyla, avantalarıyla, imkanlarıyla hazır olduğunu defalarca ilan etmiştir. Fırat Kalkanı Operasyonu ile neler yapabileceğini ve nasıl sonuç alınacağını bütün dünyaya göstermiştir. Buna rağmen ABD'nin bu terör örgütüyle iş tutması, Türkiye'ye karşı açık ve aleni bir düşmanlıktır. YPG-PYD konusunda en küçük bir zafiyetin PKK üzerinden bize çok ağır bedeller ödeteceği, asla unutulmamalıdır. PYD'ye yapılan her yardım, sağlanan her imkan PKK'ya yaramakta ve daha ileri bir tehdit olarak bize yönelmektedir. Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, buna müsaade edemeyiz.

                                 

RUSYA ÇOK MU FARKLI?

            Aynı şekilde Rusya bir taraftan bize dostluk mesajları veriyor, diğer taraftan bu kanlı terör örgütüyle kolkola yürüyor. PKK uzantısı PYD'yi desteklemek, silahlandırmak ve azdırmak konusunda ABD ile tam bir yarış halindeler. Esad Rusya'nın yardımı ve desteği ile ayaktadır. Bu destek DEAŞ'ı yok etmek konusunda bugüne kadar bir işe yaramadı. Ancak, Bayır-Bucak Türkmenlerini katletmek ve soykırım uygulamakta, Türkmendağı'nı yakıp-yıkmakta hiç tereddüt göstermediler. Diğer taraftan Kırım, Rus işgali altındadır. Ermenistan Rus desteği ve koruması ile kardeş Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ'daki işgalini sürdürmektedir. Bunları daha ne kadar görmezden gelecek, ne kadar sineye çekeceğiz?

                                       

DOĞU TÜRKİSTAN

          Çin'le iyi ilişkiler kurmak, ticaret anlaşmaları imzalamak güzel. Sayın Cumhurbaşkanının son gezisinden iki tarafta memnun kaldı. Ancak Doğu Türkistan'daki zulmü, Uygur Türkleri'nin yaşadığı soykırımı nereye koyacağız? Çin'de birçok şey değişiyor. Rejim yumuşuyor, dünyaya açılıyor. Ekonomi büyüyor ve refah artıyor. Ama Doğu Türkistan'ın durumu, Uygur Türkleri'nin acısı hiç değişmiyor. Keşke bu ziyaret sırasında Uygur Türkleri'ne yapılan zulüm belli ölçüler içinde de olsa, gündeme gelseydi. Hiç olmazsa bir ümit verilse, bir ışık yakılsaydı.

                         

 MİLLİ BAYRAMLARIN ÖNEMİ

         Neresinden bakılırsa bakılsın, hep aynı yere geliyoruz. Kendimize güvenmek, milletimize inanmak ve güçlü olmak zorundayız. Birbirimize sarılmak ve milli ruhu canlı tutmak bir mecburiyettir. Milli bayramlar bunun için büyük önem taşımaktadır. Milli bayramlar her Türk için bir neşe ve sevinç kaynağı, bir onur ve gurur günüdür. Şehitlerimizi, bu coğrafyayı bize vatan yapan kahramanları hatırlamak ve yad etmektir. Türkiye'de milli bayramlar millete mal olmuştur ve hak ettiği değeri ve anlamı bulmuştur. Bizi biz yapan, bütün değerlere sahip çıkmak, aynı zamanda ülkeye, millete, devlete sahip çıkmaktır.

          Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, bütün şehitlerimizi, gazilerimizi, kahramanlarımızı minnet ve şükranla anıyorum.




 


Diğer Makaleleri

- Fırat'ımızın kanı yerde kalmadı / Tarih : 2017-07-21 10:12:18
- Yeni kabineden beklentilerimiz / Tarih : 2017-07-20 09:47:53
- Müfredatı değiştirmek yeter mi? / Tarih : 2017-07-19 10:03:45
- FETÖ ihaneti ve Devlet Bahçeli gerçeği / Tarih : 2017-07-18 10:26:03
- Nedir bizleri ayrı düşüren? / Tarih : 2017-07-17 10:15:12
- Darbeye direnişi Devlet Bahçeli başlattı / Tarih : 2017-07-15 10:14:07
- Bir yılın bilançosu / Tarih : 2017-07-14 10:18:14
- Anamuhalefet mi, ana ihanet mi? / Tarih : 2017-07-13 09:53:57
- 15 Temmuz ve samimiyet / Tarih : 2017-07-12 10:30:15
- Hak, hukuk, adalet MHP sloganıdır / Tarih : 2017-07-11 10:07:43
- Gördüklerimiz, duyduklarımız / Tarih : 2017-07-10 10:21:59
- Sıra ordu kurmaya geldi / Tarih : 2017-06-30 10:12:11
- KIBRIS "OLDU-BİTTİ"YE GİTMESİN / Tarih : 2017-06-29 10:36:40
- Bayramın ardından / Tarih : 2017-06-28 11:42:46
- Bayram muhabbeti / Tarih : 2017-06-25 11:46:24
- Kıbrıs'a dikkat / Tarih : 2017-06-24 09:37:38
- Bu vatanı yollarda bulmadık / Tarih : 2017-06-23 10:18:17
- Yangın büyüyor / Tarih : 2017-06-22 10:12:27
- Tarlaya gömülenler / Tarih : 2017-06-21 10:08:38
- CHP kime hizmet ediyor? / Tarih : 2017-06-20 10:22:40

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »