Ortadoğu Gazetesi

12 Eylül'den 15 Temmuz'a… Ülkücü Liderlik

Şükrü Alnıaçık / 2017-09-13 10:06:21

12 Eylül öncesinde Ülkücü olmak da MHP'de siyaset yapmak da zordu. Ülkücüler, hemen hemen dünyanın yarısını karşısına almıştı.

Dünyanın öteki yarısının da zaten Ülkücülerden haberi yoktu.

Türk tarafımızı Türk düşmanları, İslam tarafımızı İslam düşmanları ayrı ayrı vuruyordu.

Doğunun ve batının, sağın ve solun millet nezdinde itibar gören değerlerini kucaklayan bu "üçüncü yol" hareketi, bütün mukaddesat düşmanlarını başına toplamıştı.

Ülkücü nefer olmak zordu; ama yönetici olmak ondan daha zordu…

Başbuğ Alparslan Türkeş, 12 Eylül döneminde bazı yorgun partililerin yılgınlığa düştüğünü görünce "Ocaklılar Yetişin" diye bir çağrıda bulunmuştu.

Aslında Başbuğ, bunu 1968'den beri yapıyor, farklı ve sıra dışı bir gençlik yetiştiriyordu.

Çünkü büyük hedeflere, sıradan insanlarla varılamayacağını çok iyi biliyordu.

Ülkücü gençler yetişmeli ve MHP'yi, yılgınlığa düşebilen klasik siyasetçilerden kurtarmalıydı.

Ocaklılar, on yıl boyunca kutsal bir hedef uğruna ölümü göze alabilmenin stajını yapmıştı.

Onlar, 52 yaşında MHP'yi 70 yaşında MÇP'yi kuran ve yaşlı bir çınar gibi, ayakta rahmet-i Rahman'a kavuşan Başbuğ'un Bozkurtlarıydı.

1985'te yasaklar kalkıp da 1987'de Milliyetçi Hareket yoluna yeniden koyulunca partiye davet ettiği ilk "Yetişen Ocaklı" Devlet Bahçeli oldu.

Devleti, kızıl darbe milislerine bırakmamak için binlerce Şehit vermiş bu kutlu hareketin idari sorumluluğu o kadar yüksekti ki…

Devlet Bahçeli, bütün hayatını bu sorumluluğa göre düzenledi. Üniversiteden ayrıldı. 24 Saatini davasına göre planladı.

Hiç yorulmadı, şahsi gelecek planı yapmadı, evlenmedi, tatil dahi yapmadan emaneti omuzladı.

Çünkü o hayatını Türk Milliyetçiliği davasına adamış, "yetişen bir Ocaklı"ydı.

1997'de Genel Başkan Seçilmesi, "Yetişen Ocaklılara" MHP'de yükselmenin yolunu açtı.

Devlet Bahçeli, Başbuğ'un emanetine sahip çıktı. Emaneti başının üzerinde tutmaya da devam ediyor.

Devlet Bahçeli, aileden sağlam bir Türk-Oğuz terbiyesi almıştı. Soyu, sopu, fiziği, karakteri sağlamdı.

O hep, maddeden çok manayla alakadar oldu.

Piyasadaki din simsarlarının aksine örnek bir Müslüman'dı. Bir elinin verdiğinden öbür elinin haberi olmazdı.

"Seçmen görsün" diye kılınan namaza "fesat" gözüyle baktı. Seçim yatırımı olsun diye cami yaptırmadı.

Yalanın, dolanın ve ahlaksızlığın dava adamını düşmana esir düşüreceğinin, zaafından kelepçeleyip, hapsedeceğinin farkındaydı.

Genel Başkan, Milletvekili, Başbakan yardımcısı oldu. Örnek bir Ülkücü hayatı yaşamaktan ve dürüstlükten asla sapmadı.

Daha fazla oy almak için milletini kandırmadı. Çünkü milletini ana, baba, evlat, kardeş gibi seviyordu.

Liderliğin, maziyi bilmek, hali kavramak ve ileriyi görerek milletin yolunu aydınlatmak olduğunu biliyordu.

İşte mesela 5 yıl öncesinden hükümeti "15 Temmuz" konusunda nokta atışıyla uyardı:

"Kendine çekidüzen vermezsen, öyle bir tokat yersin ki AKP… Topaç gibi döner, döner, yine tokadın önüne durursun!"

"Durum bütün unsurlarıyla aydınlanana kadar cemaat, faaliyetlerini durdurduğunu veya askıya aldığını açıklaması faydalı olacaktır."

"AKP aklını başına alsın, okyanus ötesi bir hesaba kurban gitmesin!.."(13 Mayıs 2011)

Hükümet erkânı, FETÖ adına gönüllü olarak Devlet Bey'e saldırırken Lider Devlet Bahçeli bunları söylüyordu.

Çünkü Milliyetçiliğin anayasal vecibesinin "milletin reyine ve seçme-seçilme hakkına saygı duymak" olduğunu biliyordu.

Seçmemiş ve seçilmemiş her kim varsa, ağzıyla kuş tutsa bile, O'na göre demokratik hayatın dışındaydı.

Kaldı ki Bilge Lider, Amerika'nın kucağında okunan hutbelerin, verilen vaazların şer'an hükümsüz olduğunu da gayet iyi biliyordu.

Bilgelik de zaten buydu.

Yaşanan bunca olaydan sonra artık milletimiz, Devlet Bahçeli liderliğinin değerini anlamış bulunuyor.

Yaşadığımız bu "sibernetik ihanet" çağında

Eğer "kandırılmayan" bir lideriniz yoksa…

Bir gecede, ordunun, vatanın, hanların ve sarayların ele gideceğini herkes anladı.

Bilge Lider Devlet Bahçeli, 15 Temmuz'da bir iman seddi gibi, bir namus bendi gibi ihanetin karşısına durdu.

Türkiye bu ihanet yeline teslim olmadı.

Memleket, hainlerin eline kalmadı.

Milletimiz de bu fedakâr duruşun değerini anladı…

"Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" sözünü unutmadı.

Devlet Bey'in değerini bildi, onu bağrına bastı.

Bilge Lider, aklıselim ehlinin, feraset sahibi herkesin sevilen lideri oldu.

Ülkücüler hakkında, sağdan soldan kırk yıldır yapılan "faşist, ırkçı, kavgacı, mafyacı, istismarcı, devletin maşası, NATO gladyosu…" gibi kara yalanlar bir anda unutuldu.

Ülkücüler ve Milliyetçi Hareket olarak bugün biz, milletimizle daha sıcak bir kucaklaşmanın gururunu yaşıyoruz.

12 Eylül'den 15 Temmuz'a doğru bakarken…

Ülkücülüğü ve liderliği Devlet Bahçeli'nin şahsında görüyor…

Ülkücü lider nasıl olunur? O'ndan öğreniyoruz.




 


Diğer Makaleleri

- Bir Referandum; İki Amerika! / Tarih : 2017-09-23 10:06:52
- Tarih Doyursun Gözünüzü! / Tarih : 2017-09-22 09:47:48
- Demokrasi Nerede Başlar Nerede Biter? / Tarih : 2017-09-21 09:57:34
- "Abraham Otu" Referandumu! / Tarih : 2017-09-20 07:40:59
- Eğitim Saldırı Altında! / Tarih : 2017-09-19 10:10:38
- Bir Çalıştayın Ardından… / Tarih : 2017-09-18 09:38:09
- İsrail'in Referandum Blöfü! / Tarih : 2017-09-16 10:06:35
- 12 Eylül Sonrası… Gözlemlerim - II / Tarih : 2017-09-15 10:17:08
- 12 Eylül Sonrası Gözlemlerim - I / Tarih : 2017-09-14 10:10:46
- Ya 12 Eylül'ü Devlet Yapmadıysa!.. / Tarih : 2017-09-12 09:43:15
- Nereye?.. / Tarih : 2017-09-11 09:26:42
- Önce Tarih Birliği / Tarih : 2017-09-09 09:52:37
- Teşkilat ve Sadakat / Tarih : 2017-09-08 09:49:53
- Yeni Partinin Dümen Yekeleri! / Tarih : 2017-09-07 09:32:57
- Eylül Ayı Çıkmadan! / Tarih : 2017-09-06 09:40:02
- Toplumlara Devlet Kaybettiren Zaaflar / Tarih : 2017-09-05 10:09:30
- Meyhane Dumuriyeti! / Tarih : 2017-09-04 09:59:04
- Nerede O Eski Mektuplar! / Tarih : 2017-09-02 09:09:15
- Poğaçanın Peyniri / Tarih : 2017-09-01 09:51:16
- Yollar… / Tarih : 2017-08-31 14:44:47

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »