Ortadoğu Gazetesi

Kamuoyu ve MHP'nin Koruyucu Değeri…

Şükrü Alnıaçık / 2017-12-20 10:07:03

Siyasette "kamuoyunu kazanma" çabaları, devletlerin binlerce yıllık tarihine nazaran epeyce yeni bir meseledir. 

Ülkemizde bu çabanın kronolojik çerçevesi, demokrasi tarihimizle sınırlıdır. 

Yaşanan tecrübelere göre "kamuoyunu kazanma çabaları" iki türlüdür:

 

1- Bunlardan birincisi, siyasi partilerin oylarını artırarak iktidara gelebilmek için yaptıkları propagandalardır.

Partiler arasında aşırı ideolojik farklılıklar bulunmaması halinde milli beka açısından bu propagandaların fazla bir ehemmiyeti yoktur. 

Kamuoyunu, A partisi olmazsa B partisi arkasına alır ve gücünü artırır. 

Seçime girer ve iktidar olur. 

"Emanet alınmış iktidar"ı belli bir süre elinde tutar ve ülkeyi yönetir. 

Sonra halkın gönlünü bir başka siyasi kadro kazanır ve emaneti devralır. 

Demokrasi de zaten budur.

Yani yasalara bağlı siyaset yapıldığı sürece buraya kadar bir sıkıntı yoktur.  

 

2- Kamuoyunu kazanmanın bir diğer alanı olan "milli refleks ve tepki oluşturma çabası" bundan farklıdır. 

Eğer "devlet" mesela "Kıbrıs'a asker çıkarmak" gibi milli bir hamle yapmak için kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsa, bu çaba, "siyasi propaganda"yla kıyas kabul etmeyecek kadar önemlidir. 

Eğer devlet, terörle mücadelede makul saha avantajını pekiştirmek ve kalıcı bir başarı sağlamak istiyorsa kamuoyunu kazanmak ve arkasına almak zorundadır. 

Çünkü karşısındaki tehdit ve silahlı propagandanın asıl amacı da zaten adam öldürmek değil hedefindeki "kamuoyunu kazanma çabası"dır. 

Bu çabanın yaratacağı sıkıntılar şunlardır:

Çoğunluğu arkasına alabilen illegal silahlı güç, Bolşevikler gibi devrim yapar ve 32 kişilik bir komite iktidarı ele geçirir.

Teröristler, azınlığı arkasına aldığı zaman da Sudan'da olduğu gibi ülkenin bölünmesi ihtimali vardır.

***

 

DOST VE DÜŞMAN AYIRIMI 

İşte bu noktada  "seçmeni kazanmak"la "kamuoyunu kazanmak" birbirinden ayrılmalıdır. 

Yani, milli refleks ve hareket temin etmek üzere yapılan kamuoyu çalışmaları sadece iktidar partilerine bırakılmamalıdır. 

FETÖ'yle mücadeledeki tereddütlerin ve siyasi kırılmanın sakıncası buradadır. 

Milleti millet yapan tarih birliğinin en somut işlevi, "dost - düşman ayırımı"dır. 

Devletin "düşman" dediği unsurları kamuoyunun kısmen "dost" görüyorsa bu tablonun adı: "Üniter Devlet" değil, Osmanlı'nın dağılması"dır.

Devletin bekasını tehdit eden kişi ve kurumlar hakkında ortak bir bakış, kanaat, hüküm ve tavır birliği sağlanmalıdır. 

PKK gibi binlerce Mehmetçik şehit etmiş silahlı bir terör örgütünün "düşman" tanımı içinde yer almasına düşülen "bölgesel kamuoyu" şerhinin 7 Haziran 2015'teki karşılığı "Yüzde 13" puandır! 

Demek ki yapılan siyasi iletişim hataları sebebiyle, kamuoyu tamamen kazanılamamıştır.

Bu fahiş ve rezil manzara, kamuoyuna çok daha az negatif görüntü veren FETÖ konusunda daha kötüsünün olabileceği ihtimalini artırmaktadır. 

Elinde Marksizm'in dinsizlik meşalesi ve şeytanın kanlı yabası bulunan PKK bu kadar kamuoyu desteği alabildiyse dini vaazları ve milli vitrin çalışmalıyla bakanları, generalleri, akademisyenleri, diplomatları ve doktoralı mühendisleri dahi ayartmış olan bir örgütün zaman içinde neler yapabileceği doğru hesaplanmalıdır. 

Örgütün elindeki milyarlarca dolarlık bütçe ve arkasındaki küresel destek de unutulmamalıdır. 

***

 

MHP'YE DUYULAN İHTİYAÇ

Memleketteki yangının, ekranlardaki dibi delik kovalarla söndüremeyeceği artık açıkça ortaya çıkmıştır. 

Her yerde ve her yaşta yetmiş yıldır Amerikan propagandası altında kalmış bir toplumda kamuoyunu Amerikan rüyasından uyandırmak ve kamuoyu oluşturmak, o kadar kolay bir iş değildir. 

Böyle durumlarda, kamuoyunun umurunda olmayan tarihi ve ideolojik hesaplaşmalar yerine hedefi daraltmak, sebepleri somutlaştırmak gerekir. 

Bu yüzden de mesela: "Avrasya misyonu"na kuvvet kazandırma çabası, karşı tarafa: "Biz Amerikancıysak, siz de Moskovacısınız" diyebilme fırsatı veren bir hatadır. 

"Amerika - Rusya" gibi, "Atlantik - Avrasya" gibi veya "Doğu - Batı" gibi herkesçe kabul edilen politik simetriler oluşturmak karşıt söylemlere meşruiyet kazandıracağı gibi FETÖ'nün, 16 Nisan'da ortaya çıkan "48 - 52" simetrisini de kendisine referans almasına yol açacaktır.

İşte MHP'nin tartışma götürmez "Milli" vasfıyla aldığı hükümet yanlısı siyasi konum bu yüzden oy potansiyelinin ötesinde koruyucu bir "ideolojik kalkan" değeri taşımaktadır. 

ABD'ye, İsrail'e ve Siyonizm'e karşı yapılan mücadele, Komünizme, Yunan'a veya PKK'ya karşı yapılan mücadeleden farklıdır. 

Biri "siyasi hafriyat"sa diğeri "ideolojik beyin ameliyatı"dır. 

Mücadele kadrolarının beyni, ideolojik bir temizlikle mücehhez olduğu kadar elleri de beşeri mikroplardan arınmış olmalıdır. 

Mücadelenin Ülkücü kadrolara ve MHP'ye duyduğu ihtiyaç, bunlardan kaynaklanmaktadır.




 


Diğer Makaleleri

- "Atatürk Kimdi Dede?" / Tarih : 2018-07-16 09:58:05
- Ocak İçin Onurdur / Tarih : 2018-07-14 10:11:00
- "Su Uyur; Dolar Uyumaz!.." / Tarih : 2018-07-13 10:02:53
- Srebrenitsa Bize Neyi Anlatıyor? / Tarih : 2018-07-12 09:36:41
- Millî Eğitim + Millî Savunma = Millî Bekâ / Tarih : 2018-07-11 09:54:51
- Yargısı "Bağımsız" Civcivler!.. / Tarih : 2018-07-10 09:51:58
- "Siz Dışardan Biz İçerden!.." / Tarih : 2018-07-09 09:54:28
- Mistik Jakoben Tabuları! / Tarih : 2018-07-07 09:43:09
- Özür, Yerine ve Şekline Göre Erdemdir / Tarih : 2018-07-06 09:53:08
- 24 Haziran'da Millet Neyi Önledi? / Tarih : 2018-07-04 09:37:56
- Yurt Dışında 24 Haziran Kırılmaları!.. / Tarih : 2018-07-02 09:29:16
- İhanete Atılan Feraset Golü!.. / Tarih : 2018-06-30 09:33:57
- Muhasebe! / Tarih : 2018-06-29 10:29:36
- Gaflet, Dalâlet ve Hıyanet! / Tarih : 2018-06-28 09:19:28
- SEÇİM NOTLARI - II / Tarih : 2018-06-27 09:38:50
- SEÇİM NOTLARI… / Tarih : 2018-06-26 09:34:35
- Sahadan… / Tarih : 2018-05-25 09:37:30
- Sahanın En Kötüleri! / Tarih : 2018-05-24 09:00:08
- Gerçek Düşmanlar: Eyyamcılar!.. / Tarih : 2018-05-23 09:19:03
- Biz Ülkücüyüz! / Tarih : 2018-05-22 09:38:15

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »