Ortadoğu Gazetesi

BIST
97 930
%-1,07
USD
5,5634
%-0,34
EUR
6,4203
%-0,08
Altın
219,2170
%0,28

Afrin'le Başlayacak Kapsamlı Askeri Harekâtlar Geliyor

İsmail Özdemir / 2017-12-20 10:08:21

2017 yılının son Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından kamuoyuna yapılan açıklamada "Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının İdlib gerginliği azaltma bölgesinde gözlem misyonunu başarıyla sürdürdüğü, bu görevin Batı Halep'le Afrin yakınlarında da yerine getirilmesiyle huzur ve güven ortamını gerçek manada sağlanabileceği mütalaa edilmiştir" ifadelerine yer verilmişti.

Bu ifadenin MGK bildirisinde yer alması TSK'nın önümüzdeki süreçte PKK/PYD kontrolünde olan Afrin'e yönelik operasyon yapmaya hazırlandığı şeklinde yorumlanmıştı.

Nitekim içerisinde bulunduğumuz dönemlerde sınırdaki askeri birliklerimizin hazır olarak bekletildiği bilgisi mevcut.

Afrin meselesi Türkiye nazarında son derece büyük öneme sahiptir. 

Geride bıraktığımız yıl başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı ile terör unsurlarından temizlenen Azez-Cerablus arasındaki bölgenin kontrol altına alınmasıyla özellikle Kilis'e aynı bölgeden yapılan saldırıların önüne geçilmişti.

IŞİD ve PKK/PYD'li teröristlerden arındırılan bölgede hayat giderek normal hale dönerken, aynı alanda Türkiye'nin himaye ve güvencesiyle huzur içerisinde yaşayan Suriyelilerin sayısının da yüz bini bulduğu ifade ediliyor.

Ayrıca Fırat Kalkanı Harekâtı ile PKK/PYD terör örgütüne sınırlarımız boyunca uzanan ve Akdeniz'e açılması hedeflenen sahada bir koridor kurdurma girişimleri de büyük ölçüde engellenmişti.

Aradan geçen zaman içerisinde Rusya ve İran'la varılan mutabakat gereğince TSK bu kez İdlip'e girmiş ve çatışmasızlık noktaları tesisi için Suriye topraklarında üs bölgeleri kurmaya koyulmuştu.

Bütün bunlar olup biterken Afrin'den gerek Türkiye topraklarına, gerek Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesine, gerekse İdlip'teki askeri gözlem noktalarına yönelik PKK/PYD terör örgütü tarafından top ve havan mermileriyle saldırılar düzenleniyordu.

Her ne kadar bu saldırılara karşılık TSK, gereken müdahaleyi yapıyor olsa da, PKK/PYD'li teröristlerin Afrin'de çok ciddi bir yapılanmaya gittiklerini de biliyoruz.

Geride kalan haftalarda Cerablus üzerinden geçerek Türkiye'ye teslim olan PKK/PYD'nin eski sözcüsü Talal Silo'nun ifadelerinden anlayacağımız üzere bu bölgeye Kandil dağından önemli sayıda terörist gönderilmiş durumda.

Üstelik Afrin'de bulunan terörist sayısı giderek artarken, örgüt buraya ABD'den IŞİD'le mücadele çerçevesinde aldığı çok sayıdaki silahı da sevk etmiş vaziyette.

İlave olarak Silo'nun ifadelerinden anlaşılacağı üzere PKK/PYD terör örgütü Afrin'de aralarında top ve havan mermisi imalathanelerinin de bulunduğu çok sayıda üretim tesisi yaparak, Akdeniz'e uzanma hayallerini sıcak tutmanın arayışı içerisindedir.

Bu şartlar altında Türkiye'nin kendi milli güvenliğini tesis etmek üzere Afrin'e yönelik bir askeri operasyon yaparak bölgeyi teröristlerden temizlemesi belki de en önemli ve öncelikli gündem maddelerimiz arasındadır.

Şayet bu saha temizlenmezse ne PKK'nın Amanos Dağları'na açılarak Osmaniye, Kilis, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay bölgelerindeki eylemlerine mani olmak kolaylaşır, ne Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinin huzuru korunmuş olur, ne de İdlip'le başlayan gözlem noktalarındaki askerlerimizin emniyeti sağlanabilir.

Elbette Afrin meselesi öncelikli bir konu olarak öne çıksa da, bu durum Suriye'nin geriye kalan sahalarındaki PKK/PYD'li teröristlerin var olmalarına göz yumulacağı anlamına gelmez, gelmemelidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geride kalan günlerde "Afrin'i teröristlerden temizleyeceğiz, Menbiç'i teröristlerden temizleyeceğiz, Tel Abyad'ı, Rasulayn'ı, Kamışlı'yı teröristlerden temizleyeceğiz. Şemdinli'den Yayla Dağı'na kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz" açıklamasını yapması önemli olduğu kadar bundan sonraki süreçte atılacak adımların ipuçlarını işaret etmiştir.

Duruma bakılırsa Türkiye sınırlarının ötesinde bulunan hiçbir terör yapılanmasına asla müsaade etmeyecek bir kararlılığı mümkün olan her seviyede devreye ortaya koymuş durumdadır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de yıllar öncesinden "Bir ucu Afrin'i, diğer ucu Kandil'i içerisine alacak şekilde bir güvenlik kuşağı tesis edilmelidir" çağrısıyla Türkiye'ye yönelen tehditlerin yerinde bertaraf edilmesi gerektiğine dikkat çekmişti.

Bundan sonra yapılması gereken Türkiye'nin haklı tezlerini ve kararlılığını Suriye krizine taraf olmuş, özellikle de PKK/PYD konusunda benzer yaklaşımları olan ülkelere kabullendirmesidir.

Rusya'nın Suriye'deki askeri mevcudiyetini azaltması özellikle Afrin konusunda Türkiye'nin yapacağı askeri operasyona destek verdiği şeklinde yorumlansa da şuan için bunun tam manasıyla karşılığını bulduğunu söyleyebilmek güçtür.

ABD ise verilen sözlerin aksine hala PKK/PYD terör örgütünü silahlandırmayı sürdürüyor.

Geride kalan hafta iki ülkenin üst düzey askeri temsilcilerinin ülkemize yaptığı yaptıkları ziyaretlerde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile bir araya gelmiş olmaları, Türkiye'nin aynı konuyla alakalı son hassasiyetlerinin iletildiği tezini ortaya koymaktadır.

Ayrıca Esad rejiminin de giderek PKK/PYD terör örgütü ile arasına mesafe koymaya başladığını gözlemliyoruz ki bu durum da iki komşu ülkenin ilk kez ortak tehdit paralelinde birleşmesi sonucunu doğuracak mı, yakın süre içerisinde kuşku yok ki bunu da göreceğiz.

Meselenin askeri teknik boyutuna bakıldığında ise son derece kapsamlı ve teferruatlı bir çalışmanın yürütüldüğü, Fırat Kalkanı Harekâtı'nda elde edilen tecrübelerin Afrin ile başlayacak yeni sınır ötesi askeri operasyonlarda kullanılacağı sonucu doğuyor.

Mart ayı ile beraber TSK'nın ihtiyaçları kapsamında envanterde bulunan bazı tankların modernizasyonunun tamamlanarak kullanıma girecek olmaları ve bu modernizasyonun ana gerekçesinin az evvel ifade edildiği gibi Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında görülen eksikliklerin giderilmesi anlamını taşıması, uzak olmayan dönemde Türkiye'nin gireceği askeri operasyonun çapını işaret ediyor.

Ayrıca sadece tank modernizasyonuyla sınırlı kalmayan, hava kuvvetlerinin de imkânlarını artıracak bazı geliştirme faaliyetlerinin de olduğunu ve bunların teslimatlarının da yapılmaya başlandığını meseleye vakıf olan herkes görmektedir.

Şimdilik sınırlarımızı terör unsurlarından temizlemeyi amaçlayan askeri harekâtın ne zaman yapılacağını söyleyebilmek mümkün değil ancak el kulağında olduğunu içte ve dışta hemen herkes görmektedir.

Çok daha geç kalmadan Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit olan tüm terör unsurlarının yerinde imha edilmesi ve Suriye'nin normalleşmesine de böylelikle katkı sağlanması gelecek istikametimizin en önemli kavşak noktalarındandır.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »