Ortadoğu Gazetesi

Turnusol Kâğıdı Hükmünde Kararname!

Şükrü Alnıaçık / 2017-12-27 09:08:33

AKP'de Abdullah Gül'ü "kurtarıcı" olarak gören siyasi ayak, muhalefetin dozunu sinsice artırıyordu ki…

696 sayılı KHK resmî gazetede yayınlandı.

Yayınlandı ve bir turnusol kâğıdı etkisi yaptı!

Abdullah Gül, kendisine sorulmuş gibi hemen metni "muğlak" bulduğunu açıkladı.

CHP, Gül'ün sözlerini, "linci meşrulaştırma" diye tamamladı.

İP'liler, sanki ortada hüküm giymiş binlerce suçlu varmış gibi KHK'yı "Genel Af" olarak yorumladı.

Demirtaş, KHK'nın bir başka maddesine binaen "tek tip giymektense kefen giyeceklerini" açıkladı.

İşte size, Pensilvanya'nın duvarını ve rüyalarını süsleyen tablodaki minarenin dört ayağı…

KHK'nın dili, içeriği, amacı, niyeti, her şeyi sorgulanabilir. Ancak dört ayrı kafadan aynı sesin çıkması ilginçtir.

İlginç olduğu kadar da 16 Nisan'daki % 48 ittifakının, "15 Temmuz odaklı" olduğunun göstergesidir.

***

 

15 TEMMUZ'DA SORUMLULUK DEVLETİNDİR

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, kararnameye yönelen tepkiler hakkında gerekeni söyledi.

Siyasi nezaket ve sorumluluk makamında söylenmesi mümkün olmayan kısmını da biz dile getirelim.

Vatandaşı sokağa kim çağırdı?

Cumhurbaşkanı…

Devlet, meclisinden başbakanına, emniyetinden ordu komutanlarına kadar kimden yardım istedi?

Vatandaştan yardım istedi. Çünkü tankları durduracak başka bir kuvvet yoktu.

Yurt çapında halk o geceyi, devletinin sağlam kalan birimleriyle omuz omuza geçirdi mi geçirdi.

Devlet, darbeyi bu yöntemle bastırdı mı bastırdı.

Böylece 780 bin kilometrekare üzerindeki hükümranlık hakkını yeniden kazandı mı?

Kazandı…

Öyleyse o vatandaşın yaptıklarının sorumluluğu artık devlete aittir.

Devlet, iktidarıyla muhalefetiyle bir bütündür.

Muhalefetin de devlet umuru içinde düşünmesi gerekir.

Yapılan ezber ve teorik konuşmalar, bilinçli ya da bilinçsiz FETÖ'ye hizmettir.

***

 

İSYANCILAR MUHALİFLER VE NEDENSE İNGİLİZLER!..

AKP Genel Merkezinde ve il kongrelerinde de etkili olan Erdoğan muhalifleri, 15 Temmuz'un milli bekayı tehdit eden yönüne inanmayan, FETÖ'ye daha yakın AKP'lilerden oluşuyor.

Bu ekip, muhtemelen şöyle düşünüyor:

"Erdoğan kendini kurtarmak için siyasette MHP çizgisine yakın Milliyetçilik yapıyor."

Derin devletle anlaştı; Atatürk diyor, Rusya'yla iş tutuyor, Perinçek'le iyi geçiniyor, ABD'ye ve cemaate fazla yükleniyor.

Öyleyse bu tabloyu değiştirmek için ona karşı yürümek gerekiyor!

AKP'nin Abantçıları, Gezicileri, Turuncu devrimcileri Sorosçuları, BOP'çuları, Diyalogçuları, gizli dönmeleri, İslamcı görünümlü Kürtçüleri böyle düşünüyor.

Ülkenin bütünlüğü ve bekası hiç umurlarında olmuyor.

Bu yaklaşım bana, I. Dünya Savaşında İngilizlerle iş birliği yapan Arapları hatırlatıyor.

Onlar da başta İslam halifesi olsa da ülkeyi, Türkçü İttihatçıların yönettiğini savunuyorlardı.

Onlar da "biz İngilizlerle iş birliği yapıyorsak siz de Almanlarla yapıyorsunuz" diyorlardı.

Devlet politikası ile etnik ve keyfi tasarrufları birbirine karıştırıyorlardı.

Çünkü bu kılıflar, kanlı ihanetin çirkinliğini kapatıyordu!

Medine müdafaasını karalamalarının sebebi de Fahrettin Paşa'nın İttihatçı olmasıydı.

Dünkü isyancı Araplar, İngilizce bir tek "gold" demeyi biliyorlardı.

Bugünküler Exeter'den doktoralı…

Fahrettin Paşa'nın peygamberi Medine'de yatıyordu.

Bunlarınki Londralı!..

İhtilafın çoğu bundan kaynaklanıyor.

 

SEVAKİN ADASI, LOZAN VE DİMYAT

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sudan ziyaretinde, Nubya'daki Sevakin adası gündeme geldi.

Biz kırk yıldır buraların nasıl elden çıktığını okur, yazarız da bazen yeniden anlatmamız gerekiyor.

Aksi takdirde akl-ı evvelin biri: "Bakın gördünüz mü? Sevakin adasını da Lozan'da vermişiz" diye ortaya fırlayacağa benziyor.

Osmanlı Devleti, 1877-78'de (H.  1293'te) Rusya'dan aldığı ağır darbeden sonra 1878'de Kıbrıs, 1881'de Tunus (Fransız) ve 1882'de Mısır İngiliz işgali altına girdi.

Şimdi "Ulu Hakan II. Abdulhamid, hiç toprak kaybetmedi ki!.." diyerek bu kayıpları da getirip Lozan'a boca ederseniz bunun adı Tarihçilik olmaz!

Bu "düvel-i muazzama" işgalleri karşısında "bir gün devran döner elbet" düşüncesiyle sessiz kalınmıştır.

Kayıp ahaliyi koruyacak bir antlaşmanın diplomatik zemini bile bulunamamıştır.

Ancak devran, "alalım düşmandan eski yerleri" marşıyla yola çıkan Enver paşanın ön ayak olduğu Alman ittifakına rağmen bir türlü dönmemiştir.

Osmanlı'dan yeni bir devlete geçerken yapılan kurucu antlaşma olan Lozan'da ise ilerde yeni sorunlara yol açmasın diye bu 35-40 yıllık fiili durumlar, imza altına alınmıştır.

Yani ortada 1923'te kaybedilmiş bir şey yoktur.

Sudan'da dost hükümet, Sevakin'de stratejik sükûnet… Bunlar iyi fikir… Eksik olmasınlar; lakin…

Lozan'a ve milli sınırlara dudak büküp de İmparatorluk peşine düşenler, Dimyat'ın da Afrika'da olduğunu unutmasınlar!..

 




 


Diğer Makaleleri

- Ofsayttan Atılan Çığlık! / Tarih : 2018-01-20 08:42:04
- KUDURGANLIK AKIMI! - III / Tarih : 2018-01-19 08:57:45
- KUDURGANLIK AKIMI! - II / Tarih : 2018-01-18 08:28:07
- Kudurganlık Akımı! - I / Tarih : 2018-01-17 08:24:57
- UNUTUYORLAR! / Tarih : 2018-01-16 08:19:49
- Şeytanın Kulağına Kurşun! / Tarih : 2018-01-15 08:41:11
- Sanki FETÖ'nün Dönüşü Gibi!.. / Tarih : 2018-01-13 08:32:01
- Siyasi Ahlak ve Millî Fedakârlık Çıtası / Tarih : 2018-01-12 08:22:05
- Tribüne Oynamak ve Teferruata Boğulmak / Tarih : 2018-01-11 08:29:45
- Parlamenter Sistemin Badem Gözleri! / Tarih : 2018-01-10 09:19:12
- Değer miydi? / Tarih : 2018-01-08 08:51:13
- Bizdeki Kamu-Sen… II / Tarih : 2018-01-06 08:46:20
- Bizdeki Kamu-Sen! / Tarih : 2018-01-05 08:39:21
- Ve Şimdi de İran… / Tarih : 2018-01-04 08:28:50
- Tuzağı Boşa Çıkanlar… / Tarih : 2018-01-03 09:25:03
- Londra Güneşi ve "11-12" Çekişmesi! - II / Tarih : 2018-01-02 08:43:18
- Londra Güneşi ve "11-12" Çekişmesi! - I / Tarih : 2018-01-01 09:17:04
- Biz Hep Yapıcı Olduk / Tarih : 2017-12-30 08:22:54
- FETÖ'nün Çok Amaçlı İtibar Katliamı / Tarih : 2017-12-29 08:41:36
- KHK'daki Gizli İltifat / Tarih : 2017-12-28 08:50:25

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »