Ortadoğu Gazetesi

BIST
97 930
%-1,07
USD
5,5634
%-0,34
EUR
6,4203
%-0,08
Altın
219,2170
%0,28

SURİYE İÇİN ARTAN SİYASAL ÇÖZÜM ÇABALARI

İsmail Özdemir / 2017-12-29 08:44:42

Suriye'de son birkaç haftadır hareketli gelişmeler yaşanıyor.

IŞİD'in neredeyse bitme noktasına geldiği, Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün garantör ülkeler olarak askeri ve siyasi çabalarını Astana görüşmeleri çerçevesinde sıklaştırdığı bir dönemde Esad rejiminin PKK/PYD terör örgütüyle arasına mesafe koyma eğiliminde olduğuna dair bazı gelişmeler yaşanıyor.

Daha önce Rusya gözetiminde Esad rejiminin temsilcileri ve PKK/PYD'li üst düzey teröristlerin bir araya gelerek ülkenin gelecekteki yönetim sistemi üzerinde bazı toplantılar yapıldığını basına yansıyan bilgilere göre biliyoruz.

Yapılan bu görüşmelerde Esad rejiminin PKK/PYD terör örgütüne özerk yönetim modeli önerdiği, bunun karşısındaysa terör örgütünün federasyon talebinde ısrar ettiği aynı bilgilerden anlaşılıyordu.

Özellikle Deyr Ez Zor'un IŞİD'den geri alınması sürecinde gözlemlenen gelişmelere göreyse iki kesim arasında bir gerginlik yaşanması ihtimali artmış, zaman zaman aynı kesimler petrol ve doğalgaz zengini olan bu bölgelerin kontrolünü kimin sağlayacağıyla alakalı yaşanan restleşmelerde birbirleriyle çatışmışlardı.

Bu gerginlik Rusya'nın, Suriye krizine siyasi çözüm bulmak üzere gerçekleştirilmesi planlanılan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne, PKK/PYD terör örgütünün de davet edilebileceği yönünde bazı resmi kaynaklardan beyanatlar verilmesinin akabinde azalmaya geçse de ikili görüşmelerin sürdüğü yorumu da yapılıyordu.

Geçen ay Soçi'de gerçekleştirilen Türkiye, İran ve Rusya devlet başkanlarının katıldığı zirvede Suriye krizinin çözümü için siyasi çabaların artırılması ve buna paralel olarak Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin toplanması yönünde alınan kararda, Türkiye'nin PKK/PYD terör örgütünün siyasi çözüm sürecinde hiçbir şekilde muhatap alınmaması gerektiği yönündeki hassasiyeti kabul gördü.

Rusya Devlet Başkanı Putin'in Suriye'ye yaptığı ziyaret sonrasındaysa Moskova Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne dair tutumun belirginleşmeye başlarken, Türkiye'nin hassasiyetleri çerçevesinde kongreye Kürtlerin katılacağı ancak PKK/PYD terör örgütünün katılımının olmayacağı yönünde bir tutum benimsedi.

Kongrenin hazırlık çalışmaları çerçevesinde Türk Dışişleri Bakanlığı, kapsamlı bir çalışma yaparak kimlerin davet edilebileceği ve iştiraklerinin sağlanabileceğiyle alakalı kapsamlı bir bilgiyi Rusya ve İran'la paylaştığı bilgisi de aynı dönemlerde basına yansıdı.

Bütün bu görüşmelerin yürütüldüğü Astana'daki 8. turda devam eden toplantılarda Türkiye, Soçi'de gerçekleştirilecek kongreye Suriye Kürt Ulusal Kongresi'nin (ENKS) terörist faaliyetlerle ilişkisi olmadığından hareketle davet edilebileceğini görüşünü paylaşmıştı.

Nitekim daha çok Irak'ın kuzeyindeki Barzani yönetimiyle yakın ilişki içerisine girerek adından söz ettiren ENKS'li bir yönetici de geride bıraktığımız günlerde, 29-30 Aralık 2017 tarihlerinde yapılması planlanılan kongreye kendilerinin dâhil olduğu 23 Kürt temsilcinin katılacağını duyurdu.

Bütün bunlar olup biterken Suriye'de hali hazırda rejimin başında bulunan Beşar Esad ise PKK/PYD terör örgütünü, yabancılarla işbirliği yaparak Suriye menfaatinin aksi yönünde hareket ettiği gerekçesiyle ihanetle suçlayan açık bir tanımlama yaptı.

Esad'ın bu sözleri Rusya Başbakan Yardımcısı Dimirti Rogazin ile Rusya'ya verilen Hmeymim Üssü'ndeki görüşmede söylediğini ifade etmek gerekir.

Esad'ın, PKK/PYD terör örgütüyle ilgili ifadelerinin sıcaklığı henüz geçmemişken, bu kez Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Miktat'ın, PKK/PYD terör örgütünün oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ni (SDG) yeni IŞİD olarak tanımlaması da dikkatlerden kaçmamıştır.

Esad rejiminin, ülkedeki iç savaşın siyasi yollardan çözümüyle ilgili çabalar artarken söylem düzeyinde PKK/PYD terör örgütünü karşısına alması, askeri olarak sahada kendisini bazı yerlerde göstermeye başlamış ve Deyr Ez Zor bölgesinde bulunan kimi alanlarda rejim güçleri, PKK/PYD'li teröristlere dar kapsamlı da olsa askeri harekâtlar düzenlemiştir.

Rejim ve PKK/PYD arasında var olmaya koyulan gerginlik bu haliyle ilerlerken, Rusya Devlet Başkanı Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandır Lavrentyev, ülkesinin basınına yaptığı açıklamada "PKK/PYD'nin, Soçi'de düzenlenecek kongreye katılımı şimdilik öngörülmüyor" beyanında bulundu.

Buradan da anlayabileceğimiz üzere Rusya mevcut durumda Türkiye ve İran'ın talepleri doğrultusunda siyasi çözüm çabalarında PKK/PYD terör örgütünü ilk aşamada sürecin içerisine dâhil etmek istemezken, sonraki aşamalar içinse açık kapı bırakan bir politika izliyor görüntüsü veriyor.

Bunu yaparken de PKK/PYD'yi kendisinden başka (örneğin ABD ile) kimseyle hayatta kalamayacağı mesajını verircesine Esad rejiminin ilk kez bu derecede şiddeti artan tehditkâr söylemlerine ses çıkarmıyor.

Ayrıca Türkiye'nin baştan sona haklı gerekçelerinin olduğu Afrin'deki PKK/PYD'li teröristlerin temizlenmesi konusunda da eskisine nazaran daha pozitif bir tutumun içerisinde olduğunu yansıtıyor.

Türkiye'nin sınır hattına yaptığı askeri sevkiyatlar ve siyasi düzlemde verilen kararlılık mesajlarına bakıldığında, Afrin'e yönelik bir operasyonun gerçekleşmesinin kesin olduğu ifade edilebilir.

Üstelik sadece Afrin'le de kalınmayacağı yönünde genel bir kararlılık tutumunun Türkiye'nin Suriye konusunda izlediği politikada hâkim olduğu yediden yetmişe herkesin kabulündedir.

Dolayısıyla Suriye konusunda siyasi çözüm çabalarının arttığı bir dönemde Moskova'nın ilk aşamada tabir yerindeyse PKK/PYD'nin burnunu yere sürtecek, onu ABD'den ayırmayı deneyecek bir yol izliyor olduğu yorumu yapılabilir.

Sonraki aşamalarda hangi koşulların var olacağını şimdiden söyleyebilmek mümkün olmasa da Türkiye'nin, Astana sürecinde başarılı bir diplomasiyle Rusya'ya, Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne PKK/PYD'nin davet edilmemesini sağlamış olması önemli bir kazanımdır.

Bununla beraber Suriyeli muhalif grupların Birleşmiş Milletlere, Suriye Özel Temsilcisi Stefan de Mistura aracılığıyla yaptıkları başvuruyla PKK/PYD'nin uluslararası terör örgütü olarak kabul edilmesi talebini sunmaları bir başka önemli gelişme olmuştur.

Başvuruda aynı konunun SDG'yi de kapsıyor oluşu, önümüzdeki dönemde Suriye krizine taraf olan rejim, muhalifler ve Astana sürecinin garantörlerinin aynı meselede ortak bir payda yakaladıklarının işaretidir.

Suriye'deki siyasi çözüm çabalarında giderek köşeye sıkışan PKK/PYD için ABD'nin yaptığı son manevra ise yeni bir isimle sözde yani bir yapılanma kurulması oldu.

Yeni Suriye Ordusu (Ceyş el Suriye el Cedit) adı verilen bu yeni yapılanmanın, Deyr Ez Zor'da üç terör kampı oluşturduğu ve zaman içerisinde SDG'nin yerini alacağı kaydediliyor.

Suriye krizinin siyasi zemine taşınması sürecinin sahadaki askeri çabalardan bağımsız olabileceğini söyleyebilmek yaşanan bunca hararetli olay nedeniyle mevcut durumda mümkün görünmüyor.

Eskisine nazaran şimdiki gündemi farklı kılan tek konu IŞİD'in artık giderek Suriye'den dilinmesi ve kontrol sahalarının yok olmaya başlaması olsa da, asıl gayretler bundan sonraki dönemde kendisini gösterecektir.

Son olarak, Türkiye'nin sınırlarının hemen yanı başında terör unsurlarının var olmamasına dair izlediği kararlı tutumunun, Suriye'de yaşayan Türkmenlerin hak ve menfaatlerinin korunması noktasında sergilenmesi ise bir başka önemli konudur.

Umulur ki Suriyeli Türkmenler, böylesi bir dönemde Türkiye'nin desteği ile Suriye'nin geleceğinde hak ettikleri saygın ve insanca bir konuma sahip olabilirler.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »