Ortadoğu Gazetesi

İran'a dış müdahale var mı?

Orhan Karataş / 2018-01-03 09:28:23

          İran köklü gelenekleri olan bir devlet ve bu yönüyle Ortadoğu'daki diğer ülkelerden ayrılmaktadır. Dolayısı ile İran'daki gelişmeleri değerlendirirken bir Suriye, Irak veya diğer sorunlu ülkeler gibi bakılamaz. Çıkan olaylar ne kadar büyürse büyüsün, sonuç hiçbir zaman Irak ve Suriye gibi olmaz. Ayrıntıları çok daha gerçekçi ve objektif değerlendirebilmek için bu tespiti yapmak ihtiyacı hissettim.

                             

KARARI İRAN HALKI VERİYOR

          İran'daki gösterilerin daha çok iş ve aş arayışına dayalı olarak başladığını, buna bir miktar rejimden duyulan rahatsızlığın da eklendiğini biliyoruz. Bizim ölçülerimiz ve demokrasi anlayışımıza göre İran'daki rejimin eleştirilecek çok tarafları vardır. Gerçek anlamda demokrasinin İran'da da hayata geçirilmesini isteriz. Ancak, sonuçta kararı veren İran halkıdır.Unutmayalım ki, Şah'ı deviren ve Ayetullah Humeyni ile birlikte bugünkü rejimin yolunu açan da İran halkıydı.Seçimler oluyor ve ortaya bir yönetim çıkıyor. Yapılan seçimlerin hiç birinde rejimin değiştirilmesi gibi bir iddianın öne çıktığını ve belirleyici olduğunu hiç kimse söyleyemez. Her ne kadar ve şu anda yaşanan olaylarda bazı sesler duyulsa da, uygulamalardan belli bir kesimin ciddi biçimde rahatsız olduğu bilinse de, İran toplumunun geneli itibariyle rejim değişikliği talebinin bulunduğunu iddia etmek, çok gerçekçi olmayacaktır.

                               

 ABD VE İSRAİL

          İran Cumhurbaşkanı Ruhani, olayların başlamasından sonra dikkat çeken açıklamalar yaptı. Anayasa ve vatandaşlık haklarında belirlendiği üzere, halkın eleştirme ve itirazda bulunma konusunda özgür olduğunu söyledi. Bu sözün gereğinin ne kadar yapıldığı ayrı bir tartışma konusudur. Ancak, olayların sebebiyle ilgili çok önemli bir gösterge oluşturuyordu. Ne zaman ki, ABD ve İsrail, işin içinde bodoslama daldı, her şey değişti. İran gibi ABD'nin açık şekilde en tehlikeli düşman ilan ettiği bir ülkeye yönelik bu açıklamalar beraberinde "dış müdahale" endişelerini de getirdi.Nitekim, Ruhani'nin olayların başlangıcındaki yumuşak yaklaşımı, bu açıklamalardan sonra tamamen değişti. Bize göre de, İsrail ve ABD'nin memnun olduğu, onayladığı ve arkasında durduğu her şeye şüpheyle bakmak gerekir.

                                 

HAMANEY'İN AÇIKLAMASI  

          İran'da rejimin en önemli ismi hiç kuşkusuz dini liderliği temsil eden Hamaney'dir. Dolayısı ile onun ne diyeceği hem olayların seyri ve yapılacak müdahalenin dozajı bakımından, hem de dışarıdan bakanların yaptıkları değerlendirmelerin doğru bir zemine oturması açısından önemliydi. Uzun süre sessiz kalan Hamaney,  "Ülkeyi karıştırmak için gösterilerde para, silah ve istihbarat ajanları kullanılıyor" açıklamasında bulundu ve gerekirse daha detaylı bir değerlendirme yapabileceğini söyledi.Bu açıklama İran'daki olaylara dışarıdan müdahale olduğu kanaatini çok daha güçlendirmiştir. Yine unutulmaması gereken bir husus da, İran'ın aynı zamanda çok güçlü bir istihbarat ağının bulunduğudur.

                               

DIŞ MÜDAHALE UYARISI

          Türkiye'nin İran'daki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı yazılı açıklamadan öğrendik. Açıklamada, "Bir an önce ülkede sükunetin sağlanmasını ve sağduyunun hakim kılınarak olayların tırmanmasının önüne geçilmesini, gelişmeleri kışkırtıcı dış müdahalelerden kaçınılmasını temenni ediyoruz." Denildi. Bu açıklamada da iki nokta öne çıkıyor. Birincisi sağduyunun hakim olması, sükunetin sağlanması ve olayların tırmanmasının önüne geçilmesi temennisidir. İkincisi de dış müdahalelerden kaçınılması ve provokasyonlara karşı daha dikkatli olunması uyarısıdır.  

                                           

AMBARGO

         Türkiye'nin de dış müdahale konusunda bir rahatsızlığının olduğu anlaşılıyor ki,  İran'daki olayların sonunun nasıl geleceği tamamen bu dış müdahalelerin çapına ve etkisine bağlı olduğunu söylemek gerekiyor. Obama'nın son döneminde biraz gevşetilmiş olsa da, Trump'la birlikte yeniden sıkılaşan İran'a uygulanan ambargonun sebebi, zaten bir müdahale zemini oluşturabilmek içindir. Olaylara sebep olarak gösterilen ekonomik şartların bozulması, biraz da buna bağlıdır.Ambargonun asıl amacı, yönetimleri cezalandırmaktan çok, hayatı zorlaştırıp halkı yönetimlere karşı harekete geçirecek zemini oluşturmaktır. Dolayısı ile bir dış müdahale zaten en başından itibaren olmuştur.

                                       

NÜKLEER TEKNOLOJİ

          Kimse kimseyi kandırmasın. İran'dan duyulan rahatsızlığın sebebi bellidir. Ve bu zannedildiği gibi rejimden kaynaklı veya ekonomik gerekçelere dayalı değildir. Kabul edelim ki, İran Türkiye ile birlikte bölgenin en etkili ülkesidir. Aslı büyük İsrail Projesi olan yıkımın önündeki en büyük engellerden biridir.Buna bir de mezhep farklılığı ve bu farklılığı öne çıkarma arayışlarına bağlı olarak diğer Müslüman ülkelerle yaşadığı sorunları eklemek gerekiyor. Ama en önemlisi ve belirleyici olanı İran'ın nükleer teknolojide kaydettiği aşamadır. Daha açık bir ifade ile nükleer silah yapmasından duyulan endişedir.Özellikle İsrail, İran'ın nükleer silaha ulaşmasını, kurduğu zulüm ve işgal düzenine karşı büyük bir tehdit ve tehlike olarak görüyor. Son dönemlerde bu rahatsızlığını en yüksek tondan seslendirirken, bir askeri müdahalenin ihtimali tartışılır olmuştu. Tam da bu sırada İran içeriden karıştı. Bunun bir tesadüf olduğunu söylemek ne kadar inandırıcı olabilir? Bu karışıklıktan en çok memnun olanların başında da, PKK'nın uzantıları ve bu bölücü terör örgütlerinin arkasındaki güçler geliyor.

                             

IRAK, SURİYE VE İRAN

          Bölgemizdeki her ülke gibi, İran'da yaşananlar da bizi doğrudan ilgilendiriyor. İran'ın huzura kavuşması bizim için de hayati önemdedir. Zira, Irak ve Suriye'den sonra sıranın İran'a geleceğini zaten biliyor ve söylüyorduk. Sonrasında Türkiye hedefte olacaktır ki, bunun için altyapıyı hazırlamamaya uğraştıklarının akıl ve izah sahibi herkes farkındadır.Bölgedeki her ülke gibi İran'ın da toprak bütünlüğü ve huzuru bizim temel ilkemizdir ve bundan asla taviz veremeyiz.  

 




 


Diğer Makaleleri

- Türkiye'nin ufku açıldı / Tarih : 2018-01-20 08:44:40
- Milli birlik ihtiyacı ve akla ziyan açıklamalar / Tarih : 2018-01-19 09:02:26
- Gürültüye pabuç bırakmayız / Tarih : 2018-01-18 08:30:17
- Allah gazanızı mübarek kılsın / Tarih : 2018-01-17 08:28:54
- Fitne çabaları ve gerçekler / Tarih : 2018-01-16 08:23:02
- Afrin daha fazla geciktirilemez / Tarih : 2018-01-15 08:43:31
- PATRON CHP'Yİ FENA ÇILDIRTTI / Tarih : 2018-01-12 11:25:17
- Geri dönüş yok / Tarih : 2018-01-10 09:23:52
- SORUN MHP DÜŞMANLARINDA / Tarih : 2018-01-08 08:55:50
- Kumpas Türkiye'ye kuruldu / Tarih : 2018-01-05 08:43:17
- Son sözü liderler söyler / Tarih : 2018-01-04 08:31:45
- İran'ı kim karıştırıyor? / Tarih : 2018-01-02 08:45:21
- 2017'yi uğurlarken / Tarih : 2017-12-30 08:25:16
- Bütün itirazlara cevap / Tarih : 2017-12-29 08:46:20
- Siyaset mertçe yapılır / Tarih : 2017-12-28 08:53:06
- MİLLETLE YAN YANA DEVLETLE SIRT SIRTA / Tarih : 2017-12-27 09:11:17
- KHK'lar ve ülkenin durumu / Tarih : 2017-12-26 08:34:39
- Birleşmiş Milletler nerede birleşti? / Tarih : 2017-12-25 08:40:38
- Kentsel Dönüşüm zorbalığı / Tarih : 2017-12-22 08:56:21
- Trump geldi huzur uzaklaştı / Tarih : 2017-12-21 08:52:35

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »