Ortadoğu Gazetesi

Ve Şimdi de İran…

Şükrü Alnıaçık / 2018-01-04 08:28:50

Ezberlerimiz arasındadır… 

"ABD, istediği anda bir ülkeyi karıştırabiliyor!" 

Tamam da… Bazı ülkeler neden böyle ABD ister istemez hemen karışıyor?

Ben söyleyeyim:

Kralsız bir krallık ne kadar çabuk karışırsa "milletsiz" bir milli devlet de o kadar çabuk karışır. 

Milli Devletler Fransız ihtilalinden bu yana kurulur, ancak model Fransa'daki gibi milli egemenlik olduğu halde egemenliği elinde tutan güç "millet"in bizatihi kendisi olmadığı zaman bir ülke kolay karışmaya mahkumdur. 

Bu durumlarda bir arada barış içinde yaşamanın sırrını ezberciler "daha fazla demokrasi" parolasıyla açıklıyorlar.

Hayır daha fazla demokrasi değil… Milli bir devletiniz varsa önce "millet" olacaksınız. İsterseniz ulus deyin, siyasetinizi anayasa hukukuyla vatandaşlarınızın gönlüne yayacaksınız.

Milliyetçiliğin teorisinde 72 fırkaya, mezheplere, tarikatlara, cemaatlere bölünmek yoktur çünkü… 

Tam tersine 72,5 fırkayı ve hizibi, anayasada vaz edilen "eşitlik, adalet, hürriyet ve kardeşlik"le toparlamak vardır. 

***

 

KEŞKE KARIŞMASAYDI!..

Ama acaba İran "karışmamak için" yeterli tedbiri almış mıydı?

Halkının siyasi alışkanlıklarıyla bağnazlık ve cehaletle yüz yıl boğuşmak pahasına bizim gibi Ulusal Devlet olmaya çalışmış mıydı? 

İran sadece komşumuz değil, bizde hatırası çoktur. 

Fakültede seçmeli Farsça dersi almaya başlayınca garip bir dejavu yaşamıştım. 

Okuma parçalarında karşıma çıkan hikayeler, destan ve masal örnekleri bana "tanıdık" gelmişti. 

Bunu kültür alışverişiyle açıklamak da mümkündür; ama ben bu nostaljik durumu daha çok Selçukluların Horasan üzerinden Anadolu'ya geçişine bağlıyorum. 

Her ne olursa olsun İran, bizim için herhangi bir ülke veya sıradan bir komşu değildir. 

Tarihteki uzun savaşlar, imparatorlar zamanına uygundur. Ancak bu maziden kalan en önemli tecrübe, mezhep çatışmalarının dinler arası ayrılıktan daha keskin ve etkili olduğudur. 

İran'ın ve bize karşı haçlılarla dayanışma içine girmesi, bugün yolumuzu aydınlatması gereken ibretli olaylardandır. 

Çünkü mezhep çatışmaları yüzünden içine düştüğümüz bu "karışmaya müsait" durumun batılı emperyalistler tarafından, bugün bile nasıl kullanıldığı ortadadır. 

Varlıklarını ve müktesebatlarını "mezhebi içtihatlar" konusundaki çalışmalarına borçlu olan "mollalar"dan bu konuda tarihi bir özeleştiri beklemek boşunadır. 

***

 

PERS MEZHEPÇİLİĞİ!

Türk Kültür Tarihi hocamız rahmetli Prof. Bahaeddin Ögel'in dikkat çektiği bir başka özellik de İranlıların mübalağadan ve İran medeniyetiyle övünmekten hoşlanmasıdır. 

Bunu ideolojideki karşılığı "Pers Şovenizmi"dir. 

Fakültede bazı İranlılarla Selçuklu Devleti'nin kimliği üzerinde tartıştığımızı hatırlıyorum. 

Dili Türkçe olmadığı için "Türk devleti olduğunu" kabul etmiyorlardı. 

İranlılar, 2500 yıldır "yerleşik toplum" olmanın saha avantajlarını iyi kullandılar. 

Kerbelâ şehidi Hz. Hüseyin'in son Sasani hükümdarı Yezdicerd'in kızıyla olan evliliğini, sağlam bir içtihat olarak kabullenen "mezhep" faktörünü de… 

Bugün 30 milyon Türk'ü İran'a bağlayan budur.   

İran'da bir arada yaşama arzusunu artıran en büyük kesişim kümesi mezheptir. 

İran nüfusunun milli açıdan % 60'ı Farısi iken, dini açıdan % 80'i Şii - Caferi'dir. Böyle bir devletin din merkezli bir ideolojiyle teşkilatlanmasında şaşılacak bir durum yoktur. 

Ancak bu "kapalı rejim"in bekasının, körfez emirlikleri gibi yüksek bir refah getirmemesi halinde kişi hak ve özgürlükleri, etnik haklar, ulusal haklar gibi ciddi sosyolojik motivasyonların tehdidi altına girmesi de kaçınılmazdır.  

***

 

MOLLA REJİMİ VE NÜKLEER PROGRAM

İran'ın 1979'da tercihini, batıcı laik meşruti monarşi yerine, İslamcı Molla Cumhuriyetinden yana yaptığı bilinmektedir. 

Devrimin ilk yıllarında Amerikan Büyükelçiliğinin 444 gün Devrim Muhafızlarının elinde rehin kaldığı da hafızalardan silinmemiştir. 

Ortadoğu'da batıya, İsrail'e ve ABD'ye kafa tutarak ayakta kalabilmenin düz mantıklı çaresi nükleer silah gücüdür. 

İran'ın BM tarafından takibe alınan nükleer silahlanma programı Zerrab davasında görüldüğü gibi Türkiye'yi de içine çeken bir ambargo krizine dönüşmüştür.

Bunlar, İran'ın 1979'dan beri zaman zaman dozajı artan ve azalan bir baskı altında tutulmasının temel sebepleridir. 

Körfez Savaşlarından önce Irak'ta Sünni azınlık Şiileri, Suriye'de Şii azınlık Sünnileri dikta altında yönetirdi. 

Irak'ta Saddam'dan sonra İran yanlısı Şiiler iktidara gelmiş, Suriye'de ise İran'ın da yardımıyla Şii rejim ayakta kalmıştır.

Bu durum, İran'ın Akdeniz'e açılması ve İsrail'le komşu olması demektir. 

Böyle bir ülkenin "karışmaması" için molla nefesi yeterli değildir. 

İran'daki Mollalar rejimi, iddialı siyasetini ve nükleer programını, bir referandumla İran halkının onayından geçirmelidir.




 


Diğer Makaleleri

- Ofsayttan Atılan Çığlık! / Tarih : 2018-01-20 08:42:04
- KUDURGANLIK AKIMI! - III / Tarih : 2018-01-19 08:57:45
- KUDURGANLIK AKIMI! - II / Tarih : 2018-01-18 08:28:07
- Kudurganlık Akımı! - I / Tarih : 2018-01-17 08:24:57
- UNUTUYORLAR! / Tarih : 2018-01-16 08:19:49
- Şeytanın Kulağına Kurşun! / Tarih : 2018-01-15 08:41:11
- Sanki FETÖ'nün Dönüşü Gibi!.. / Tarih : 2018-01-13 08:32:01
- Siyasi Ahlak ve Millî Fedakârlık Çıtası / Tarih : 2018-01-12 08:22:05
- Tribüne Oynamak ve Teferruata Boğulmak / Tarih : 2018-01-11 08:29:45
- Parlamenter Sistemin Badem Gözleri! / Tarih : 2018-01-10 09:19:12
- Değer miydi? / Tarih : 2018-01-08 08:51:13
- Bizdeki Kamu-Sen… II / Tarih : 2018-01-06 08:46:20
- Bizdeki Kamu-Sen! / Tarih : 2018-01-05 08:39:21
- Tuzağı Boşa Çıkanlar… / Tarih : 2018-01-03 09:25:03
- Londra Güneşi ve "11-12" Çekişmesi! - II / Tarih : 2018-01-02 08:43:18
- Londra Güneşi ve "11-12" Çekişmesi! - I / Tarih : 2018-01-01 09:17:04
- Biz Hep Yapıcı Olduk / Tarih : 2017-12-30 08:22:54
- FETÖ'nün Çok Amaçlı İtibar Katliamı / Tarih : 2017-12-29 08:41:36
- KHK'daki Gizli İltifat / Tarih : 2017-12-28 08:50:25
- Turnusol Kâğıdı Hükmünde Kararname! / Tarih : 2017-12-27 09:08:33

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »