Ortadoğu Gazetesi

Ortadoğu'da Yaklaşan Tehlikenin Farkındamıyız?

İsmail Özdemir / 2018-01-08 08:52:38

Ortadoğu'da sadece son birkaç ay içerisinde birbiri ardına yaşanan gelişmeler risk derecesi giderek yükselen sıkıntıları gündeme getirdi.

Pek çok çevre IŞİD'in Irak ve Suriye'de artık neredeyse elinde herhangi bir toprak parçası kalmamasını, bu terör örgütünün bitme noktasına gelmesini olumlu olarak karşılarken, asıl fırtınanın IŞİD sonrasına saklandığını belli ki görememiş.

Artık her yönüyle açıktır ki IŞİD, Irak ve Suriye'de bazı şartların olgunlaşması adına kendisini var edenlerce kullanılmış, şimdi yeni hesaplar için başka alanlarda boy göstermenin arayışı ve telaşı içerisine sokulmuştur.

Suriye krizine siyasi çözüm bulma çabalarının arttığı bir dönemde ABD Başkanı Trump'ın, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma girişimleri Ortadoğu'da başlatılan kaosa dayalı yeni dönemin ilk somut adımı oldu.

Buna karşılık olarak Türkiye'nin çabalarıyla İslam İşbirliği Teşkilatı'nda (İİT), ABD'nin kararının kınanması çabaları, hemen akabinde BM nezdine taşındı ve genel kurul kararları sonucunda dünya ülkelerinin neredeyse tamamı ABD'nin aldığı kararı tanımadıklarını hep birlikte ilan ettiler.

Yaşanan bu gelişmenin hemen akabinde İran'da, 2017 yılının son günlerinde başlayan toplu protesto gösterileri ve aynı gösterilere İsrail, Suudi Arabistan, ABD üçlüsünün neredeyse aynı açıklamalarla destek vermesi tesadüfi olmayan bir gündemin içerisinde bulunduğumuzu gözler önüne sermiştir.

İran'da başlayan gösterilerde, kimi göstericilerin İran'ın Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan gibi ülkelerde bulunan bazı silahlı gruplara bulunduğuna atıf yapılarak, bu girişimlerin İran'ın ekonomisini bitirdiğini söylemeleri, bir noktada yine İran karşıtlığında buluşan üç ülkenin açıklamalarıyla örtüşen bir neticeyi karşımıza getirmektedir.

İran'ın Meşhed kentinde yumurtaya yapılan fiyat zamlarıyla başlayan gösterilerin, bir anda İran'ın bölgesel siyasetini hedef alan bir iç tartışma başlatması, olaylardaki dış müdahale ihtimalini kuvvetlendiren bir gelişme olarak okunmalıdır.

Nitekim ABD'nin yakın zaman öncesinde açıkladığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nde de İran konusu ayrı bir yer tutmuş ve İran'ın bölgesel faaliyetlerinin ABD ile müttefiklerinin çıkarlarına aykırı yönde olduğu gerekçesiyle aynı belgede tedbir alınacağı ima edilmişti.

İlave olarak İran'daki gösterilerin ilk başladığı günden itibaren, peşi sıra takip eden birkaç güç içerisinde gösterilere PKK terör örgütünün İran'daki kolu olan PJAK'ın destek vermesi, Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki gelişmelerle beraber okunduğu bölgesel siyasette hayata geçirilmeye çalışılan projenin ipuçlarını vermiştir.

Hedefte var olan asıl husus, Irak, Suriye, İran ve Türkiye'den koparılarak oluşturulmak istenilen sözde Kürdistan'ı var etme gayretleridir.

Bütün bunların zamanlama itibarıyla böylesi bir dönemde yaşanıyor oluşu da elbette tesadüfi olarak okunamayacak derecede önemli ve büyük gelişmelerdir.

Zira İran haricinde aynı dönem içerisinde, Kudüs konusunda Türkiye ile beraber saf tutmuş olan Ürdün'de saray içi darbe yapılacağı söylentileri de artmış, bunun sonucunda Ürdün Kralı, orduda görev yapan iki kardeşi ile bir kuzenini görevden almak durumunda kalmıştır.

Yani Suriye'de Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün garantör ülkeleri olarak siyasi sürece geçiş çalışmalarını başlattığı, Irak'ta yine Türkiye-İran-Irak Merkezi Hükümeti'nin Barzani tarafından düzenlenen gayrimeşru referanduma karşı ortak tavır aldığı, Katar'a uygulanan başını Suudi Arabistan'ın çekip İsrail'in destek verdiği ambargo girişimlerinin Türkiye-İran ortaklığıyla delindiği, nihai olarak Kudüs konusunda Türkiye-Ürdün-İran'ın İİT ardından da BM nezdinde yürütülen çalışmalarda müşterek çaba içerisinde olduğu bir dönemin hemen akabinde bunca hareketliliğin yaşanması elbette tesadüfi olarak değerlendirilemeyecektir.

Hali hazırda ABD'nin bir ucu Pakistan'dan başlayarak diğer ucu Kuzey Afrika'ya, ikincisi de Yemen'e kadar uzanan bir hat içerisinde İsrail, Suudi Arabistan, Mısır ile beraber yeni bir proje başlatarak yine yeni bir blok kurma arayışı içerisinde olduğu her yönü ile ortadadır.

Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz ise aynı çabalar içerisinde öne çıkan su güzergâhlarıdır.

Hedeflenen asıl amaç ise İsrail'in güvenliğini tesis etmesinin de ötesinde Kudüs ile başlayarak topraklarını daha da genişletmesine imkân verecek düzeyde, bölge ülkelerinin birbirleriyle savaşması hatta aynı durumun iç savaşlar yoluyla Ortadoğu ülkelerinin kendi bünyelerinde de yaşanmasıdır.

Ortadoğu'da düne göre örtülü, ancak bugüne nazaran daha da görünür hale gelen bir süreç işletilmekte, kıyasıya bir rekabet yaşanmaktadır.

Ve bu süreci son derece doğru bir şekilde geçen hafta Adana'da yaptığı konuşmasında tabir eden MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin söylediği "Barış ve istikrarı yeniden tesis etmek için çabalayanlarla savaş ve kaosu hâkim kılmak isteyenler adeta çatışmaktadır" sözleri herkesin dikkat etmesi gereken bir konudur.

Türkiye bu şartlar altında tehdidi kendi topraklarında karşılamak yerine, Ortadoğu'da çıkarılmaya çalışılan savaşın hayata geçmeden önlenmesi hususunda diplomatik çabalarını sıklaştırırken, kendisine yönelmiş milli güvenlik risklerini de yerinde ortadan kaldırıma zorunluluğu bulunan bir ülkedir.

Çünkü ne İran'da olan bitenler, ne Ürdün'de başlatılmaya çalışılan süreç, ne Suriye'de çatışmaların yeniden alevlendirilmeye çalışılması ne de Irak'ta devreye sokulmaya çalışılan yeni koşulların Türkiye'yi hedef almadığını söylememiz mümkün değildir.

Bu sebeple bölgemizde kaos ve istikrarsızlık isteyerek savaş şartlarını oluşturmaya çalışanlara karşı, istikrar ve barış vaat eden bir düzeni tesis etme sorumluluğu, sağ duyusu ve kararlılıkla hareket etmek yarınlarımız açısından önem arz etmektedir.




 


Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »