Ortadoğu Gazetesi

Tekkedeki Sayım ve Locadaki Cinayet!

Şükrü Alnıaçık / 2018-02-05 07:54:15

CHP Kurultayı'nda beklenen oldu ve sayım sonuçları: Kılıçdaroğlu lehine "790'a - 449" çıktı.

Böylece Muharrem İnce'nin Kılıçdaroğlu'nun lütfuyla değil bileğinin hakkıyla aday olduğu da anlaşılmış oldu.

CHP Parti tüzüğüne göre aday olabilmek için "1270" delegenin onda birine tekabül eden "127" delegenin imzası gerekiyordu.

Kurultaya damga vuran hadise, delegeler, Kılıçdaroğlu için "1081" Muharrem İnce için "165" imza verirken "49" delegenin her iki adaya da imza attığının Divan tarafından açıklanmasıydı.

Bu açıklama, İnce'nin adaylığına ve seçilebilme iddiasına gölge düşürmekle kalmıyor, Kılıçdaroğlu'na da "medet baba" olma fırsatı sunuyordu.

165'ten 49 çıkınca 116 kalıyor, bu durumda Muharrem İnce, 127 barajına takılıyordu.

Nitekim ikinci açıklamayla, Kılıçdaroğlu'nun "49 delegeyi İnce'ye yazın, aday olabilsin" şeklinde bir lütufta bulunması üzerine İnce bu duruma:

"Algı operasyonu yapıyorlar; kimsenin lütfuna ihtiyacım yok" diyerek itiraz etti.

Hatta salonu şöyle bir turladı.

 49 delegenin ikrarı, divan tarafından yeniden alındı ve bu ayak oyunlarıyla başlayan yarış beklenildiği gibi de sonuçlandı.

Bizi çok da ilgilendirmez ama şimdi ortada iki tane ciddi soru var:

1- 127 imzayı zar zor topladığı iddia edilen Muharrem İnce'nin 449 oya nasıl ulaştığı?

2- 1081 imzayla aday yapılan Kılıçdaroğlu'nun neden 790 oyda kaldığı?..

Eğer bu karar değişikliği, İnce'nin kurultay performansıyla ilgiliyse kendisini tebrik etmek gerekir.

Ancak benim kanaatime göre bu aritmetik çelişkilerin en mantıklı açıklaması: "CHP'ye hâkim olan etnik baskı gruplarının cevvaliyeti"dir.

Yaklaşık 300 "klasik CHP" delegesi, bu baskı karşısında kurultayı daha fazla gerip de baskıya maruz kalmamak için önce gizlenmeyi tercih etmiş; sonra ise "protesto" nitelikli bir sürprize imza atmışlardır.

Bu şartlarda alınan 449 oy, asla küçümsenemez ve ortaya çıkan aritmetik manzara, 2019 seçimlerinden sonraki "olağanüstü kurultay"ın habercisidir.

Kuruluş tarihi itibariyle milli misyon, kadro ve ideoloji partisi olan CHP son 30 yılda bu hüviyetini tamamen kaybetmişi ve "etnik kitle partisi"ne dönüşmüştür.

"Ne mutlu Türk'üm diyene" yerine "Halkların kardeşliği" sloganını ikame eden etnik sol, 9 Mart 1971'de Türkiye'de kurmaya muvaffak olamadığı BAAS rejimini CHP'nin içinde kurmuştur.

Böylece dinamik "Tekke Laikarları," Sözcü yazarları ve Fox TV simsarları tarafından Atatürk'le uyutulan "Kent Cumhuriyetçileri"ne egemen olmuşlardır.

Pazar günkü kurultayın sonuçlarına yansıyan üzücü hakikat işte budur.

***

 

"II. Yahudi Devleti" Yazarı Katırcıoğlu'nun Dramı

Yazarın bilgiye aşık olmasından kaynaklanan bir "ahde vefa" borcu vardır.

Bunun için bazen sadece medeniyet, bazen de ilaveten yürek gerekir.

"Vefalı Türk" yüreği…

Şimdi bu sorumlulukla yazıyorum.

Önceki gece geç vakitlerde telefonum çaldı. Tanımadığım bir Ankara numarasıydı. Belki de garibanın biri, ankesörlü telefondan arıyordu. 

Açtım tabii.

Arayan kişi samimi bir heyecanla: "Ben Yüce Katırcıoğlu" dedi.

Daha önce de kendisinden Siyonizm ve Masonluk üzerine birkaç e-posta almıştım.

Benden başkalarına da benzer tebrik yazıları yazdığının farkındaydım.

Moral desteğine ihtiyacı olan bir vatansever olduğunu biliyordum.

Kendisini samimi bir ses tonuyla karşıladım.

Sonra da bana verilmek üzere Genel Merkezde bırakılan kitabı teslim aldım.

Bundan 15-20 yıl önce, Hergün, Ülkü Ocağı ve Kutlu Sesleniş'in de dahil olduğu yürekli platformlarda kaleme aldığı yazıları, 2005'te "İsrail'in Kürt Jeostratejisi - II. Yahudi Devleti" adlı 393 sayfalık kitapta toplamış bir vatanseverin çağrısına kayıtsız kalamazdım.

"Beni birkaç gün içinde akıl hastanesine kapatacaklar" diyordu.

Sesi de bir zamanların TRT ekranlarındaki gibi hala gür ve sağlıklı çıkıyordu.

Yüce Katırcıoğlu, 1970'lerde TRT'ye "Enerji" temalı programlar yapan ve sunan bir Fizik Yüksek Mühendisi...

Bir süreliğine dahil olduğu Masonluğun iç yüzünü öğrenince yerinde duramamış; ifşaat, iddia ve suç duyurularında bulunmuş; sonra da iddialarını destekleyen araştırmalar yapmıştı.

Bu "hayati" çabaların, O'nu hepimizden önce "İsrail Kürdistanı" adresine götürmüş olması, kendisine duyduğumuz saygıyı artırıyor.

Öcalan'ın "Kürtlerin Teodor Herzl"i yapılmaya çalışıldığının ilk kez onun tarafından kaleme alınmış olması da kendisine olan vefa borcumuzu ikiye katlıyor.

Memleketin bünyesine üç yüz yılda yerleşmiş habis urlar, öyle makasla, cımbızla alınmıyor.

Sağlam bir neşter istiyor!

Şimdi başta devlet yetkilileri olmak üzere bütün vatanseverlerin, bir yandan Masonluğun ne kadar "yerli ve milli" olduğunu tartışırken, bir yandan da…

Velev ki "rahatsız" olsun!

"Yüce Bey'in neden rahatsızlandığını" sorgulaması gerekiyor.




 



Diğer Makaleleri

- "Atatürk Kimdi Dede?" / Tarih : 2018-07-16 09:58:05
- Ocak İçin Onurdur / Tarih : 2018-07-14 10:11:00
- "Su Uyur; Dolar Uyumaz!.." / Tarih : 2018-07-13 10:02:53
- Srebrenitsa Bize Neyi Anlatıyor? / Tarih : 2018-07-12 09:36:41
- Millî Eğitim + Millî Savunma = Millî Bekâ / Tarih : 2018-07-11 09:54:51
- Yargısı "Bağımsız" Civcivler!.. / Tarih : 2018-07-10 09:51:58
- "Siz Dışardan Biz İçerden!.." / Tarih : 2018-07-09 09:54:28
- Mistik Jakoben Tabuları! / Tarih : 2018-07-07 09:43:09
- Özür, Yerine ve Şekline Göre Erdemdir / Tarih : 2018-07-06 09:53:08
- 24 Haziran'da Millet Neyi Önledi? / Tarih : 2018-07-04 09:37:56
- Yurt Dışında 24 Haziran Kırılmaları!.. / Tarih : 2018-07-02 09:29:16
- İhanete Atılan Feraset Golü!.. / Tarih : 2018-06-30 09:33:57
- Muhasebe! / Tarih : 2018-06-29 10:29:36
- Gaflet, Dalâlet ve Hıyanet! / Tarih : 2018-06-28 09:19:28
- SEÇİM NOTLARI - II / Tarih : 2018-06-27 09:38:50
- SEÇİM NOTLARI… / Tarih : 2018-06-26 09:34:35
- Sahadan… / Tarih : 2018-05-25 09:37:30
- Sahanın En Kötüleri! / Tarih : 2018-05-24 09:00:08
- Gerçek Düşmanlar: Eyyamcılar!.. / Tarih : 2018-05-23 09:19:03
- Biz Ülkücüyüz! / Tarih : 2018-05-22 09:38:15

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »