Ortadoğu Gazetesi

"Rusya" denilince iyi düşünmek gerekiyor

Orhan Karataş / 2017-11-02 08:47:23

        Türkiye Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren yüzünü batıya dönmüş, 1950'den sonra da bugünkü Avrupa Birliği'nin içinde yer almayı hedeflemiştir. Diğer taraftan soğuk savaş yıllarından itibaren ABD ile yakın müttefiktir. Bu kadarla yetinilmemiş, "Stratejik Ortaklık" denilerek, ilişkilere derinlik kazandırılmıştır. Ancak ne acıdır ki, ABD'de Avrupa ülkeleri de Türkiye'ye karşı hiçbir zaman samimi davranmamışlardır. İlişkiler tek taraflı menfaate bağlı olarak hep inişli-çıkışlı olmuştur. Menfaatleri devamlı ve düzenli hale getirebilmek için zaman zaman Türkiye'ye ayar vermeye ve kendi kontrollerinde tutmaya kalktıkları da ayrı bir gerçektik. Karşı karşıya kaldığımız tehdit ve tehlikelerde, yaşadığımız bütün darbelerde ABD'nin bir şekilde parmağı vardır. Varlığımıza ve birliğimize saldıran terör örgütleri ile işbirliği yapmakta dahi sakınca görmemişlerdir.

                         

ARAMIZA NİFAK SOKULDU

            Soğuk savaş yıllarında Sovyet tehdidi sebebiyle Türkiye bütün bu ikiyüzlülüğe alışmak ve katlanmak zorunda kalıyordu. Ancak Sovyetlerin dağılması ile birlikte yeni bir dünya kuruldu. Türkiye'nin eli rahatladı. Özellikle Türk Cumhuriyet'lerinin bağımsızlığı ile etki ve yetki alanı son derece genişledi. İslam dünyasının doğru değerlendirilmesi, duygusal ilişkiler yerine daha kalıcı ve kurumsal değerlendirmeler yapılabilseydi bu etki ve yetki alanımız çok büyük, çok daha geniş olabilirdi. Ne yazık ki, bu tarihi fırsat tam olarak değerlendirilemedi. Daha doğrusu değerlendirmesine imkan tanınmadı. Türkiye hep bir şekilde oyalandı ve muhataplarımızla aramıza nifak sokuldu. BOP üzerinden İslam dünyası kan gölüne dönüştürülüp, bir bataklık oluşturuldu. Bu bataklıkta üretilen terör örgütlerinin birinci hedefi bulundukları ülkeyi bölüp parçalamak, ikinci hedefi ise hep Türkiye oldu.

                         

TÜRKİ MİLLETİNİN DİRENCİ

            BOP'un acı ve vahim sonucunu bugün bütün İslam alemi yaşıyor. Oluk oluk Müslüman kanı akarken, Ortadoğu'daki enerji kaynakları vahşi şekilde paylaşılıyor. Bu kanlı projenin önünde bir engel olarak görülen Türkiye, açık ve aleni şekilde hedef yapılmıştır. BOP'un (b) planı olarak sahaya sürülen DEAŞ üzerine düşeni yerine getirmiş durumdadır. DEAŞ bahanesi ile PKK'nın alanı genişletildi ve harekete geçirildi. PYD'ye bütün dünyanın gözleri önünde bir ordu kurdurdular. Türkiye'nin bütün güney sınırları ağır bir terör tehdit altındadır. AB bu hazin süreçte verdiği hiçbir sözü tutmadığı gibi, mülteci akını ve Ortadoğu bataklığının yakıcı etkilerinden kurtulabilmek için Türkiye'yi bir tampon olarak gördü ve kullanmaya kalkıştı. Diğer yandan yıllardır örgütledikleri, TSK başta olmak üzere devletin her kurumuna sızdırıp yerleştirdikleri ajanlarını harekete geçirdiler. FETÖ üzerinden son vuruşu yapmak için düğmeye bastılar. Ancak, Türk milletinin direncine tosladılar.

                             

DİKKATLE OLMAK GEREKİYOR

             Bu şartlarda Türkiye'nin yeni çıkış yolları araması bir mecburiyet halini almıştır. Her ne kadar daha önce payına düşeni alabilmek için harekete geçmiş, Türkiye'nin hiçbir tezini, itirazını dikkate almamış olsa da, Rusya ile ilişkileri düzeltmek ve geliştirmek bir çıkış yolu olarak görülmüştür. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyareti ve sonrasındaki gelişmelerle birlikte uçak düşürme olayından sonra gerilen ilişkilerin düzelme yoluna girdiğini gördük. İki ülkenin Suriye'de ortak hareket ettiklerine tanık olduk. Bütün bu gelişmeler yaşanırken, ilişkilerin AB ve ABD ile olduğu gibi bir teslimiyet boyutunda değil, karşılıklı menfaat üzerinden ve sağlam temellere oturtularak götürülmesi gerektiğini yazdık ve söyledik. Bizi böyle düşünmeye zorlayan şey, sadece bölgenin durumu değil, aynı zamanda tarihin bize emridir. Rusya ile son 200 yılın tarihine bakıldığı zaman, ne demek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır. Rusya'ya karşı her zaman dikkatli olmak bir mecburiyettir.

                               

KABUL EDİLEMEZ DURUM

          Bu tespitlerimizin ne kadar isabetli olduğunu acı bir tecrübe ile bir defa daha görüyoruz. Suriye'de ortak hareket ettiğimizi zannettiğimiz Rusya, terör örgütlerinin Moskova'da açtıkları bürolara hiç dokunmadı. Bu da yetmezmiş gibi, PKK uzantısı PYD'yi ülkelerinde düzenlenecek Suriye Halkları Kongresi'ne davet ettiklerini duyurdular. Bu kabul edilemez bir durumdur. Terör örgütlerine kongre düzenletmek iyi ilişkilerle izah edilemeyeceği gibi, bölgenin gerçekleriyle de bağdaşmamaktadır. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'da bu duruma tepki gösterdi. Astana görüşmelerine PYD-YPG terör örgütünün çağrılmasını sert ifadelerle eleştirerek, ''Bununla ilgili bir emrivaki gibi bir şeyin olduğunu arkadaşlarımız bize ilettiler, biz de bu konuda derhal girişimlerde bulunduk ve tepkimizi ilettik. Tabii ki bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir"  dedi. Bu tepkiden sonra Rusya'dan ne cevap geleceğini merak ediyoruz. Ancak, fazla bir şeyin değişeceğini zannetmediğimizi de söylemek zorundayız.

                           

TÜRK CUMHURİYETLERİ

          Rusya ile iyi ve ileri derecede yakınlaşma, AB ve ABD'nin Türkiye'ye bakışlarını yeniden gözden geçirmelerini de beraberinde getireceğini düşünebiliriz. Ancak, evdeki bulgurdan olma ihtimalini de unutmamak gerekiyor. Bizim için asıl önemli olan Rusya ve ABD arasında bir tercih yapmak değil, Türk Cumhuriyetleri ile daha da yakınlaşmayı sağlayıp, bir güç oluşturmaktır. Bunu başarabilirsek sadece bölgede değil, batı ile ilişkilerimizde de birçok dengeyi de değiştirebiliriz.




 


Diğer Makaleleri

- Milliyetçilik / Tarih : 2017-12-12 08:47:27
- Her ülkücü bir Hasan Onbaşı'dır / Tarih : 2017-12-11 08:37:39
- Kudüs'ten Lozan'a / Tarih : 2017-12-09 08:30:26
- BOP'un ucu Kudüs'ten çıktı / Tarih : 2017-12-08 08:53:38
- Trump'ın şerri ve İslam alemi / Tarih : 2017-12-07 08:31:50
- Akıl ve vicdan / Tarih : 2017-12-06 09:16:43
- Kudüs'ün gözyaşları / Tarih : 2017-12-05 08:55:35
- İttifak / Tarih : 2017-12-04 07:49:42
- Siyaset, ilke ve dürüstlük / Tarih : 2017-12-02 08:40:40
- Siyaset ve seviye / Tarih : 2017-12-01 08:43:59
- Biz değil onlar kaybediyor / Tarih : 2017-11-30 08:21:38
- Türkiye'ye aba altından sopa gösteriliyor / Tarih : 2017-11-29 08:54:43
- Ülkücünün yeri MHP'dir / Tarih : 2017-11-28 08:31:54
- Cumhuriyeti kuran ve koruyan irade / Tarih : 2017-11-27 08:33:16
- NATO'dan FETÖ'ye / Tarih : 2017-11-25 08:42:36
- SOÇİ SATRANCI / Tarih : 2017-11-24 08:33:33
- NATO'dan çıkmalı mıyız? / Tarih : 2017-11-23 08:33:14
- Bölge yeniden şekilleniyor / Tarih : 2017-11-22 08:54:16
- Suud-İsrail işbirliği ve İslam alemi / Tarih : 2017-11-21 08:36:44
- NATO kepazeliği tesadüf mü? / Tarih : 2017-11-20 08:32:27

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »