Ortadoğu Gazetesi

ABD İLE AYNI ÇUVALA GİRİLİRSE!

Mazhar Gündoğ / 2016-12-25 09:26:25

Türkiye'yi terör kuşatmasıyla zayıflatıp, tesirsiz hale getirmek isteyenleri artık tanımayan kalmamıştır sanıyorum!

Yıllar önce, "Model Ülke Türkiye" diyen küresel proje, yerini "Hedef Ülke Türkiye" projesine mi terk etmiştir? Yoksa bu projenin müellifleri, proje müteahhidi ABD'nin ve O'nun alt taşeronlarının beceriksizliği neticesinde, böyle bir yeni durumla mı karşı karşıya gelmişlerdir?

1.körfez krizinden itibaren ABD tarafından yürütülen Ortadoğu ve Asya kuşatması son tahlilde Afganistan, Irak ve Suriye'de iflas etmiştir.

Bölge halkları, ilk zamanlar çiçekler ve sevinç naralarıyla karşıladıkları ABD'nin işgalci askerlerinin, işkenceci, tecavüzcü ve Müslüman düşmanı yüzleriyle kısa zamanda tanışmışlardır.

Bu tanışmanın gerçekleşmesine kadar geçen sürede elbette özellikle bölgedeki Müslümanlar büyük bedeller ödemişlerdir.

İnsanlık dışı işkenceler, tecavüzler, katliamlar, sürgünler sözüm ona "Demokrasi getirmek" adına yapılmıştır. Böylece DEMOKRASİ de ABD'nin istismarcı tecavüzünden nasibini alanlar listesindeki yerini almıştır.

Geldiğimiz nokta, ABD'nin bölgesel icraatları nedeniyle sempati kaybetmesine, sevimsiz ve işgalci damgası yemesine işaret eder.

Dolayısıyla ABD seçmeni son seçimde, bu politikayı uygulayan siyasal zinciri kaybettirmiş, yeni ve meçhul bir yönetim anlayışından yana tercih koymuştur.

Öyle ki ABD, bir NATO müttefiki olan, "Stratejik ortağım" dediği Türkiye'yi dışlayan, Türkiye yerine PKK, PYD yapılanmasını tercih edebilen bir akıl tutulmasına düşmüştür.

FETÖ'nün 15 Temmuz öncesi, 15 Temmuz gecesi ve sonrası kalkışma ve katliam teşebbüslerini görmezden gelerek;

Suriye'de Türkiye'yi yalnız bırakarak;

Ortadoğu'da terör örgütlerine her türlü silahı temin ederek gerçek yüzü ve niyetiyle geç de olsa Türkiye'nin de tanışmasına yol açmıştır.

AKP iktidarı ABD ile bir çuvala girilmeyeceğini anlamış, ama bedeli ağır olmuştur.

Diktatörlükle idare edilen(!) İslam ülkelerine ABD'nin götüreceği demokrasinin(!) ne olduğunu, bedeliyle görmüş, ama faturası millete çok yüklü gelmiştir.

Türkiye'nin Oslo'da, Habur'da, İmralı'da, Dolmabahçe'de Öcalan ve PKK ile muhatap olmasını sağlayan güçler, diğer taraftan da Güneydoğu Anadolu bölgemizin köstebek yuvasına dönmesini, tünel ve dehlizlere patlayıcılar yerleştirilmesini planlayanlardır.

Şimdi hatalardan dönülmüş, geç de olsa yapılması gerekenlerin kararlılıkla yapıldığı bir sürece girilmiştir.

İktidarın bu noktaya gelmesinde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin katkılarını tarih elbette yazacaktır.

Türk'lerdeki millete mensubiyet duygusunun, devleti ebed müddet anlayışının, vatan kavramındaki kutsallığın ne derecede önemli olduğu, İstiklal Savaşından sonra bir kez daha kendini göstermesi bakımından oldukça önemlidir..

Suriye topraklarındaki varlığımız bu çerçevede ele alınmalı ve sınır güvenliğimizin sağlanması için "İleri Karakolların" ve "Uç Beyliklerin" önemi kavranmalıdır.

El Bab'da verdiğimiz 16 şehit, Dolmabahçe'de verdiğimiz 45 şehit, Kayseri'de verdiğimiz 14 şehit elbette yüreklerimizi yakmakla kalmamış, terör örgütlerinin arkasındaki demokrasi, insan hakları ve medeniyet gibi maskelerin gerisine gizlenen işgalci, işkenceci, tecavüzcü, haçlı ruhlu vahşi yüzlerin ortaya çıkmasına da vesile olmuştur…

Türkiye şehitlerini bağrına basmaktadır. Analar şehitlerine ağlamaktadır. Bu millet şehitler verme pahasına bir kutsal mücadelenin sancağını dalgalandırmaya devam etmektedir. Ne için? Elbette Türkiye "Hedef Ülke" olsun, bölünsün diye değil!

ABD işgal güçleri ile işgal ettiği topraklardan çekilecektir.

Milletler, kendi ülkelerinde, kendi kaynaklarını kendi insanlarının zenginliğine dönüştürmelidir. 

Emperyalizmin, mazlum milletlerin direnciyle karşılaşma zamanı gelmiştir…

Türkiye, Rusya ve İran'ın Suriye ile ilgili barış planı önemli, ama yeterli değildir. Kaldı ki Rusya'nın Ankara Büyükelçisine yapılan suikastın, bu anlaşma hazırlığı ile ilgili olduğu da kuvvetli ihtimaller arasında söylenmektedir. 

Reel politik gözle bakılınca, bölgesel ve küresel bir barış ancak Türk Birliğinin sağlanması ile mümkün gözükmektedir.

Bu gün bu düşünce, dünyanın muhtelif mahfillerinde, üzerinde ciddiyetle düşünmeye değer olarak görülmeye başlanmıştır. Bu anlamda tarih elbette tekerrür edecektir.

Ülkünüz büyükse, ufkunuz da büyük olmalıdır.




 


Diğer Makaleleri

- İBRETLİK ÖRNEK / Tarih : 2017-11-19 08:53:09
- ALGI OPERATÖRLERİNE DİKKAT! / Tarih : 2017-11-12 08:46:19
- PKK KİMİN MÜTTEFİKİ? / Tarih : 2017-11-05 08:56:46
- CUMHURİYETİ ANLAMAK VE İDRAK ETMEK! / Tarih : 2017-10-29 08:56:01
- BİR ÖNERİ, İKİ UYARI / Tarih : 2017-10-22 10:13:05
- DAHİLDEKİ HARİÇLER / Tarih : 2017-10-16 09:39:31
- KERKÜK SEVDALILARI / Tarih : 2017-10-08 10:34:11
- REFERANDUM SONRASI DÜŞEN MASKELER / Tarih : 2017-10-01 10:07:11
- TARİHİ MİSYON / Tarih : 2017-09-24 10:12:03
- REFERANDUM, KERKÜK, TÜRKİYE VE TÜRKLÜK / Tarih : 2017-09-17 09:53:36
- OYUNU TERSİNE ÇEVİRMEK! / Tarih : 2017-09-10 10:16:07
- AYRIŞMAYA KARŞI BİRLEŞMEK / Tarih : 2017-09-03 10:12:39
- HELALLEŞMEK Mİ!? / Tarih : 2017-08-27 10:06:29
- HAKİKAT! / Tarih : 2017-08-20 11:08:47
- NEYİN KARŞILIĞINDA / Tarih : 2017-08-13 10:34:32
- LİDER ÜLKE OLMAK / Tarih : 2017-08-06 10:42:41
- GÂVUR BİLE YAPMAZ / Tarih : 2017-07-30 10:36:49
- TSUNAMİ / Tarih : 2017-07-23 10:30:34
- GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ / Tarih : 2017-07-16 10:41:13
- SORUMLU OLMAKLA SORUNLU OLMAK ARASINDAKİ FARK / Tarih : 2017-07-09 10:15:49

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »