Ortadoğu Gazetesi

Ali Şir Nevai...

İhsan Muslu / 2017-01-05 08:31:16

Ali Şir Nevai, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamıdır.

1441'de Herat'ta doğdu. 

Babası, Timur'un meliklerinden Sultan Ebu Said'in veziri Kiçkine Bahşi idi. 

Ali Şir Nevai'nin ilk eğitimini babası verdi. 

Daha sonraki eğitimine Horasan ve Semerkant'ta devam etti. 

Ali Şir Nevai, valilik görevinde fazla durmadı ve 1490 yılında ayrıldı.

Ali Şir Nevai'nin ailesi çok zengindi. 

Onun için devletten hiç maaş almadığı gibi devlete yardım da etti. 

Ali Şir Nevai topluma ve insanlığa hizmet etmekten büyük sevinç duyardı. 

Bu düşünceden hareketle çeşitli vakıflar kurdu.

Valilik görevinden ayrıldıktan sonra bilim ve sanat konularında yoğunlaşan Ali Şir Nevai, 

1501 yılında doğduğu şehir olan Herat'ta vefat etti.

 

Ali Şir Nevai'nin Edebi Kişiliği:

Şiirlerini Türkçe ve Farsça yazan Ali Şir Nevai, Arapçayı da çok iyi öğrenmişti. 

Meşhur ilim adamlarından Molla Cami, 

onun şiir arkadaşlarındandır.

Kaşgarlı Mahmut'tan sonra Türk diline en büyük hizmet eden kişi olarak tanınan Ali Şir Nevai, Muhakemetü'l-Lügateyn adlı kitabında Türkçe ile Farsça'yı karşılaştırarak pek çok yerde Türkçe'nin üstünlüğünü savunmuştur. 

Ali Şir Nevai'nin dördü Türkçe, biri de Farsça olmak üzere beş ayrı divanı vardır. 

Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse'si ile Türk edebiyatının ilk hamse yazarı Ali Şir Nevai'nin divanlarından hariç 18 ayrı eseri daha vardır.

Hayretü'l-Ebrar, Ferhat ve Şirin, 

Leyla ve Mecnun, Seb'a-i Seyyarem, 

Sedd-i İskender, Lisanü't-Tayr, 

Muhakemetü'l-Lügateyn, 

Mecalisü'n-Nefais, 

Mizanü'l-Evzan, Nesaimü'l-Mehabbe, 

Nazmü'l-Cevahir, Hamsetü'l-Mütehayyirin, 

Tühfetü'l Müluk, Münşeat, Siracü'l-Müslimin, 

Tarihu'l-Enbiya, Mahbubü'l-Kulub fi'l-Ahlak, 

Seyfü'l-Hadi ve Rekabet-ü'l-Münadi.

XV. yüzyılda yaşamış büyük Osmanlı Şairi Ahmet Paşa, XVI. Yüzyılda yaşamış ve Azeri lehçesiyle yazmış ünlü Fuzuli, Ali Şir Nevai'den etkilenmişlerdir.

Bir çok Osmanlı aydını, bu arada Yavuz Sultan Selim, Nevai'nin hayranı idiler. 

XVIII. yüzyılda büyük divan şairimiz Nedim bile Ali Şir Nevai dilinde ''Çağatay lehçesinde'' şiirler yazmıştır.

Türkiyeli pek çok şair Ali Şir Nevai'nin şiirlerine nazireler söylemişlerdir. 

Bu tesir Tanzimat sonrasında bile kendini göstermiş, Ziya Paşa'nın Harabat adını taşıyan üç ciltlik antoloji eserinde Ali Şir Nevai'nin şiirlerine önemli bir yer verilmiştir.

Bütün hayatını Türkçe'nin tanıtımına vakfetmiş olan Ali Şir Nevai'nin özellikle Muhakemet-ül-Lugateyn adlı eserinden bahsetmek, onun Türk dili hakkındaki düşüncelerini yansıtmak açısından yararlıdır.

Nevai, edebi dil olarak Çağatayca'nın Farsça'ya nazaran üstün olduğuna inanmış ve Aralık 1499'da tamamlanmış, 

Muhakemet'ül Lugateyn'de de iddiasını savunmuştur. Özellikle Türk dilinin hayvan isimleri ve fiil zenginliği yönünden Farsça'dan daha üstün olduğunu gösterir.

Nevai, eserinde birçok defa Türkçe kelime haznesinin Farsça'ya nazaran daha zengin, güzel ve esnek olduğunu düşündüğünü dile getirmektedir. 

Türkçe lehçelerinde ördek manasını taşıyan dokuz tane kelime vardır, ki bu da Türkçe lehçelerinin kapasite bakımından üstünlüğünü gösterir. 

Farsçada ise, Nevai'nin dediğine göre ördek için sadece bir kelime vardır.

Muhakemet-ül-Lugateyn'den bazı cümleler;

"... Nazım bahçesinin şakrak bülbülü, 

Nevai mahlasını alan Ali Şir ''Allah günahlarını yargılasın ve ayıplarını kapatsın'' şöyle arz eder;

"Söz bir incidir ki, onun denizi gönüldür ve gönül bütün anlamları kendisinde toplar. 

Nitekim denizden cevherleri dalgıçlar çıkarır ve onlara mücevherciler katında değer biçilir. 

Gönülden söz incileri çıkarma şerefine erenler de dalgıçlar da bu işin mütehassısıdırlar. 

O inciler bu mütehassıslar ağzında canlanır, nisbetlerine göre yayılır ve ün kazanırlar. 

İnciler değer bakımından çok farklı olurlar. 

Bir tümenden yüz tümene kadar bir liradan binlerce liraya kadar olanları vardır. 

Elden ele geçen ucuz incilerle, sultanların kulaklarına küpe olan incilerin değerleri bir mi?

"Şöyle bilinir ki, Türk Fars'tan daha keskin zekalı, daha anlayışlı, daha saf, daha pek yaratılışlıdır. 

Fars ise, ilimde ve gayret sarfıyla elde edilen bir anlayışta daha olgun ve derin görünüyor. 

Bu hal Türklerin doğru, dürüst, temiz niyetinden, Farsların da fen ve hikmetinden belli oluyor... 

Türk Fars'tan üstündür. 

Türkün öz dilinde öyle incelikler, güzellikler, 

sanatlar vardır ki inşallah yeri gelince gösterilecektir''

"Türkün bilgisiz ve zavallı gençleri güzel sanarak, Farsça şiirler söylemeğe özeniyorlar. 

İyi ve etraflı düşünseler, Türkçede bu kadar genişlikler, incelikler, derinlikler ve zenginlikler durup dururken, bu dilde şiir söylemenin ve sanat göstermenin daha kolay, şiirlerinin daha beğenilir olacağını anlarlar.




 


Diğer Makaleleri

- Mükafaatını umarak oruç tutmak.. / Tarih : 2017-05-26 10:03:32
- İhramcızade İsmail Toprak... / Tarih : 2017-05-24 09:47:27
- Şeyh Cemaleddin Gazikumuki.. / Tarih : 2017-05-23 09:32:01
- Sadaka-i Fıtır Nedir, Kimlere Verilir... / Tarih : 2017-05-22 10:08:53
- Dinimizde Zekat İbadeti ve Önemi... / Tarih : 2017-05-21 10:05:59
- Rufa'i Şeyhi Kabuli Mustafa Efendi... / Tarih : 2017-05-20 09:43:50
- Tac'ül-Mülk Böri... / Tarih : 2017-05-19 09:41:02
- Padişah'ı Ağlatan Karabaş Veli Hazretleri.. / Tarih : 2017-05-18 08:28:54
- Hz.Şa'ya ve Hz. İrmiye.... / Tarih : 2017-05-17 09:42:40
- İrem Bağları... / Tarih : 2017-05-16 09:40:18
- Ali İbn. Abbas El-ehvezi.. / Tarih : 2017-05-15 09:04:47
- Pir Seyyid Hasan Hüsameddin-i Uşşaki... / Tarih : 2017-05-14 10:00:20
- Hz. Şuayb As... / Tarih : 2017-05-11 09:31:55
- Kısas, Allah'ın Hükmüdür... / Tarih : 2017-05-08 09:37:45
- Ebü'l-Leys-i Semergandi... / Tarih : 2017-05-07 09:57:50
- Peygamber Efendimizin Yöneticiliği... / Tarih : 2017-05-06 09:47:57
- Neyzen Emin Dede... / Tarih : 2017-05-05 09:30:33
- Bahailik... / Tarih : 2017-05-04 09:22:14

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »