Ortadoğu Gazetesi

Belgeleriyle Kerkük

Orhan Karataş / 2017-10-06 09:33:57

          Kuzey Irak'da İsrail uydusu terör devleti kurma girişiminde bulunanlar özellikle Kerkük'ü bu kanlı oyuna dahil etmek istiyorlar. Kerkük'ün önemini daha önce defalarca bu köşeden değerlendirdik. Bu kadim Türkmen şehri, Irak petrollerinin yüzde 40'ına sahiptir.Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri dolayısı ile tarih boyunca hep hedefte olmuştur. Son 100 yılda Ortadoğu coğrafyasın çöreklenen kan emici canavarlar, Kerkük'ü bir Türkmen şehri olmaktan çıkarmak için akla gelebilecek her türlü kalleşliği hayata geçirmişlerdir.

                   

KUZEY IRAK TÜRKEN YURDUDUR

          Ne yaparlarsa yapsınlar Kerkük'ün bir Türk yurdu olduğunu değiştiremezler. Aslına bakarsanız sadece Kerkük değil, Musul'dan Süleymaniye'ye, Erbil'den Duhok'a kadar Kuzey Irak coğrafyasının tamamı Türkmenlerin öz yurdudur. Bunu söyleyince, bir takım Barzaniseverler çıldırıyor ve "Kürtler bu coğrafyada yok muydu?" diye soruyorlar. Tarih bu sorunun cevabını net olarak veriyor. Elbette vardı. Ama çok az ve dağınıktılar. Son 100 yılda Türkmenler zorla, zulümle yurtlarını terk etmeye zorlanıp, sağa sola sürülürken, kirli İngiliz planları ile Kürt nüfus planlı biçimde bölgeye yerleşti, daha doğru yerleştirdi. Hızlı nüfus artışı da buna eklenince, dengeler değişti. Yani bugün yaşananlar çok önceden planlandı ve günü gelince de düğmeye basıldı.

                                       

KALLEŞLİK

          Kerkük'teki nüfus dağılımında Kürtlerin büyük bir çoğunluğa sahip olduğu iddia ediliyor. Bu iddia kelimenin tam anlamıyla yalandır, yanıltmadır ve kalleşliktir. Nüfus dairelerini yakacak, tapu kayıtlarını yok edeceksiniz. Dünyanın her yerinden, özellikle de Kuzey Irak coğrafyasının tamamından Barzani taraftarlarını planlı biçimde getirip Kerkük'e dolduracaksınız, Türkmenleri planlı biçimde soykırıma tabi tutacak, zorla oradan oraya savuracaksınız, sonra da dönüp, Kerkük'de çoğunluğun Kürtlerde olduğunu utanmadan söyleyeceksiniz. Bu kalleşlik, kahpelik değil de nedir?

                                       

GÖKYURT

          Kerkük'ün bir Türkmen şehri olduğunu ispatlama zorunda kalmamız dahi, çok acı bir durumdur. Bütün kayıtlar ortadadır. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Yayınları arasında Musul ve Kerkük'ün tarihini ortaya koyan yığınla belge bulunmaktadır. Kerkük Osmanlı idaresine girmeden önce de Türkmenlerin elindeydi ve "Gökyurt" olarak adlandırılırdı. Kanuni'nin Bağdat'ı fethiyle Musul bölgesindeki bütün yerleşim merkezleri Osmanlı egemenliğine girmiştir. Musul 6 sancaktan oluşan bir eyalet haline gelmiştir. Nitekim, Osmanlı Salnameleri, yani tutulan yıllıklar çok çarpıcı bilgiler vermektedir. 1907 Tarihli Musul Salnamesinde, "Kerkük Sancağına Dair Malumat" başlıklı bölümde şu bilgiler yer almaktadır:

                               

KERKÜK TÜRKTÜR TÜRKÇE KONUŞUR

          Kerkük şehri, Kale, Karşıyaka ve Korya olarak üç bölgeden oluşur. Bu bölgelerde 14 mahalle vardır. Şehirde 26 bin 510 Müslüman, 432 Keldani ve 463 Musevi olmak üzere 27 bin 405 erkek nüfus var ise de, buna bir misli kadın, üç binden az olmayan yancı ilave olunursa şehrin toplam nüfusu 57 bin 810'a ulaşmış olur. Şehir halkı umumiyetle Türktür ve Türkçe konuşurlar. Gureba, yani dışarıdan gelenler olarak bir miktar Arap ve Kürt ile az miktarda İranlı bulunur. Dikkat edileceği gibi Kürt nüfustan "bir miktar" diye bahsedilmekte ve sayısı dahi verilmemektedir.

                             

BATILILAR DA KABUL EDİYOR

          Bu Salnamenin basıldığı dönemlerde bölgeye gelen Vitata Cuinet isimli Düyuni Umumiye Müfettişi, daha sonra yazdığı "La Turkuie d'Aie" adlı eserinde hemen hemen aynı değerlendirmeleri yapar. Kerkük'ün nüfusunun 30 bin civarında olduğunu, bunun 28 bin'ini, yani yüzde 94'ünü Türkmenlerin oluşturduğunu yazar. Diğer batılı seyyahlarında Kerkük'le ilgili tespit ve değerlendirmeleri aynı şekildedir. Aynı tarihlerdeki İngiliz Konsolosluk raporlarında verilen bilgilerde Kerkük ve Telafer'in tamamının Türkmenlerden oluştuğu ifade edilir. Birinci Dünya savaşı sonrasında bölgede görev yapan W.R. Hay isimli İngiliz siyasi memuru, Kerkük'ün bir Türk şehri olduğunu açık ve kesin şekilde açıklamaktadır.

                               

GEREĞİ YAPILMALI

          İngiliz oyunları, Barzani'nin alçaklıkları, Barzaniseverlerin ve vatan hainlerinin yanıltma ve kandırma gayretleri bu gerçeği değiştiremez. Hiçbir şekilde Kerkük'ün Türkmen şehri dışında bir statüye dönüştürülmesine izin veremeyiz. Bunu izin verirsek, Türkiye'nin varlığını ve birliğini ayakta tutamayız. Bu kadar açık ve net bir Türk şehrini kirli ve kanlı oyunlarla ele geçirenlerin bir sonraki hedefinin Türkiye Cumhuriyeti devleti olacağı kesindir. Sayın Cumhurbaşkanının "sınırlarımızın hemen başında, hem Irak halkı, hem Türkiye başta olmak üzere çevre ülkeler için daimi tehdit oluşturacak bir fitne kuyusunun kazılmasına göz yumamayız. Hele hele uluslararası toplumun aidiyeti tartışmalı olarak gördüğü, bizim ise bir Türkmen kendi olduğunu çok iyi bildiğimiz Kerkük üzerinden ülkemizin tehdit edilmesine asla tahammül edemeyiz, bunun hesabını mutlaka sorarız" sözleri, bizim için bir teminattır. Bu sözün gereğinin yerine getirilmesi şarttır.

                               

5 BİN ÜLKÜCÜ HAZIR

         Kerkük Türktür, Türkiye Kerkük'tür. Sayın Devlet Bahçeli Kerkük'ün statüsünün değiştirilmesine, oynanan kirli oyunların sonucu ulaşmasına hiçbir şekilde izin verilmeyeceğini herkesin anlayacağı dilden ilan etmiştir. Bir defa daha hatırlatalım; "Türkiye'deki Barzanisevereler, ihanet ve melanete hizmet eden bölünme hizmetkarları boşuna heveslenmemeli, boşuna çırpınmamalıdır. Soydaşlarımız namusumuza emanettir. Can, mal ve vatan güvenliklerine destek vermek boynumuzun borcudur. Bu kapsamda, en az 5 bin Ülkücü gönüllü başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir. Kararımız kesin, duruşumuz net, sözümüz senettir."

          Pazar günü Ankara'da "Ankara Spor Salonu'nda" Kerkük sevdalıları ile büyük bir buluşma gerçekleşecek ve bu sözlerdeki kararlılık dosta, düşmana bir defa daha gösterilecektir.




 


Diğer Makaleleri

- Kerkük'de dönüm noktası / Tarih : 2017-10-19 09:38:29
- Atik, çevik ve tavizsiz bir duruş / Tarih : 2017-10-18 09:44:55
- Bu girdaptan çıkmalıyız / Tarih : 2017-10-17 09:42:38
- ABD dostsa düşmana ne hacet! / Tarih : 2017-10-16 09:43:22
- Bir kurtuluş savaşı daha yapıyoruz / Tarih : 2017-10-14 09:52:53
- 84 ve 85 neresi, 86, 87 var mı? / Tarih : 2017-10-13 09:46:58
- BARZANİ VE ABD SEVERLER BOŞUNA ÇIRPINMAYIN / Tarih : 2017-10-12 09:40:00
- Tarih coğrafyaya dar geliyor / Tarih : 2017-10-11 09:14:54
- Böyle müttefik olmaz olsun / Tarih : 2017-10-10 09:42:17
- İdlib bizim için hayati önemdedir / Tarih : 2017-10-09 09:32:39
- Yaptığı yanına kalmamalı / Tarih : 2017-10-05 09:25:37
- Ülkücülerin vizyonu ve misyonu / Tarih : 2017-10-04 09:36:36
- Fitne kuyusuna göz yumamayız / Tarih : 2017-10-03 09:32:51
- Barzani'nin sahibi sahaya indi / Tarih : 2017-10-02 09:38:25
- Lafla bir yere varılmıyor, sahaya inmek lazım / Tarih : 2017-09-29 09:24:30
- Barzani'ye karşı yapılması gerekenler / Tarih : 2017-09-28 10:04:29
- REFERANDUM KORSAN OYLAR SAHTE / Tarih : 2017-09-27 09:50:07
- Söz bitti, haddini bildirme zamanı / Tarih : 2017-09-26 09:59:40
- Bizden günah gitti / Tarih : 2017-09-25 10:06:42

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »