Ortadoğu Gazetesi

BİR MÜSLÜMANIN BİR BAŞKA MÜSLÜMANI KÂFİRLİKLE SUÇLAMASI

M. Günay SIDDIKOĞLU / 2016-10-20 09:30:11

Bir müslümanın bir müslümanı tekfirle/kâfirlikle suçlaması günümüzün en önemli sorunudur. Hatta İslam dünyasındaki akan kanın, fitnenin ve terörün kaynağı da bu yanlış ve sakat anlayıştır.

Ehli kıble ve ehli salât tabiri Kâbe'ye doğru yönelerek namaz kılmanın farz olduğuna inanan değişik mezheplere bağlı bütün Müslümanları ifade etmek üzere kullanılan bir tâbiridr. Ehl-i salât (ehlü's-sala) tamlaması sözlükte "namaz kılanlar" anlamına gelmektedir. İslâm literatüründe, inanç esaslarını değişik şekillerde yorumlayan farklı mezheplere bağlı bütün Müslümanları ifade etmek üzere kullanılan tabirlerden biridir.

Ehl-i sünnet âlimleri bir insanın Müslüman sayılabilmesi için Allah'tan başka tanrı bulunmadığına ve Hz. Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna inanmanın yanında "zarurat-ı diniye" adı verilen temel İslâmi hükümleri kabul etmeyi de gerekli görmüşlerdir. Ehlisünnet âlimlerince Kâbe'ye yönelerek kılınan namaz, çeşitli hadislerde de vurgulandığı gibi en faziletli ibadet olarak kabul edilmiş ve bu temel hükmü benimsediğini sözleriyle, bazılarına göre ise fiilleriyle ortaya koyan kimseler İslâm çerçevesi içinde kabul edilmişlerdir. (Bkz. Diyanet, İslâm Ansiklopedisi, 'ehli salât' ve 'ahl-i kıble' md.) 

Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz veya davranışından ötürü kâfir saymak demektir. Bir Müslüman'ın kâfir olduğuna hükmedilmesi onu pek ağır dünyevi sonuçlara, müeyyide ve mahrumiyetlere mahkûm etmek anlamına geldiğinden ve tekfirle suçlanan şahıs açısından çok ağır sonuçlar doğuracağından tekfir konusunda çok titiz davranmak gerektiği açıktır.

Yersiz yapılan tekfir, fert açısından ağır sonuçlar doğurmasının yanında toplum hayatında kapatılamayacak yaraların açılmasına, birlik ve bütünlüğün zedelenmesine ve parçalanmaya sebep olur. Çünkü bu durumdaki bir kimse, gerçek durumunu Allah bilmekle birlikte, toplumda Müslüman muamelesi görmez, selamı alınmaz, kendisine selam verilmez, kestikleri yenilmez. Müslüman bir kadınla evlenmesine müsaade edilmez. Öldüğünde cenaze namazı kılınmaz. Müslüman kabristanına gömülmez. Tekfir bu denli ağır sonuçlar doğurduğu içindir ki, Hz. Peygamber Medine toplumunda, münafıkların varlığını bildiği halde onları küfürle itham etmemiş, temelleri hoşgörüye bağlı bir İslâmlaştırma siyaseti izlemiş, pek çok hadiste de "Ben Müslüman'ım" diyeni küfürle suçlamaktan sakınmayı tavsiye etmiştir. Bir hadiste "Kim bir insanı kâfir diye çağırırsa yahut öyle olmadığı halde ey Allah düşmanı derse söylediği söz kendisine döner" (Buhari, "Feraiz", 29; Müslim, "İman", 27) buyurulurken, bir başka hadiste de şöyle denilmiştir: "Bir insan Müslüman kardeşine ey kâfir diye hitap ettiği zaman, ikisinden biri bu sözü üzerine almış olur. Şayet söylediği gibi ise küfür onda kalır, değilse söyleyene döner" (Buhari, "Edeb", 73; Müslim, "İman", 26). 

Hadislerden de anlaşılacağı gibi bir kimseyi küfürle itham ederken göz önünde bulundurulması gereken husus, o kimsenin küfür olan bir inancı gönülden benimsediğinin iyi tespit edilmesidir. Muhatap küfrü açıkça benimsemiyorsa, onun inanç, söz veya davranışı ile küfre girdiğini söyleme konusunda temkinli olmak gerekir. Hz. Peygamber'in anılan tavsiyelerini göz önünde bulunduran bilginler "ehl-i kıbleden olup da günah işlemiş bulunan bir kimseyi bundan dolayı tekfir etmemeyi" Ehl-i sünnet'in temel prensipleri arasında zikretmişlerdir. (Diyanet İlmihal, I/ 79-80) (Ayrıca Tekfir ve tekfirle suçlama için Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi Ankara: TDV, 2011. 40. c. s. 350 ve devamına bakınız)

  O'nun Kalbini Mi Yardın?

Hz. Peygamberimizin torunu olarak bilinen Usame bin Zeyd bir sefer sırasında düşmanla savaşırken, düşmanını yere düşürmüş ve kılıcını kaldırmış tam vuracağı sırada yerdeki kişi, "Eşhedü enlá ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü - Şahitlik ederim ki Allah birdir ve yine şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir!" Demişti.. 

Usame bunu duymazdan gelip o şahsı öldürmüştü. Medine'ye dönüşte durumdan haberdar olan Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (sav) çok üzülmüş ve derhal Usame'yi huzuruna çağırmış ve O'nu soru yağmuruna tutmuştur:

Hz. Peygamber:

"Sen 'Allah birdir' diyen birini mi öldürdün?"

Bunu ısrarla ve üst üste soruyordu.

"Sen, imanını ilan eden birini mi öldürdün?"

Zeyd'in oğlu sıkıntı içindedir. Kendini müdafaa etmeye başlar. Şöyle der:

"Ey Allah'ın Resulü! Ama o bunu korkudan söyledi. Öldürüleceğini anladığı için söyledi!"

Bu cevap üzerine Peygamber Efendimiz torunu Usâme'ye: 

"Ne o, onun kalbini mi yardın? Nereden biliyorsun bunu? O halde kalbini yarsana ya!"

Peygamberimiz bu cümleyi öylesine tekrar edecektir ki, Hz. Usame sonraları şöyle itiraf edecektir:

 

"Keşke o güne kadar değil de, ondan sonra Müslüman olmuş olsaydım ve bu ağır sorumluluk altında ezilmeseydim!"

Bu tarihi olay kelime-i şehadet getiren ve ben müslümanın diyen birisinin kanının haram olduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir.  Peygamber Efendimizin Medine döneminde de diliyle Müslüman olduklarını söyleyen münafıklara bile Müslüman muamelesi yaptığını hatta münafıkların başı olan  Abdullah bin Übey bin Selûl'ün cenaze namazını kıldırdığını hatırlayacak olursak, bir müslümanın bir başka müslümanı tekfirle suçlamasının büyük bir vebal ve ne kadar yersiz ve din dışı bir hareket tarzı olduğunu bir kez daha anlamış oluruz.




 


Diğer Makaleleri

- İNANDIĞIMIZ GİBİ YAŞAMAK / Tarih : 2017-11-08 07:45:13
- GELİNİZ BİRAZ İMAN EDELİM / Tarih : 2017-10-15 09:42:16
- BİZ SADECE ALLAH RIZASI İÇİN KURBAN KESERİZ / Tarih : 2017-08-30 10:27:10
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2017-08-06 10:41:05
- YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS / Tarih : 2017-06-29 10:34:15
- SUSMAKTA HİKMET VARDIR / Tarih : 2017-06-28 11:41:27
- DİLİNİ TUT / Tarih : 2017-06-25 11:43:46
- MÜ'MİN BOŞ SÖZLERDEN UZAK DURUR / Tarih : 2017-06-19 10:17:00
- YA İSTANBUL BENİ ALIR, YA DA BEN İSTANBUL'U (1) / Tarih : 2017-05-29 09:30:31
- YA İSTANBUL BENİ ALIR, YA DA BEN İSTANBUL'U (1) / Tarih : 2017-05-28 10:14:08
- BERAT GECESİ / Tarih : 2017-05-09 09:56:20
- O'NA UYAN KURTULUR / Tarih : 2017-04-21 09:48:24
- Asâkir-i İslâm- İslam'ın askerleri Türkler / Tarih : 2017-04-14 10:21:31
- ASR SURESİ'Nİ ANLAMAK VE HAYATA HÂKİM KILMAK / Tarih : 2017-03-31 09:55:34
- ALLAH'A AÇILAN MANEVİ PENCEREMİZ NAMAZ / Tarih : 2017-03-25 08:33:51

Diğer M. Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »