Ortadoğu Gazetesi

DEVLET BAHÇELİ HEP VARDI!...

Sezer YOZGAT / sezeryozgat@gmail.com 2016-08-19 09:30:48

Milliyetçi Hareket Partisi'nin 47 yıllık uzun mücadele geçmişi Türk Siyasi Hayatında hiçbir siyasi partiye nasip olmayacak derecede mücadelelerle doludur.

Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne katılması ve ardından da Genel Başkanlığa gelmesiyle birlikte geçen süreyi ön adımlar olarak alırsak, 8-9 Şubat 1969 Adana'da gerçekleşen kurultay ile Milliyetçi Hareket Partisi adını almasıyla birlikte mücadele daha bir çetin geçmeye başlamıştır.

Diğer siyasi partilerde gelecek kaygıları, siyasi ikbal ve istikbal hesapları yapılırken Milliyetçi Ülkücü Hareketin siyasi organizasyonu ve bu hareketin içerisinde yer alanlar bir çok defa kendi geleceklerini, ikbal ve istikballerinden vazgeçerek Milliyetçi Ülkücü Hareketin çatısı içerisinde en çetin mücadeleleri vermişlerdir.

Partili değil dava arkadaşlığının ihdas edildiği Milliyetçi Hareket Partisi'nin 47 yıllık uzun mazisinde soğuk yurt odalarında verilen fikir mücadelelerinin yeri vardır, üniversite kampüslerinde, kahve köşelerinde, bu hareketin yeri ve anısı vardır. 

Ülkücü Şehitler Kervanının içerisinde Eski MHP Genel Başkan Yardımcılarından Gün Sazak'tan alında Eski İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı'dan, bir çok ilçe başkanı, mahalle sorumlusuna, hareketin rütbesiz neferlerine kadar nice isimsiz yiğit haince şehit edilmişlerdir.

Bu 47 yıllık uzun mazinin içinde de Devlet Bahçeli hep vardı.

1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde öğrenci olduğu dönemlerde Ülkü Ocağı kurucuları içerisinde de vardı.

1972 yılında aynı okulda asistan olarak göreve başlamasıyla birlikte üniversite gençliğinin yanı başında, en zor anlarında, kimsenin yanlarında bulunmadığı zamanlarda hemen yanı başlarında "Devlet Abi"leri vardı.

Ülkenin içerisinden geçtiği en zor günlerde, çatışmaların ayyuka çıktığı dönemlerde Ülkücü Gençlerin canhıraş bir mücadelenin tarafı olduğu dönemlerde Ankara'da aynı zamanda Ülkücü Gençliğin önünde bir rol model olan "Devlet Abi" vardı. 

12 Eylül'ün ülke üzerinde bıraktığı tahribat, yaşanan zorluklar sürecin de yine Ülkücülerin yanı başında en sıkıntısı olduğu dönemde yine Devlet Bahçeli vardı.

Zaman zordu, kervan zordaydı. Hareket bir bunalım içerisindeydi. Hareketin Başbuğu Alparslan Türkeş ve kadrolar cezaevindeydi. Dışarıda yokluğun her türlüsü yaşanmaktaydı. Böyle zor günlerde cezaevi kapılarındaki ülkücülerin yardımına koşan bir Devlet Bahçeli vardı.

ANAP kurulmuş, cezaevinden çıkan bazı Ülkücüler, geride dava arkadaşlarını bırakarak siyasi ikbal ve istikballeri adına ANAP'ın içerisinde Ülkücü kanadı kurmak adına Milliyetçi Ülkücü Hareketin mensuplarına sırt çevirmekteydiler. Kırlangıç Sokak Kırlangıç Apartmanı Daire:1'de kapalı kapılar ardında bunların hesapları yapılmaktaydı.

Onlara göre "Ülkücü Hareket" tarihtekini yerini almış, "Milliyetçi Hareket Partisi" ise misyonunu tamamlamıştır.

Başbuğ Türkeş cezaevinden çıkmıştır. Hareket yeniden yola koyulmalı, kervan toplanmalıdır.

Böyle bir dönemde uzunca bir süre asistanlık görevini sürdürmek zorunda kalarak Gazi Üniversitesi'nde daha yeni Doktor unvanını alan Devlet Bahçeli, Başbuğ Türkeş'in partiye davetini aldıktan sonra bir an bile düşünmemiştir.

Gazi Üniversitesi Rektörü Şakir Akça'nın  "Siyasete erken girmiyormusunuz, akademik kariyeriniz açık Doç yada Prof. olduktan sonra siyasete atılsanız daha iyi olmaz mıydı"  sözlerine karşılık Devlet Bahçeli'nin ağzından şu sözler dökülür. "Bu istifa bir siyasi tercih değil, bir talimatın yerine getirilmesidir."

17 Nisan 1987 günü Milliyetçi Çalışma Partisi'ne katılan Devlet Bahçeli 19 Nisan 1987 günü yapılan kurultayda Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Sekreterliği görevine getirilmiştir.

Bu zorlu mücadelede Milliyetçi Çalışma Partisi'nin mecliste yerini almasına gerek duyulmaktadır. 

Milliyetçi Çalışma Partisi, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile yapılan ittifak sonucu meclise taşınır. 19 milletvekili ile meclisteki yerini almıştır. 

1 milletvekiline ihtiyaç duyulmaktadır. 1 milletvekili ile 19 olan milletvekili sayısı 20'ye ulaşacak ve Milliyetçi Çalışma Partisi mecliste gurup kuracaktır.

Milliyetçi Ülkücü Hareketin içerisine çeşitli entrikalar cezaevi dönemlerinde sokulmaya başlanmıştır. Yeşil Kuşak Projesi uygulanmaya konulmuştur. 

Buradan başlayarak Milliyetçi Hareket Partisi ile uğraşılmaya devam edilmektedir.

%2,9'lardan başlayarak ayağa kalkmaya başlayan Milliyetçi Hareket Partisi'ne karşı komplolar hayata geçirilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin içerisinde yaşanan kopuş ile birlikte 6 milletvekili partiden istifa etmiş ve bir oluşum içerisine girilmiş ve yeni bir parti kurulmuştur.

Ayrılıklar yaşanırken Hareketin Başbuğu Alparslan Türkeş'e karşı en insafsız şekilde bir çok iftiralarda yaşanmıştır.

Bu zorlu süreçte de yine Başbuğ Türkeş'in yanında Devlet Bahçeli vardır.

Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in 14 Ekim 1987'de siyasi yasakların kalkmasıyla birlikte tekrar o günkü adıyla Milliyetçi Çalışma Partisi'ne katıldığında 12 Eylül öncesi Milliyetçi Hareket Partisinde bulunan 38 Genel İdare Kurulu üyesinden partiye katılan Genel İdare Kurulu üyesi sayısı 4'tür.

Geride kalan 34 kişi ise 12 Eylül'de kapatılan Siyasi Partilerin yeniden siyaset hayatına dönmesiyle birlikte Milliyetçi Hareket Partisi kurumsal kimliğinin peşindedir.

Türkeşsiz Türk Milliyetçiliği sahneye konulmak istenmektedir.

Şu anda Ankara Söğütözünde TOBB Üniversitesi Ekonomi Fakültesinin bulunduğu yerleşkede bulunan Yükseliş Kolejinde 27 Aralık 1992 günü kışın en sert, ayazın en soğunun yaşandığı bir Ankara kışında Ülkücüler yollara dökülmüştür.

Kurultay salonuna gelen Başbuğ Alparslan Türkeş'in karşısında kilitli kapılar bulunmaktadır.

Kendilerini Büyük Ülkü Devi olarak lanse eden ve görenler zorluklarla kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi'ni görmezden gelerek, Milliyetçi Hareket Partisi ismini ele geçirerek yeni bir senaryo peşine düşmüşlerdir.

Bu Söğütözü hadisesinin başını kim çekmektedir diye baktığımızda karşımıza Sadi Somuncuoğlu çıkmaktadır.

Başbuğ Alparslan Türkeş'in karşısında bu girişimin içerisinde bulunanlara baktığımız zaman "Nevzat Kösoğlu, İhsan Kabadayı, Cengiz Gökçek, Necati Gültekin ve Yılma Durak" gibi isimler yer almaktadır.

Yapılan tertibat sonrasında "Ülkücülüğün Kitabını Yazan" Başbuğ Alparslan Türkeş tasfiye edilmek istenmektedir. 

MHP'nin parçalanmasını ve bir adım ötesinde tarihten silinmesini isteyenler Temmuz 1992'de yaşanan ayrışmanın devamında ve bir adım ötesinde operasyonu başarıya erdirmek istemektedirler.

O salonda 12 Eylül öncesi 38 Genel İdare Kurulu Üyesi'nden 4'ü Başbuğ Alparslan Türkeş'in yanındadır.

Ama hesaba katmadıkları, unuttukları bir şey vardır ki Ülkücüler Başbuğ Alparslan Türkeş'in yanındadır.

O Salonda Başbuğ Türkeş'in yanı başında bir isim vardır. 

Kimdir o ?

Devlet Bahçeli'dir.

Alparslan Türkeş'in Genel Başkan olduğu yerde hemen yanı başında Genel Sekreter Devlet Bahçeli vardır.

Yapılan seçim sonrası 132 oya karşılık 404 oy ile Milliyetçi Hareket Partisi kendini feshederek partinin Miliyetçi Çalışma Partisi'ne ilhakı sağlanmıştır.

Hemen akabin de de 1993 yılında yapılan bir kongre ile de Milliyetçi Çalışma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi adını almıştır.

1995 seçimleridir. Türkeş'i sandığa gömelim tezviratları ve planları yapanların karşısında Başbuğ Alparslan Türkeş'in liste başı olduğu Adana seçim bölgesinde 3.sırada yer alan ve Başbuğ Türkeş ile seçim çalışması yapan yine Devlet Bahçeli vardır.

 

Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in 4 Nisan 1997 günü Hakka yürüdüğü tarihe kadar Başkanlık Divanında, Genel Sekreter, Genel Başkan Danışmanı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak yine Devlet Bahçeli vardır.

1997 yılında Başbuğ Türkeş'in Hakka yürümesinin ardından Türkeş öldü, MHP dağılır tezviratçıları yine sahnedeki yerlerini almıştır.

Yükselen Bayrak daha ileriyi taşınmak adına her zaman Ülkücülere ağabeylik yapan Devlet Abi yine sahneye çıkmıştır.

Yapılan olağanüstü kurultay süreçlerinin neticesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığında Devlet Bahçeli vardır.

Milliyetçi Hareket Partisi hızlı bir şekilde kurumsal çalışmalarını yaparak, kurduğu Parti Siyaset Okulu ile birlikte çalışmalara da hız verilmiştir. 

18 Nisan 1999 günü yapılan seçimlerde Başbuğ Türkeş'ten aldığı emaneti Sağın En Büyük Partisi, Türkiye'nin ikinci partisi olarak Meclise taşıyan Devlet Bahçeli vardır.

Ülkücü Gençliğe vizyon ve misyon yükleyen, çağın gereksinimlerini özümseten, yeni ufuklar açan bir Devlet Bahçeli vardır.

1997'den 2016'ya kadar geçen 19 yıllık süreçte "Milliyetçi Ülkücü Hareketi" yörüngesinden "Türk Milliyetçiliği Fikir Sisteminden" milim saptırmayan bir Devlet Bahçeli vardır.

47 yıllık Mililyetçi Hareket Partisi'nin tarihinin her karesinde içerisinde yer alan ve son 19 yılında da Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olan bir Devlet Bahçeli vardır.

Lider Devlet Bahçeli onun için demektedir "Benim hayatım dümdüz ülkücü bir çizgidir, zikzak yok ki renkli olsun." diye.

Ben de şuradan bir kez daha ilan ediyorum.

Türkmenbeyi; Dün Başbuğun Yanındaydın, Biz Evlatların olarak bugün pazara kadar,  Mezara Kadar Yanındayız. 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- DENİZ ZEYREK GERÇEKLERİ ÇARPITMA USTASI MISIN ? / Tarih : 2017-02-15 08:59:58
- BU ÜLKE İÇİN YEMİNİMİZ VAR VAZGEÇİLMEZ! / Tarih : 2017-02-13 08:48:28
- MEHMET TEZKAN, SEN OTUR YERİNE!.. / Tarih : 2017-01-11 08:57:57
- KASIM SÜLEYMANİ HALEP'DE YİNE SAHNEDE / Tarih : 2016-12-22 08:45:13
- ÖNDE GİDER ÖNKUZU / Tarih : 2016-11-23 08:39:04
- VERGİ İNCELEMELERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER / Tarih : 2016-11-17 08:19:48
- MEMLEKETİ DİZİ SETİ ZANNEDEN GÜLSE BİRSEL! / Tarih : 2016-10-28 08:54:02
- Mustafalar Ölür, Allah Davası Ölmez / Tarih : 2016-10-07 09:24:08
- ERKAN HABERAL ADAMDIR ADAM!... / Tarih : 2016-09-19 09:05:25
- STRATEJİK HESAPLARIN KESİŞTİĞİ ALAN EL BAB / Tarih : 2016-09-09 09:12:54
- Ak Alınlı Kara Yazgılı Çocuklar / Tarih : 2016-09-08 09:45:05
- TÜRK'ÜN SARSILMAZ KALESİ EBÜLFEZ ELÇİBEY / Tarih : 2016-08-26 09:39:28

Diğer Sezer YOZGAT Makaleleri : 1 2 3 4 5  İleri »