Ortadoğu Gazetesi

DİNDARLIK VE LAİKLİK ÜZERİNE

Erhan ÖZÇAKIR / 2016-09-21 09:30:40

Müslüman-Türk milletinin yıllardır psikolojisi ile oynanıyor… Bu psikolojik operasyonu yapanları tasvip etmesem dahi mükemmel derecede toplum mühendisi olduklarını söylemekte sakınca görmüyorum…

Yaptığım okumalardan ve değerlendirmelerden bu psikolojik operasyonun -kavramlar üzerinden toplumsal kavga-nın üzerine inşa edilmiş olduğunu gözlemliyorum…

Dindarlık ve Laiklik kavramları üzerine inşa edilmiş olan bu psikolojik operasyonu yerle bir etmek adına bu yazıyı kaleme alıyorum…

 ***

Laiklik, Hıristiyan Dünyasında ortaya çıkan bir kavramdır… Sebebi ise Kilise ile Devlet'in çatışmasıdır… Kavram olarak Laiklik veya laisizm ise; devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. 

Fıransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan "laik" sözcüğü, "din adamı olmayan kimse; din adamı dışında kalan halk" anlamına gelen Latince "laicus" sözcüğünden gelmektedir. Roma döneminde din adamlarına "Clerici" din adamı olmayanlara da "Laici" adı veriliyordu.

Görüldüğü gibi, Batı kültüründe de -laiklik- dindarlığın zıddı olmayıp -ruhban sınıfının dışında- olmak demektir…

Kendi açımızdan baktığımızda ise biliyoruz ki, İslam'da ruhban sınıfı yoktur. O sebepten dolayı, Batı'daki anlamı ile bizde laik bir kimsenin olması da mümkün değildir.

Ülkemizde kendisine -laik(!)- diyen bazı kişiler, laiklik kavramını dindarlığın zıddı olarak ortaya koymaktadırlar… Sebebi ise tanrıtanımaz olduklarını gizlemek, Laiklik kavramını saptırarak kendi ateist-komünist ideolojilerini Müslüman-Türk milletine dayatmak olduğunu anlıyoruz… 

Çünkü dindarlığın zıddı -laiklik- değil  -dinsizlik-tir… 

***

Şimdi gelelim diğer meseleye…

Peki bahsi geçen bu kavramın İslam ile çelişen tarafı nedir?! Laiklik kavramını kişiler üzerinden masaya yatırmadığımız zaman görüyoruz ki, laiklik kavramının bizim medeniyetimizde İslam ile çelişen hiçbir tarafı yoktur…

Diyorlar ki; efendim, İslam'ın genele hitap eden meseleleri var. Mesela suçsuz yere adam öldürmenin cezası, faizin yasaklanması, tecavüz, kumar vs. gibi meseleler var… Bende diyorum ki bu gibi meseleler sadece Müslümanların değil her insanın ortak paydada buluşacağı meselelerdir… Yüzde 99'u Müslüman olan bir millet var, meclis var, seçim var… Bunları talep eder, yerine getirtirsin… Bu talepleri yerine getirmeyeni gönderir, getireni baş tacı edersin…

O halde Müslüman-Türk milletine tavsiyem odur ki; bu kavram ile çatışmak yerine okumayan, araştırmayan ve İslam'ı bir çatışma aracı olarak ortaya koymaktan başka hiçbir amacı olmayan tekfirci dinciler başta olmak üzere, bu kavramı ateist-komünist ideolojisine perde yapmaya çalışanlar ile çetin bir mücadeleye girişmek gerekiyor…

Birbirimizle çatışmak yerine kucaklaşmayı, kavga etmek yerine konuşmayı, kulaktan duymak yerine okuyup araştırmayı başarabilirsek, FETÖ, IŞİD gibi yapıların kucağına düşmez, kendisine LAİK diyen ateist-komünist yapıların baskısına maruz kalmaz, -kavramlar üzerinden toplumsal kavga-yı tetikleyenlerin operasyonlarını boşa çıkarabiliriz…

Efendim, millet olarak bizi yanlış yönlendirip, bu gibi yapıların ağına takan hükümetlere, ekranlarda boy gösterip aydıncılık oynayan hokkabazlara sözün yok mu? Dediğinizi duyar gibiyim… 

Merak edilmesin, zamanı gelince en ağırından, onlara da üç beş kelam edeceğiz…

Baki Selamlar…




 


Diğer Makaleleri

- PARTİ DIŞI MUHALEFET / Tarih : 2017-03-13 08:40:08
- ÜLKÜCÜYE ÇAĞRI / Tarih : 2017-02-24 08:54:08
- BİZİM MAHALLEYE NE OLUYOR? / Tarih : 2017-02-06 08:51:49
- "MHP'NİN BÜYÜK STRATEJİSİ" / Tarih : 2016-11-25 08:42:23
- DEVLET BEY'İN ÜLKÜCÜLÜĞÜNÜ MÜ ANLATALIM? / Tarih : 2016-09-15 09:31:14
- UMUTLARIMIZA ATEŞ ETMEYİN / Tarih : 2016-02-28 10:01:45

Diğer Erhan ÖZÇAKIR Makaleleri :