Ortadoğu Gazetesi

Erkan AKÇAY

Serbest Köşe / 2016-05-13 09:25:46

FACİANIN ARDINDAN SOMA'DA 2 YIL

 

13 Mayıs 2014 tarihinde tarihimizin en büyük facialarından birini yaşadık. Soma'da Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında meydana gelen faciada 301 madencimiz hayatını kaybetmiş, 486 işçimiz de yaralanmıştı. Bu kaza ile anne ve babalar evlatlarını, kadınlar eşlerini, çocuklar babalarını yitirmiştir. Facianın üzerinden geçen 2 yıla rağmen yaralar henüz kabuk bağlamamıştır.

 

 

SOMA ADALET PEŞİNDE 

Facianın üzerinden iki yıl geçti ancak Soma'da adalet arayışı devam ediyor. 13 Nisan 2015'teki Soma Faciasına ilişkin davanın ilk duruşmasından bugüne 7 duruşma gerçekleşmiştir. 1 yıldır mahkeme salonlarında süründürülen şehit madenci aileleri 14 Haziran'da 8 inci duruşmada yeniden bir araya gelecektir.

 

Bugün devam eden ve 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı dava süreci neticelendiğinde adalet yerini tam anlamıyla bulamayacaktır. Elbette ki bu kişilerin hak ettikleri cezaları alması Soma'nın acısını hafifletecektir. Akhisar'daki Soma mahkeme salonundan adalet çıkmaz; çıksa da eksik çıkar! Soma özelinde maden facialarına ilişkin adaleti aramamız gereken bir başka nokta daha vardır.

 

Soma faciasının hukuki, idari ve siyasi sorumlusu yok mudur? Soma'da adalet arayışımızın ikinci perdesi bu soruyla açılmaktadır.

 

Madenin ruhsatlandırılmasında, işletme izninde, projelendirilmesine, ihalesinde, rodövansında, şartnamesinde, çalışma düzeninde, üretim hacminin belirlenmesinde, denetiminde hâsılı akla gelen her süreçte yetkili olacaksınız; ancak kaza halinde sorumlu olmayacaksınız!

 

İşte bu nedenledir ki Soma faciası bir "fıtrat" değildi. 13 Mayıs 2014 gününden beri yaşadığımız acılar önlenebilir bir facianın sonuçlarıydı.

 

Bu halde Soma'da adalet isteniyorsa, maden facialarının önlenebilir olduğu gerçeğinden hareket ederek Enerji ve Çalışma Bakanlığı, Türkiye Kömür İşletmeleri ve Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkililerinin de sanık sandalyesine oturtulması gerekmektedir. Soma'da eksiksiz bir adalet ancak bu şekilde sağlanabilir.

 

SOMA'DA 2 YIL

13 Mayıs 2014 tarihi Soma için bir dönüm noktası olmuştur. Faciadan sonra Soma halen 12 Mayıs 2014 tarihindeki sosyo-ekonomik tablosuna dahi dönememiştir. Faciadan sonra binlerce kişi Soma'dan göçmüştür. İlçede ekonomi durma noktasına gelmiştir. Esnaf ve sanatkârlarımız zor günler geçirmektedir. Bütün bunların üstüne Yırca'da inşa edilme istenen termik santral gibi konularla da ülke gündemine gelmek Soma'lı vatandaşlarımızı psikolojik olarak çok yıpratmıştır. Bugün Soma çok büyük toplumsal ve ekonomik sorunlarla mücadele etmektedir.

 

Soma ekonomisine bugün işsizlik damga vurmaktadır.

 

Soma'da madenciler işten çıkarılmakta, hükümet sözlerini tutmamaktadır.

 

Soma Kömür İşletmeleri tarafından işten çıkarılan 2 bin 831 madencinin gerekse de Uyar Madencilik tarafından işten çıkarılan 804 madencinin ödenmeyen tazminatları Soma'da büyük bir sorun haline gelmiştir.

 

Oysa mecliste girişimlerimiz ve desteklerimiz neticesinde 3 Nisan 2015 tarihinde Somalı madencilerin tazminatlarıyla ilgili bir düzenleme yapılmıştı.

 

Bu yasal düzenlemenin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran seçimleri öncesinde 4 Haziran 2015 tarihindeki Manisa mitingi öncesinde Somalı işçilerin tazminatlarının ödeneceğini açıklamıştı. Seçim öncesinde göstermelik küçük bir miktar tazminat ödemesi yapılmış ancak bu ödemelerin devamı gelmemiştir. Bu tazminatlar halen ödenmemiştir.

 

2 yılın ardından Soma'da Hükümet 3 söz vermişti. 

 

Birincisi, Soma kazası sonrasında geride kalan ailelerine sahip çıkmak. Mağdur ailelere hükümet değil, milletimiz sahip çıkmıştır. Yardım seferberliği yaparak; AFAD'da toplanan 46,5 milyon TL dağıtıldı. Türk milleti bu konuda büyük bir teveccühle dünyada örnek olacak bir destek kampanyasını tamamlamıştır.

 

İkincisi, çalışan madencilere sahip çıkmaktı. Bu söz de havada kalmıştır.

 

Üçüncü söz ise işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda düzenlemeler yapmaktı. Bu konuda bir tek adım dahi atılmamıştır.

 

 

SOMA SONRASI NELER YAPILMADI?

Facianın ardından TBMM'de 21 Mayıs 2014'te bir araştırma komisyonu kurmuştur. 4 Haziran 2014'te çalışmalarına başlayan komisyonun raporu 30 Ocak 2015 tarihinde dağıtılmıştır. Raporun dağıtılmasını takiben Genel Kurul çalışmalarının sona erdiği 04.04.2015 tarihine kadar komisyon raporunun Genel Kurul görüşmeleri yapılamamış ve böylece rapor kadük kalmıştır.

 

Bu rapor; içerdiği bilgi, belge, ifade tutanakları ve tespitleri ile tarihe, gündeme, ilgililere ve sorumlulara önemli notlar düşmüştür.

 

Bugün Genel Görüşme önergemiz ile komisyon raporunun Genel Kurul gündemine alınarak görüşülmesini öneriyoruz.

 

Komisyon raporuna yazdığımız muhalefet şerhinde bazı önerilerimiz vardı. Raporun yazımının ardından 15 ay geçmişken bir muhasebe yapalım.

 

- Hükümet şahsi ve keyfi yönetim anlayışından vazgeçmelidir." dedik; geçmedi.

 

- "16 Haziran 2012 tarihli 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi iptal edilmelidir" dedik; AKP değil Danıştay iptal etti.

 

- "Madencilik Bakanlığı'nın kurulmasını, iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin oluşturulmasını" önerdik; hiçbir gelişme yok.

 

- "Kömür madenciliğinde taşeronlaştırma ve rodövans uygulamalarına son verilmelidir" dedik; bu uygulamalar devam ediyor.

 

- "Denetim yapan kamu kurumları arasında etkin bir koordinasyonun sağlanması için yeni bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır" dedik; bir gelişme yok.

 

- "Maden kazaları sonrasında kurtarma çalışmalarının organizasyon ve koordinasyonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir birim tarafından yürütülmelidir" dedik; hiçbir adım atılmadı.

 

- "Dayıbaşılık uygulamalarını önlemek için caydırıcı yasal düzenleme yapılmalı ve denetimlerde bu hususlara dikkat edilmelidir." dedik; dayıbaşılık halen devam ediyor.

 

Sonuç olarak, ülkemiz ve hükümet Soma üzerinden büyük bir sınavdan geçmektedir. Burada yargı da, yürütme de ve yasama organı olarak TBMM de sınanmaktadır. Soma faciası tarihimizin en büyük faciasıydı; bu facianın bütün etkileriyle ortadan kaldırılması bütün idari ve yönetim organlarıyla hepimize düşen bir görevdir. Facianın ikinci yılında Soma'yı daha çok anıp, Soma için daha büyük bir şevkle harekete geçilmesi gerekmektedir.

 




 



Diğer Makaleleri

- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2017-02-09 08:36:48
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-08-23 09:09:18
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-08-16 09:37:52
- İbrahim İspaha / Tarih : 2016-08-11 09:26:58
- CAFER KARDAŞ / Tarih : 2016-08-07 09:51:03
- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2016-08-02 09:21:23
- Hüseyin Altay / Tarih : 2016-07-29 09:32:00
- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2016-07-21 09:17:32
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-07-12 09:23:15
- Kenan KURU / Tarih : 2016-07-11 09:26:14
- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2016-06-28 09:44:07
- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2016-06-21 09:23:52
- Kenan KURU / Tarih : 2016-06-18 09:38:57
- Kenan KURU / Tarih : 2016-06-18 09:38:45
- Kenan KURU / Tarih : 2016-06-12 10:42:34
- İbrahim İsbaha / Tarih : 2016-05-23 09:21:22
- Dr. Hayati BİCE / Tarih : 2016-05-06 10:27:24
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-04-25 08:42:38
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-04-19 09:44:33
- Rıfat PAÇA / Tarih : 2016-02-21 10:34:49

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »