Ortadoğu Gazetesi

İdeolojik Koordinasyon Siyaseti

Şükrü Alnıaçık / 2017-01-04 08:35:01

"Ya onurlu ve huzurlu bağımsız bir millet olarak yaşayacağız, Ya da küresel oyunlara boyun eğerek bölünme ve parçalanma tuzağına düşeceğiz."

Bu sözler, Salı günkü grup toplantısında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli tarafından söylendi.

Devlet Bey, tek cümlede MHP'nin15 Temmuz'dan sonra yürüttüğü yapıcı siyasetin gerekçesini özetler gibiydi.

MHP'nin bu siyasetini:

"Millet düşmanlarına, emperyalistlere, darbecilere ve teröristlere karşı sesini yükseltirken, Milliyetçiliğe uygun hareket ettiği sürece hükümete destek vermek" olarak özetleyebiliriz.

Evet, AKP'nin Milli Görüş gömleğini çıkardıktan sonra bir ideolojik omurgadan yoksun kaldığı ve bu boşluğun FETÖ tarafından "Ilımlı İslam"la doldurulduğu yılları hep birlikte yaşadık.

Aslında "paralel devlet" denilen dönem, ideolojik değişim geçiren devlet dönemiydi. 

15 yıldır Türkiye Cumhuriyeti, Milliyetçilikten, Laiklikten, Cumhuriyetçilikten hızla uzaklaşıyor;"Dinler arası diyalog, Stratejik derinlik, Neo-Osmanlıcılık" gibi kitlenin kulağına hoş gelen söylemlerle ideolojik bir boşluğa doğru itiliyordu.

Bu ideolojik boşluğun farkına varan Öcalan bile "Demokratik Türkiye" ve "Ekolojik toplum" gibi ezber paradigmaları dayatmaktan geri kalmamıştı.

Son 10 yılın AKP Türkiye'si, aslında bir "FETÖ-Öcalan ülkesi"ydi. 

Sonunda bu iki örgüt,ABD koordinasyonunda yan yana getirilmiş; son seçimlerde yüzbinlerce dini bütün vatandaş,dinsizbir terör örgütünü destekleyebilmişti.

Emperyalizmin kurtla kuzuyu yan yana getirdiği, sapla samanı harmanlayarak koordine edebildiği bir ortamda Milliyetçilerin millete sahip çıkmasında şaşılacak bir şey yoktu. 

AKP'nin FETÖ'yle yollarını ayırdıktan sonra içine düştüğü ideolojik boşluk ve paradigma eksikliğinin, vatanseverlikle, Milliyetçilikle doldurulmasında sonsuzyarar vardı. 

AKP'nin kalıcı bir iktidar sağlamak için elde ettiği medya gücünün ve örgütlü toplumsal etkinliğin başıboş bırakılması halinde en azından gençler arasında "Ay Yıldız"ın yerini, Ortadoğu'daki maceracı sembollerin alması işten bile değildi.

Devlet-toplum bütünleşmesi, Türk Ordusunun ağır bir darbe aldığı 15 Temmuz'dan sonra, AKP'nin içindeki marjinal unsurların kaşıdığı asker düşmanlığının izale edilmesi bakımından da önemliydi.

Ben, MHP'nin 15 Temmuz'dan itibaren yürüttüğü yapıcı muhalefete "İdeolojik Koordinasyon Siyaseti" gibi tanımlayıcı bir isim bulmanın yararlı olduğuna inanıyorum. 

MHP'nin ihtiyatlı bir şekilde hükümeti desteklemesi, hatta Devlet Bey'in Başkanlık tartışması açarak 40 kişilik MHP Grubunu, AKP açısından "vazgeçilmez" hale getirmesi, Milliyetçiliğe, icra makamı nezdinde konjonktürel ve pragmatik de olsa güçlü bir itibar kazandırmıştır.

Tabir yerindeyse millet, bir zamanlar FETÖ'cü söylemlerle ayaklar altına alınan Milliyetçilikle yeniden buluşmuştur.

Türkiye gemisinin merkezi anons sisteminden, Mahmutpaşa işi uyuşturucu müzikler yerine bangır bangır "Ölürüm Türkiyem" şarkıları çalınmıştır.

15 Temmuz'dan sonra MHP,dünyayı"millet" yerine "mezhep" penceresinden okuyanana muhalefetle yollarını ayırarak, Suriye iç Savaşıyla tetiklenen dahili fay kırıklarına da perçin atmıştır.

40 medya kanalıyla ve hızla doktrine edilebilen AKP seçmeni, Mısır'daki gibiulusal-seküler bir bloğun karşısında marjinalleşerek İhvan-ı Müsliminmisali,ikinci bir"meydan arayışına" girmekten korunmuştur.

İdeolojinin siyasi uygulama zeminini oluşturmak, ortaya ezber bir paradigma koymaktan daha önemlidir. 

Devlet bey, uyguladığı akılcı siyaset sayesinde Milliyetçiliğin fikir eksenini ve hedeflediği değerleri, daha büyük birumutla deklare etme fırsatı bulmuştur:

"İnsan merkezli, hak ve adalet ilkelerine uygun, gönüllü paylaşımı ve işbirliğini amaçlayan, küresel kaynakları hakkaniyetle insanlığın istifadesine sunan yeni bir aydınlanma sürecinin Türk milletinden başlaması milliyetçilerin Türkiye merkezli fikirlerinin temelini oluşturmaktadır."

Üstelik bu cümlede, soğuk savaş dönemi Milliyetçiliğini revize eden evrensel mesajlar da vardır.

1910'larda "Üç siyaset tarzı"ndan biri olan Milliyetçilik:

1-Balkan komitacılığından,

2-Arap ihanetinden kaynaklanan tepkiler üzerinde vücut bulmuştur.

Balkan komitacılığının bugünkü karşılığı PKK terörü, Arap ihanetinin güncel karşılığı ise DEAŞ barbarlığıdır! 

İletişim çağında lokal olayların tarihsel etki kapasitesi,kitaplardan, hutbelerden fazladır. 

Dolayısıyla, iki başlı terörle mücadele eden bir Türkiye'de Milliyetçiliğin yükselmesi kaçınılmazdır.

AKP yönetiminin "ihtiyaçtan acil" keyfiyetiyle tabi olduğu bu Milliyetçi çizgi, halkın kendi kulağına aşina olan Milliyetçi söylemlere kavuşması nedeniyle "kalıcı ve işlevsel" olmaya adaydır.

Bu durum, MHP kadroları tarafından iyi algılanıp, doğru işlendiği takdirde MHP iktidarının yolunu açacaktır!

Devlet Bey'in "ne yaptığını" anlamaya çalışanlara duyurulur.




 


Diğer Makaleleri

- Kripto Sorulara Açık ve Net Cevaplar - III / Tarih : 2017-07-26 14:00:23
- Kripto Sorulara Açık ve Net Cevaplar - II / Tarih : 2017-07-25 09:56:28
- Kripto Sorulara Açık ve Net Cevaplar / Tarih : 2017-07-24 09:57:55
- Çatı İddianamesinde FETÖ-Siyaset İlişkileri / Tarih : 2017-07-21 10:10:35
- 15 Temmuz Kronolojisi - V / Tarih : 2017-07-20 09:46:02
- 15 Temmuz Kronolojisi - IV / Tarih : 2017-07-19 10:01:44
- 15 Temmuz Kronolojisi - III / Tarih : 2017-07-18 10:21:53
- 15 Temmuz Kronolojisi - II / Tarih : 2017-07-17 10:11:32
- 15 Temmuz Kronolojisi - I / Tarih : 2017-07-15 10:09:56
- "Zaten Karışık"lar! / Tarih : 2017-07-14 10:15:46
- Ekranın Bordo Bedellileri! / Tarih : 2017-07-13 09:52:20
- 15 Temmuz İtirafları! / Tarih : 2017-07-12 10:26:36
- Karargâh Düşerse... / Tarih : 2017-07-11 10:02:57
- Bu Nasıl Bir Cinayet? / Tarih : 2017-07-10 10:20:09
- BOP'tan Haberler! / Tarih : 2017-07-08 10:03:28
- Türklükle Sorunu Olan Herkes… / Tarih : 2017-07-07 09:58:03
- Karanlığın Nefesi ve Tarihin Sesi!.. / Tarih : 2017-07-06 10:05:50
- Karanlıklar ve İhtimaller! / Tarih : 2017-07-05 09:48:47
- Memleket Bulmaca Gibi! / Tarih : 2017-07-04 10:05:06

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »