Ortadoğu Gazetesi

İdlib bizim için hayati önemdedir

Orhan Karataş / 2017-10-09 09:32:39

         Kuzey Irak'daki Barzani kalleşliği ve Kerkük'ün bir oldu-bittiye getirilmesine karşı teyakkuza geçmişken, birden bire kendimizi İdlib sorunun tam ortasında bulduk. Sadece bu kadarı dahi ne kadar zor ve karmaşık bir coğrafyada yaşadığımızı, çok dikkatli, çok kararlı ve her zaman çok hazır olmamız gerektiğini gösteriyor. En küçük bir yanlış, bir tereddüt, bir yetersizlik acı ve çok ağır sonuçlar doğuracaktır.

                               

YANLIŞA TAHAMMÜL KALMADI

         Barzani kalleşliğinin yaşanmasında bizim çok önemli yanlışlarımız oldu. Bu peşmergebaşının muhatap alınmasından tutun da, o referandumun ne pahasına olursa olsun yaptırılmasına kadar bir sürü ihmal ve yetersizliğin sonucunu ağır şekilde ödemek zorunda kalıyoruz. Hiç olmazsa bundan sonra aynı hatalar tekrarlanmasın diye çırpınıyoruz. Sayın Devlet Bahçeli'nin uyarıları, tavsiyeleri ve yeri geldiği zaman müdahaleleri hayati bir önem arz etmektedir. Hükümet etme yetkisini elinde bulunduranlar, eninde sonunda Sayın Bahçeli'nin söylediklerine gelip, tavsiyelerini dinlemek ve hayata geçirmek durumunda kalıyorlar.Önemli olan, yanlış yapmadan, bedel ödemeden, daha en başta doğru tavır alabilmektir. Zira, bölgedeki gelişmeler bıçak sırtında gitmektedir ve artık en küçük bir yanlışa tahammül kalmamıştır.

                                 

HAZMETTİRME DÖNEMİ

         Kuzey Irak'da bir "hazmettirme" dönemine girildiğini ibretle izliyoruz. Bu durum bizim için sürpriz değildir, böyle olacağını en başından itibaren biliyor ve söylüyorduk. Irak merkezi hükümeti ve İran'la ortak hareket etmek ve ortak tavır geliştirmek doğrudur, ancak yeterli değildir. Zira, her ülkenin kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiği ve edeceği, bazı durumlarda menfaatlerimizin ayrışabileceği hiçbir zaman unutulmamalıdır. İran belli garantiler, belli tedbirler almak kaydıyla farklı bir tavır içine girebilir. Aynı şekilde Irak Merkezi hükümetinin Türkiye'ye karşı önyargılı olduğunu unutmamak gerekiyor. Her zaman olduğu gibi, kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kalabiliriz ve buna hazırlıklı olmalıyız. Özellikle, "diyalog" dedikleri ve aslı hazmettirme olan süreç karşısında çok dikkatli hareket etmek ve oyuna gelmemek gerekiyor. Bu konuyu daha sonra ayrıntılı olarak değerlendireceğiz ve şimdilik bu kadarla yetinip, ivedilik kazanan İdlib melesine dikkat çekmek istiyorum.

                               

İDLİB KUZEY IRAK BAĞLANTISI

         İdlib ve buna bağlı gelişmeler varlığımız ve birliğimiz açısından en az Kuzey Irak'ta yaşananlar kadar önemlidir. Kaldı ki, birbirinden bağımsız da değildir. Hiç uzatmadan söyleyelim, İdlib BOP yolunun çok önemli bir kilometre taşı haline gelmiştir. BOP'un bir ucunda da Türkiye'nin sınırlarını değiştirmenin olduğu düşünülürse, buranın bizim için ne kadar önemli, ne kadar hayati olduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Şu anda İdlib bölgedeki DEAŞ ve PKK-PYD terör örgütleri dışında kalan unsurların kontrolündedir. Tahrir el Şam denilen, El Nusra ve El Kaide karması bir yapı tarafından kontrol edilmektedir. Böyle devam etmesi DEAŞ'ın yerini alacak yeni terör örgütlerine zemin hazırlanması bakımından son derece tehlikelidir. Ancak, bu kritik şehrin kim tarafından, nasıl ve ne zaman temizleneceği ve sonrasında kimin kontrolünde kalacağı çok hayati önem arz etmektedir. ABD'nin PKK uzantısı PYD ile burayı temizleyip, sonrasında da bu kanlı örgüte teslim etmek istediği düşünülürse, nasıl kirli bir oyun oynandığı da kendiliğinden ortaya çıkar. Zira, İdlib'in PYD'nin eline geçmesi, bizim yaptığımız Fırat Kalkanı Operasyonu'nun iflası olacaktır. PYD'nin İdlib üzerinden Akdeniz'e inmesi ve Afrin'le birleşip Türkiye'nin güney sınırlarının tamamen terör örgütüne teslim edilmesi demektir. ABD'nin PYD'ye verdiği tonlarca silah da dikkate alınırsa, nasıl bir belayla karşı karşıya kalacağımız daha kolay anlaşılır.

                               

YAPILAN DOĞRUDUR

         İdlib'in Rusya tarafından kontrole alınması durumunda da sonuç değişmeyecektir. Afrin'in Rusya kontrolünde olduğu unutulmamalıdır. PYD'ye karşı ilgi ve ilişki bakımından Rusya'nın da ABD'den aşağı kalmadığı ayrı bir gerçektir. Dolayısı ile buranın kontrolü Rusya'ya da bırakılamaz. Yapılacak şey inisiyatif almak ve bizim için hayati önemdeki İdlib'e müdahale etmektir. Rusya ve İran'la Astana görüşmelerinde alınan çatışmasızlık bölgesi oluşturulması kararı son derece isabetli olmuştur. Şimdi de bunun gereğini yerine getirmek için harekete geçilmiştir. Alınan karar doğru, yapılan operasyon çok yerindedir. İdlib'in kontrol edilmesi Fırat Kalkanı Operasyonu'nun çok daha önemli ve anlamlı hale getirecek ve Türkiye etrafında oluşturulmak istenen terör kuşağını çok önemli ölçüde kırmış olacaktır. Diğer taraftan, İdlib'in terör örgütlerinin eline geçmesine bağlı olarak Türkiye'ye başlayacak ve sayıları yüzbinleri bulacağı anlaşılan yeni ve büyük bir göç dalgasının da önüne geçilecektir.

                                 

MHP'DEN TAM DESTEK

         İdlib'in kontrolü çok önemlidir, ama asla yeterli değildir. Menbiç hala PYD'nin elindedir, Afrin aynı şekilde bu kanlı terör örgütün kontrolündedir. Suriye sınırımızın 600 kilometresinde PYD cirit atmaktadır. Buna daha fazla müsaade edemeyiz. Rusya ile anlaşılarak Afrin'in de tehdit merkezi olmaktan çıkarılması şarttır. Fırat Kalkanı Operasyonu sırasında keşke Menbiç'i de menzilimize alabilseydik. Şimdi buranın temizlenmesi yeniden gündeme getirilmeli ve gereği yapılmalıdır. Türkiye'nin güvenliği artık sınırlarımızda değildir. Sınırlarımızın hemen dibinde oluşan ağır tehditleri yok etmek ve güvenliğimizi oralardan sağlamak zorundayız. Bunu ihmal edemeyiz ve ertelemeyiz. Hükümet kararlı olmalı ve geri adım atmamalıdır. Bu konularda MHP'nin ve ülkücülerin tam desteği her zaman arkasında olacaktır. MHP'nin Ankara'daki muhteşem Kerkük toplantısı ve Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı veciz konuşma hükümet için bir teminattır.




 


Diğer Makaleleri

- ABD'nin foyası ortaya çıkarılmalı / Tarih : 2017-12-15 08:50:43
- Kendi sorunlarımızı unutmayalım / Tarih : 2017-12-14 08:50:51
- İslam Âlemi dik durmalı / Tarih : 2017-12-13 09:12:15
- Milliyetçilik / Tarih : 2017-12-12 08:47:27
- Her ülkücü bir Hasan Onbaşı'dır / Tarih : 2017-12-11 08:37:39
- Kudüs'ten Lozan'a / Tarih : 2017-12-09 08:30:26
- BOP'un ucu Kudüs'ten çıktı / Tarih : 2017-12-08 08:53:38
- Trump'ın şerri ve İslam alemi / Tarih : 2017-12-07 08:31:50
- Akıl ve vicdan / Tarih : 2017-12-06 09:16:43
- Kudüs'ün gözyaşları / Tarih : 2017-12-05 08:55:35
- İttifak / Tarih : 2017-12-04 07:49:42
- Siyaset, ilke ve dürüstlük / Tarih : 2017-12-02 08:40:40
- Siyaset ve seviye / Tarih : 2017-12-01 08:43:59
- Biz değil onlar kaybediyor / Tarih : 2017-11-30 08:21:38
- Türkiye'ye aba altından sopa gösteriliyor / Tarih : 2017-11-29 08:54:43
- Ülkücünün yeri MHP'dir / Tarih : 2017-11-28 08:31:54
- Cumhuriyeti kuran ve koruyan irade / Tarih : 2017-11-27 08:33:16
- NATO'dan FETÖ'ye / Tarih : 2017-11-25 08:42:36
- SOÇİ SATRANCI / Tarih : 2017-11-24 08:33:33
- NATO'dan çıkmalı mıyız? / Tarih : 2017-11-23 08:33:14

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »