Ortadoğu Gazetesi

Kenan KURU

Serbest Köşe / 2016-06-12 10:42:34

MİLLETE MENSUBİYET BAĞI

 

  İnsanlar mutluluklarını yaşarken bile, teknolojinin imkânlarıyla kısa sürede aldığı haberin burukluğu ile içi kararmaktadır.

  Ülkenin her tarafında gün geçmiyor ki; terörün kalleşçe, alçakça saldırıları sonucu şehit düşenlerin ve yaralananların acıları milletimizi derinden yaralamasın. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralananlara şifa diliyoruz.

  "Allah Milletimize zeval vermesin" anlayışı, inanç ve insani değerlerle de önemli yere sahiptir.  Buradan battığımızda varlık şartı olan " Milliyetçilik" in sağlam bir yapıda olduğu anlaşılmaktadır.

  Mensubiyet bağından ve idrakinden yoksun olanların günümüzde, cahil, bilgisiz ve dünyadan habersiz yaklaşımları bulunmaktadır. Büyük çoğunluğunun Milli kimliği tartışma konusu olmasına rağmen Millete mensubiyet bağı yaklaşımı değerlendirmektedir.

  Çağlar boyunca insanların ifadeleri ile mana değiştiren kelimeler ve bu kelimeleri değiştiren manalar görülmüştür. Bu noktadan birkaç tespiti kısaca sizlerle paylaşmakta fayda mülahaza ediyorum; "Millete zeval vermemek" temennisi, duası da Millete anlam yükleyen kelimelerdendir.  Kelimelerin geçirdikleri maceraları anlamadan, değerlendirmeden yüklenilen manaların anlaşılması gerekmektedir. Anlam ve anlatımla millete mensubiyet bağının büyük mücadelelerle, sonucu başarıya ulaştıran kahramanlıklarının simgesini kalbinde yaşaması değil midir? 

  Yazıklar olsun ki; Milletin meclisinde, yerel yönetimlerde seçimle göreve gelenler, içeride ve dışarıda gayrı samimi kararlar verebilmektedir. Bu kararlardan bazılarını kısaca hatırlayalım. " Millet derseniz ayrıcalık olur. Acının coğrafyasını barışın coğrafyasına çevireceklerinden dem vurulmuştur." Yine… Görev yapmaya gelmediklerinin ifade edildiğine tarih şahitlik yapmıştır. 

  Kelimelerin geçirdikleri maceraları burada görmek mümkündür.  Bazen bir kelime doğduğu yere küsen birey gibi hududu aşmakta değil midir?  

  Asırlarca yaşadıkları yere yabancı olanlarla son yirmi yılı aşkın Ermeni tarihçileri, tarihi gerçekleri, epigrafik delilleri değiştirmek, yok etmek suretiyle kendi tarihlerini daha eskiye götürmeye çalıştıkları görülmektedir. 15.yüzyılda Timur tarafından baskı ile İslamlaştırılan Türkleştirilen Ermenilere aittir gibi ifadelerindeki isteklerini zaman ortaya koymamakta mıdır? 

  Mensubu olduğu millete, yaşadıkları topluma bağlı olması gerekirken, barış için göreve gelenlerin kelimelerinin maceralarını anlamak mümkündür. Hasta şaşkın bir halde kendi ilaçlarıyla teşhise giderken, bu teşhisi koyanlar kafasını şaşkın topluluğa çevirerek hekim arıyor, ihtisas arıyor. 

  Türk milleti tarihi içinde kurallarıyla ortaya koyduğu kararlığındaki o, cevher, o, asillik bünyesinde mevcuttur. 

 

 Kenan KURU 

Trabzon TÜRKAV Başkanı

 




 


Diğer Makaleleri

- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-07-19 10:01:10
- MUHAMMET KUTLU / Tarih : 2017-07-15 10:11:18
- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-07-14 10:14:16
- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-07-12 10:25:22
- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-07-04 10:06:27
- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-06-19 10:23:47
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-06-10 10:06:28
- Kahraman Karaman / Tarih : 2017-06-04 10:33:56
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-06-01 09:48:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-05-20 09:44:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-05-06 09:49:39
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-04-21 09:50:40
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-04-09 10:01:44
- Ali YETGİN / Tarih : 2017-04-03 09:48:12
- Mehmet Ayhan GÜNAYDIN / Tarih : 2017-03-19 09:26:03
- Kahraman KARAMAN / Tarih : 2017-03-17 08:34:19
- Cumhur BULUT / Tarih : 2017-03-15 08:06:46
- İbrahim İSBAHA / Tarih : 2017-02-09 08:36:48
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-08-23 09:09:18
- İbrahim İSPAHA / Tarih : 2016-08-16 09:37:52

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »