Ortadoğu Gazetesi

MEMLEKETİ DİZİ SETİ ZANNEDEN GÜLSE BİRSEL!

Sezer YOZGAT / sezeryozgat@gmail.com 2016-10-28 08:54:02

Hürriyet Gazetesinin yazarlarının arasında dizi setlerinden tanıdığımız mizah yazarı Gülse Birsel Hanımefendi var. Bu hanımefendi, anlaşılan odur ki yazacak bir şey bulamamış ki gazeteyi evirip çevirip diğer yazarlar ne yazıyorsa bakmış, iki de kumandayla zamping yapıp MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin gündemdeki Başkanlık tartışmalarına ulu orta dalmayı tercih etmiş. 

Geçtiğimiz dönemlerde mizah yazılarına ara verip Türkiye gündemini uzunca bir sürece meşgul eden MHP'de Olağanüstü Kurultay tartışmalarına da böyle balıklama dalmıştı. Yazısında; 

"Akşener komşun olsun, çaya gelsin gitsin istersin. Bahçeli'yle ıssız adaya düşsen muhabbet açamazsın.

 Akşener "Perihan Abla", Bahçeli "Issız Adam". Üstelik de yakışıklı olmayanından.

 

Ha bir de..." sözleriyle yine o dönem Meral Akşener'e sahip çıkıyor MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'yi de Issız Adam olarak yorumluyordu.

Bizde bu köşeden kendisine yazdığımız cevap karşısında suskunluğunu korumuş tek kelime bile edememişti. Kendisine o kadar istiyorsan gidip Meral Ablanla güne katılabilir, kısır yapıp yiyebilirsin tavsiyelerinde bulunmuştuk.

Bak Gülse Birsel Hanımefendi; senin Meral Ablan 15 Temmuz gecesi İstanbul'da Boğaz Köprüsünde yaşananları çözmeye çalışıp IŞİD'miydi başka bir şey miydi diye düşünürken MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli darbe girişim karşısında Hükümetin ve Devletin yanında yer alıyor ve Ankara'dan MHP Genel Merkezinden yaptığı açıklama ile o geceye damgasını vuruyordu. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli; 11 Ekim 2016 günü TBMM'de yapmış olduğu grup toplantısında ; 

Net olarak söylemek isterim ki, şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir.

Fiili durumla hukuki gerçek taban tabana zıtlık içermektedir.

Filli durum ve dayatmalarla Anayasanın değişeceğini iddia etmek, Anayasayı rafa kaldırmak eğer gaflet değilse vahim bir art niyetlilik ve sinsi bir tezgâhtır.

Bu açık tehlikenin bertaraf edilebilmesi için karşımızda iki alternatif yol bulunmaktadır:

Bunlarda birincisi ve bizim açımızdan da en doğru, en sağlıklı olanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın fiilli başkanlık zorlamasından vazgeçmesi, yasa ve anayasal sınırlarına çekilmesidir.

Şayet bu olmayacaksa, ikinci olarak, fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranmasıdır.

Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır.

Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi ilke ve ülkülerine sonuna kadar bağlıdır.

Diyordu.

Konuyu tekrar gündemine alan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli 18 Ekim 2016 günü yapılan grup toplantısında;

Dedim ki, Türkiye'de filli bir durum vardır ve bu çözülmelidir.

Ülke yönetimi yasa ve Anayasaya uygun değildir. Ve de suç işlenmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanı filli başkanlık yapmaktadır.

Bu durum Anayasa'ya aykırıdır.

Bunları anlamayan varsa, sözüm söz olsun, heceleye heceleye, yeni baştan alfabeyi öğretir gibi anlatmaya varım ve hazırım.

Sözleriyle konuyu özetliyordu.

Konuyu bir kez daha gündemine alan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli 25 Ekim 2016 günü yapılan TBMM Meclis Grup Toplantısında;

Türkiye'nin ağırlaşan iç ve dış şartları öncelikle ve mutlaka hukukun temel ve vazgeçilmez ilkelerine bağlılığı gerektirmektedir.

Yok bu mümkün değilse, buna yanaşılmayacaksa fiilli durumun hukuki boyut ve içerik kazanması için demokratik bir sürecin işletilmesi pekala en geçerli ikinci yoldur.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin dediği budur.

Mahalleyi ayağa kaldırmak için bizim başkanlık sistemine olumlu baktığımızı iddia edenler, acaba bu sonuca nereden ve nasıl varmışlardır?

Heceleyim dedim anlamadılar, kara tahtayı işaret ettim oralı olmadılar.

Daha ne söyleyeyim, nasıl izah ve açıklama getireyim?

Bunlar hangi dilden haberleşip konuşuyorlarsa bize bildirsinler ki, ona göre davranalım.

İsterlerse Mors Alfabesi, isterlerse dumanla iletişim kuralım, yazıktır hiç olmazsa kendilerini ikna edelim.

Milliyetçi Hareket Partisi parlamenter sistemden yanadır, dahası revize ve reforma tabi tutulmasını istemektedir dedim, ne çare, kulp takmayı sürdürüyorlar.

Bunların kulakları var duymuyor, gözleri var görmüyor.

AKP'nin anayasa hazırlık teklifi henüz ortaya çıkmadan, Meclis'te demokratik bir tartışma ve müzakere iklimi oluşmadan hakkımızda hüküm verip infaz edenler sanki Kaf Dağı'ndan kar bağışlıyorlar.

Bizim ağzımızdan evet ya da hayıra ilişkin bir irade çıkmamışken, muhtemel anayasa hazırlık teklifinin neleri ihtiva edip etmediği belli değilken referandumu yapıp sonucu ilan edenler bilinsin ki, kaos elçileri, kriz çığırtkanları, darbe şakşakçılarıdır.

Bunların hali tamı tamına; Nato Kafa Nato Mermerdir.

Önemle ifade ediyor, altını kalın olarak çiziyorum; Milliyetçi Hareket Partisi'nin TBMM'de tercihi ne olursa, milletin karşısında da tıpatıp aynısı olacaktır.

Kalburla su taşımayız, sinekten yağ çıkarma telaşına kapılmayız.

Yakında bu teklif metni TBMM'nin gündemine gelecektir.

Bu durum karşısında Milliyetçi Hareket Partisi ilke ve ülkülerine uygun olacak şekilde teklifi inceleyecek, elbette bir karar ve sonuca varacaktır.

Peşin hükümlüler, Türkiye'nin istikbaliyle ilgili hiçbir endişe taşımayan siyasi yan kesiciler bizim ne yapacağımızı, nasıl bir tutum takınacağımızı o zaman göreceklerdir.

AKP'nin muhtemel hazırlığı TBMM'de kabul ve onay görürse millete gitmekten, demokrasinin tartısına çıkmaktan da hiç kimse çekinmemelidir.

Millet egemendir, son sözün sahibidir.

Milliyetçi Hareket Partisi millete inanmakta, demokrasinin faziletlerine sonuna kadar ihtiram göstermektedir.

Türk milletinin tercihine tahammül edemeyenler, şimdiden kesin sonuçlara ulaşıp önüne geleni asıp kesenler; eğer demokrasiye husumet beslemiyorlarsa milletle yollarını tamamen ayırmışlar demektir.

Bizler hadimiz, millet hakem ve hakimdir.

Henüz ortada fol yok yumurta yokken Milliyetçi Hareket Partisi'ni siyasi ve sinsi polemiklerin içine çekip itibarsızlaştırmaya çalışanları da emini olunuz ki not edip çok yakında mahcup edeceğiz ve hepsini birden de şaşkına çevireceğiz.

AKP ne hazırladıysa getirsin görelim, bakıp değerlendirelim.

Sonra da neyi doğru ve kaçınılmaz görüyorsak onu yapacağımızdan, aldığımız kararın ardında sağlam şekilde duracağımızdan herkesin müsterih ve emin olması başlıca dileğimdir.

 

Sözleriyle konuyu izah ediyordu.

Bu sözler karşısında hala konuyu anlamamakta ısrar eden Gülse Birsel'e ne heceleme, ne kara tahta nede mors alfabesi yeterli gelecektir.

Gülse Birsel'in yapacağı Hey çipinden öptüğüm bacım benim be!

 Başlıklı yazısı tarzında yazılarına devam etmesidir.

Daha da MHP'nin Başkanlık Sistemi tartışmaları üzerine gösterdiği tavrı anlayamıyor ve idrak edemiyorsa kendisi ile aynı gazetede yazı yazan Ahmet Hakan'ın Devlet Bahçeli'yi bir tek ben mi yanlış anladım? 

Yazısını okumak olmalıdır.

Memleketi dizi setinde sanan, yaşananları tiyatro mu zannetmektedir ?

Güneydoğudan gelen şehit haberlerini reklam filmi mi zannetmektedir bu hanımefendi?

26 Ekim 2016 tarihli Devlet Bahçeli'nin heyecan getirdiği yeni sezon! Başlıklı Yazısında diyor ki; 

Son günlerde MHP Lideri sayesinde bir gizem, bir hareket geldi iç siyasete. Dış siyaset, zaten dört tarafımız karmaşa olduğu için Game of Thrones'u aratmıyordu. Ama bir dizide bütün ana ve yan hikâyeleri heyecanlı, soru işaretleriyle dolu tutmak lazım, malumunuz. Ve itiraf edelim, iç siyasette bir monotonluk hâkimdi.

 

Bahçeli hiç beklenmedik bir anda başkanlık sistemini gündeme getirdi.

 

Fakat bu öneriyi eleştiriyor mu, ona destek mi veriyor net anlaşılamadı.

 

"Cumhurbaşkanı parlamenter sisteme saygı göstersin" diye tenkit ederken, aniden "Ama öyle olamıyorsa başkanlık sistemini getirsinler" deyip bizi ekranların başına mıhladı.

 

O gün bu gündür bu gizem çözülmeye çalışılıyor. 

 

Dün ise "Game of Ankara" dizisinde yeni bir gelişme oldu. Bahçeli "MHP parlamenter sistemden yanadır" derken "Teklifi inceleyip sonuca varacağız" diye de kapıyı aralık bıraktı. "Kimse ilke ve inkılapları değiştirme hevesine kapılmasın" diye kalbimizi çalarken, hemen "Meclis'te evet dersek, milletin huzurunda da evet deriz!" diye aforizmamsı bir ipucu patlatıp alkışı aldı, ama bu cümleyle kafaları iyice karıştırdı.

 

 

Biliyorum ve inanıyorum ki; MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konuşmalarını ne izlemiştir ne de dinlemiştir. Gazete sayfalarını çevirip kendini mizah yazarı olarak tanımlayan Hanımefendi'nin ülkenin bu denli ağır süreci karşısında olayı böyle yorumlaması memleketin yangın yerine döndüğü durumu böyle yorumlaması neyin nesidir?

Memleketi Aşkı Memnu ile mi karıştırmaktadır ?

Ülkenin asayişini Arka Sokaklar'dan mı takip etmektedir ? 

Gülse Birsel'in yapacağı en iyisi kendini dizi setlerine vermesi, senaryo yazması ve mümkünse oradan ve o alandan ayrılmaması olacaktır. 

Sen git kendine başka oyuncak bul hadi bakalım. 




 


Diğer Makaleleri

- ÜLKÜCÜNÜN YERİDE YUVASIDA MHP'DİR / Tarih : 2017-08-25 09:49:09
- 15 TEMMUZ VE "DEVLET" DURUŞU / Tarih : 2017-07-15 10:10:13
- İHRACATTA E FATURA UYGULAMASI / Tarih : 2017-07-04 10:07:47
- KÖRFEZDE KRİZİN ADI KATAR / Tarih : 2017-06-09 09:53:40
- 2017 MODEL YENİ AF KANUNU / Tarih : 2017-06-06 09:46:23
- DARAĞACINA OMUZ OMUZA GİDEN İKİ YİĞİT / Tarih : 2017-06-05 09:56:40
- ŞEHİTLER KERVANININ GÜN YÜZLÜSÜ GÜN SAZAK / Tarih : 2017-05-27 09:30:48
- DEVLET BAHÇELİ VE MEMLEKET MESELESİ / Tarih : 2017-04-14 10:26:14

Diğer Sezer YOZGAT Makaleleri : 1 2 3 4 5 6  İleri »