Ortadoğu Gazetesi

MİLLİYETÇİ ÜLKÜCÜ HAREKETE UYGULANAN ASİMETRİK SAVAŞ VE ÜLKÜCÜLERİN HAKLILIĞI

Sezer YOZGAT / sezeryozgat@gmail.com 2017-06-22 10:09:03

1 Kasım seçim sonuçlarının televizyon ekranlarına düşmeye başlamasından itibaren MHP'yi karıştırma, siyaseti dizayn etme, MHP'ye yön tayin etme hesabı yapanlar kirli ve karanlık ilişkiler üzerinden o geceden itibaren ilk olarak sosyal medya üzerinden yoğun mesaj bombardımanı ile birlikte psikolojik harekat üzerinden yıpratma ve sindirme harekatı başlattılar. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, bu psikolojik harekata dayanamayacak ve istifa edecekti hesap bunun üzerine yapılmıştı. 

Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üniter devlet yapısının yanında kale gibi duran, Türkiye'ye operasyon çekmek isteyen, PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi hükümetin kanadı yapmak isteyenler tarafından MHP Lideri  Sayın Devlet Bahçeli siyaseten alt edilecek ve yıllardır besledikleri kinlerini öçlerini alacaklardı. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli 7 Haziran akşamı yaptığı açıklama ile siyasetin önünü tıkamamış bizatihi siyasetin önünü açmıştı. Buyrun demişti. Çözüm sürecinde yıllardır beraber yürüdünüz. Kurun hükümetinizi bizde ana muhalefet görevini yürütürüz demişti. 

7 Haziran seçim sonuçları açıklanmasının ardından CHP / MHP / HDP koalisyon hesapları yapılmaya başlanmıştı. Türkiye'de %60'lık blok oluşturulacaktı. Yarım asırlık siyasi çizgisi ve mazisi olan Milliyetçi Hareket Partisi ile PKK Terör Örgütü tarafından siyaseten konumlandırılan ve ipleri Kandil'deki terör örgütü elebaşılarının elinde bulunan HDP ile siyaset yapmaya ve hükümet ortağı olmaya zorlanmalıydı. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi ve stratejik aklından bir haber olanlar Başbakan sen ol diyerek kendilerince MHP'yi oyunlarına alet edeceklerdi. 

MHP Lideri  Sayın Devlet Bahçeli kişisel ikbal ve istikbal kaygısı ile değil Türk Devletinin kuruluş felsefesi Türk Milliyetçiliği fikir sistematiği ve Türk Devlet aklı anlayışı ile siyaset yapmaktadır bir türlü bunu kavrayamamış ve başka yerlerden kurgulandıkları için zihinleri bunu hazmedememiştir.

1 Kasım seçim sonuçları sonrasında bir anda MHP teşkilatları ve mensupları adeta asimetrik bir savaşa, psikolojik bir harekata tabi tutuldular. Olağanüstü kurultay isteriz de isteriz diyerek sanki MHP daha olağan kurultayını yapalı dokuz ay olmamışta otuz yıldır kurultay yapmıyor gibi bir hava estirmeye başladılar.

MHP'ye bu yaşatılanların aktörlerine bakıyoruz. 

DYP'de siyaset yaptığı dönemlerde "Uzun süredir DYP'yi bırakıp başka bir partiye geçeceğim yolunda spekülasyonlar yapılıyor. Ben 1993 yılı Kasımında DYP'ye üye olup nikâh kıydım. Benim nikâhım "Katolik Nikahı" gibi boşanması olmayan bir nikahtır. DYP üyesi olmayı şeref sayıyorum. Benim evladıma bırakacağım tek miras DYP'dir" diyen DYP'den sonraki siyasi hayatında ANAP'a geçme girişimi içerisinde bulunan daha sonra AKP'nin kuruluş çalışmalarında yer alan ve eskiden ülkücüydüm şimdi demokratım havalarına giren yine bu hanımefendidir. Daha sonrasında hizmet etmesi için MHP'de kendine yer edinen bu hanımefendi MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli hakkında bir gazeteye verdiği ropörtajında aynen şunları söylüyordu. 

Devlet Bey tam bir Adanalıdır. Adanalıların sohbetleri muhteşemdir. Devlet Bey de çok hoşsohbettir. Fevkalade mizahi bir tarafı vardır. Gençleri çok sever. Samimi ve inanmış bir demokrattır. Son derece yardımseverdir ama yardımlarını gizli yapar. Çok iyi de bir stratejik akla sahiptir. Satranç oyuncusudur, hep 5 hamle sonrasını görür. Bazı şeyleri göze alır, ama demokrasinin yanında durur. Partiye zarar getirecek bir şey Türkiye'ye faydalıysa, onu yapar. Rastgele konuşmaz. Çok edeplidir. Çocuğu yaşında birini de ceketini ilikleyerek karşılar. Devlet Bey'i kamuoyuna doğru düzgün anlatamamamız bizim eksikliğimizdir. 

Yine bu hanımefendi Bengütürk Tv'de katıldığı televizyon programında kendine yöneltilen "İlke bilgi inanç dürüstlük karakter tarihsel liderlik desem ne dersiniz desem" sorusuna  "Sayın Doktor Devlet Bahçeli derim" diyordu.

Yine bakıyoruz MHP'de siyasi hayatı bir milletvekilliğini geçememiş, kayınbabası tarafından siyasete dahil edilen bir şahıs da kendini MHP Genel Başkanı olmaya layık görmüştür. 

Siyasi hayatında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli tarafından yaptığı her şeye rağmen hizmet etme şansı verilen MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevi kendisini tevdi edilen ve iki dönem milletvekili yapılan bir şahısta kendini tren kaçmadan bende bineyim diye soluğu orada almıştır.

MHP'nin 8/9/10 Ocak 2016 günü yapılan MYK toplantısı sonrasında ilçe kongrelerinin startının Ekim 2016'da Mart 2017'de il kongrelerinin startının verileceği ve 18 Mart 2018 günü yapılacak olan Olağan Büyük Kurultayın tarihi de ilan edilmiş olmasına rağmen hız kesmemişlerdir. 

MHP'de imza kampanyaları ve toplanan imzalar MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin hastaneye yattığı gün teslim edilmesi ve o günün akşamında sosyal medya üzerinden yazılan söylenen Lider Devlet Bahçeli hakkında ki o sözleri hiçbir zaman unutmayacağız ve o sözlerin sahiplerinin yüzüne her daim suratına bu sözlerini şamar gibi vuracağımız unutulmasın. 

İmzaların verilmesinin akabinde belli bir süre sonrasında Milliyetçi Ülkücü hareketin olağan kurultay sürecinin ilan edilmesine rağmen yarım asırlık hareketi mahkeme kapılarına düşürdüler. 

Mahkeme yapılmadan önce yok hakim değişecek yok hükümetle anlaşacaklar gibi algı operasyonları üzerinden mahkeme tarihine kadar bu mesajlar sosyal medyadan pompalandı.

8 Nisan 2016 günü Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından MHP'yi olağanüstü kurultaya götürecek çağrı heyeti atandı.

MHP'ye kayyum atayan mahkemenin hakimi Ümran Kaptan'a MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Semih Yalçın tarafından yöneltilen "Yargıyı politikaya alet ederek MHP'yi olağanüstü kurultaya götürme çabaları" nın olduğunu söyleyerek, "MHP'ye yönelik son Pentagon-Pensilvanya ortak-üst akıl operasyonu. MHP'nin yeniden dizayn edilmesi kapsamında olağanüstü kurultay için yargıdan "fetva" çıkarma ve genel başkan gelinliği giymeye soyunanlar için "yüz görümlüğü" hazırlama çabalarına birtakım gayrimeşru odakların ve kirli ellerin karışma gayretleri gözlerden kaçmamaktadır. Bizim gelin" ifadesi, Meral Akşener için mi kullanılmıştır? İddialar, şüpheleri Dev-Sol/paralel çete dayanışması üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu sürecin Okyanus ötesi tarafından desteklenmesi, küresel güçlerin taşeronluğunu üstlenen bir çetenin varlığına işaret etmektedir. 12. Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimi Ümran Kaptan'a soruyoruz; MHP'ye kayyum atamanızın, Mülkiyeliler Lokalinde gerçekleşen görüşmeyle bir ilişkisi var mıdır?  Size paralel yapının üst düzeyinden ulaşan ve paralel yapının önünü açmak için MHP'ye kayyum atamanızı isteyen birileri olmuş mudur?" soruları hala cevabını bulamadı.

Duruşmanın 8 Nisan 2016 Cuma günü yapılmasının ardından pazartesi günü sabah saatlerinde hakimi adliyede ki odasında ziyaret eden MHP Avukatı Yücel Bulut'un yaptığı görüşmede gerekçeli kararı sorması üzerine hafta sonu bakamadığını üç dört güne ancak gerekçeli kararın açıklanacağını söylemesine rağmen gerekçeli karar Avukat Yücel Bulut'un hakimin yanından ayrılmasından birkaç saat sonra açıklanmıştı. Birkaç saat içerisinde 9 sayfalık gerekçeli karar nasıl yazılmış bir bunların izahı yapılmalıdır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin Yargıtay'a başvuru yapılacağını, Yargıtay'da yargılamanın yapılması taleplerini ve Yargıtay'ın kararına saygı duyulacağını açıklamıştır.

Sanki bu açıklama yapılmamış gibi Yargıtay'ın kararını beklemeden MHP'de olağanüstü kurultay isteyen ve kendilerini Genel Başkan Adayı sıfatı ile sıfatlandıranlar ilk olarak 8 Mayıs tarihini ilan etmişler daha sonrasında 15 Mayıs tarihinde mutabık kalmışlardır.

Bu süreçte MHP Üst Kurul delegelerine de çağrı heyeti adı verilen yapı tarafından Yargıtay Kararı açıklanmadığı halde kurultaya davet yazıları gönderilmiştir.

Davet yazılarını alan Üst Kurul delegelerinin bulundukları yerlerde ki mahkemelere başvuru yapmaları ve Yargıtay Kararının beklenmesinin doğru olacağı yönünde açtıkları davalar sonrasında Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri yürütmeyi durdurma kararı vermişlerdir.

Bu karar karşısında oyunları bozulan ve kimyaları değişenler mahkeme hakimlerini ve özel hayatlarını araştırmaya çıkmışlardır. Gemerek Hakiminin Ülkücü ve MHP'li olmasını dillerine dolayarak bu hakimi HSYK'ya şikayet etmişlerdir. Şikayet sebepleri hakimin MHP'li olmasıdır. Kendileri de nasıl bir garabettir ki MHP'ye Genel Başkan olmak istemektedirler.

15 Mayıs'a iki gün kala 13 Mayıs 2016 Cuma günü mesai saati bitimine yakın Ankara 2.İcra Hakimi Burhan Yaz yürütmeyi durdurmayı bozan bir karar açıklamıştır.

Bu tarla macerası sonrasında tarlaya beraber gelen adaylar arasında tarladan tek tek ayrılmaları ve sonrasında yine birbirine giydiren adaylardan biri aynı gün hemen çıktığı ilk televizyon porgramında "Bu manada bütün illerde, o illerde yaşayan cemaat mesubu insanların bu tek adayın üzerinde birleşmesi ve bütün mitinglerine ve toplantılarına yoğun organizasyonlar yapması ve bu tür algının Hanımefendi üzerinde yoğunlaşması ortadadır. Bir destek verme organizasyonuna dönüştüğünü biz de görüyoruz. MHP'ye oy veren taban da görüyor. Bu kendisinin bizzat cemaatçi olduğu anlamına gelmiyor. Olup olmadığı konusunda bir fikir sahibi değilim. O sorunun muhatabı da değilim ama bir destek olduğu kesindir. " demişti.

Gelelim bu Burhan Yaz efendiye. Adı geçen tarih öncesinde adliye içerisinde MHP'nin dosyasına adliye içerisinde ulaşmaya çalışan ve ulaştığı fotokopiler üzerinden karar veren ve Milliyetçi Ülkücü Hareketin mazisinde hiç hak etmediği bir şekilde tarla kongresi yapılmaya kalkışılmasının ardında karar veren Hakim Burhan Yaz'a ve ilişkilerini özellikle dikkatleri çekmek istiyorum.

Daha sonrasında FETÖ'den tutuklanacak olan ve Kırşehir'de kaçtığı delikte yakalanan Burhan Yaz ile ilgili Şemdinli Savcısı olarak kamuoyuna yansıyan Ferhat Sarıkaya'nın itiraflarına ve bu itiraflarda Burhan Yaz'ın nasıl geçtiğini dikkatlerinize sunmak istiyorum. 

Ankara'ya yarı yıl tatilinde (Ocak 2007) ailemle birlikte geldim. Hâkim Burhan Yaz (MHP davasında muhalifler lehine kongre kararı veren icra hâkimi) o tarihlerde müfettişti. Benimle irtibat kurdu. Hakkımda suikast iddiaları olduğunu, yurtdışına çıkmam gerektiğini söyledi. Jitem'in suikast yapacağını anlattı. Bir süre benimle Adalet Müfettişi Burhan Yaz ilgilendi. Bana yurtdışına gitmek için 15- 20 bin TL kadar para getirdi.

Vize istemeyen bir ülke olan Güney Afrika'ya 2007 Nisan ayında gittim. Güney Afrika'da çocukları bir okula yazdırdık. Masraflarını bu örgüt karşılıyordu. Benimle gerçek adını bilmediğim Tarık isimli birisi ilgileniyordu. Bu kişi Güney Afrika Cumhuriyeti'nin genel abisiymiş. Türkiye'ye dönmek istedim. Sonra hâkim Burhan Yaz da eşiyle birlikte geldi. Beni dönmemek için ikna etmeye çalıştı, öldürülebileceğimi söyledi. Döndükten sonra Ankara'da beni öğretmen Mehmet Saltan'a (Gazi Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı) teslim etti. Mehmet Saltan, her ihtiyacımı karşılayacağını söyledi. Bana 2-3 ayda bir telefon getiriyordu. Eski telefonu kırıp atıyordum. Başkası adına kayıtlı hat da getiriyordu. Her ay bir hâkimin, savcının aldığı maaş kadar para getiriyordu.

Bunları uzun uzadıya ve bu kadar ayrıntılı vermek istememiz bunların daha iyi anlaşılması MHP'ye operasyon çekenlerin kirli ve karanlık ilişkilerini açıkça ortaya koymaktır. 

Milliyetçi Ülkücü Harekete bir tarla rezaleti yaşatılmıştır.

Daha sonrasında Yargıtay kararını açıklamıştır. Karar MHP aleyhine 5-0 olarak tayin edilmiştir. 

Bu kararı verenler şimdi nerede ve hangi görevdedirler kaç tanesi FETÖ'den açığa alınmış, tutuklanmış ve ihraç edilmiştir bunlar bilinmektedir.

Kararın verilmesinin ardından MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli hiç beklemeden 10 Temmuz 2016 gününü işaret etmiş ve seçimli olağanüstü kurultayın yapılacağını ifade etmiştir.

Hesap üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olan zatı muhteremler amaçları ortaya çıkacak, hesapları bozulacak diyerek 19 Haziran günü Ramazanın içinde bir Pazar günü tarladan geçerek otelin içine girmişlerdir. 19 Haziran gününe kadar pusuda bekleyip sinip denge adına hareket edip o gün oraya koşanları da unutmamak gerekli. 

19 Haziran günü otelde toplanan korsan kurultayda  mahkeme tarafından 1 tüzük değişikliği yetkisi alanlar 13 maddede tüzük değişikliğine gitmişlerdir.

Mevzuyu Rahmetli Ali Güngör'den Erciyes Zafer Kurultayına katar götürmüşlerdir. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile Ali Güngör arasında ki hukuk ve bizatihi bu hususun gerçekliği hemen akabinde Rahmetli Ali Güngör'ün oğlu tarafından açıklanmıştır.

Erciyes Zafer Kurultayı üzerinden dem vuran Genel Başkan Adaylarına sormak lazım kaçınız kaç kez Erciyes Zafer Kurultayına katıldınız.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli Tunceli'ye giderken partinin milletvekili ve meclis başkan vekili olan hanımefendi nerededir. Olağanüstü kurultay adında il il gezen bu hanımefendi bir Tunceli'ye gidememiştir o zaman.

Nerede ise hızlarını alamasalar bütün tüzüğü baştan değiştirme gayreti içerisine gireceklerdi. 

Adı malum bir bayan dışında ki adaylar da bu kadar tüzük maddesi değişikliği sonrasında yan yana oturdukları sandalyelerden kalktıktan sonra kendilerine uzatılan mikrofonlara karşısında kendilerinin de bu kadar tüzük maddesi değişeceğini bilmediklerini açıklamışlardır.

Kendileri anlaşarak 19 Haziran günü korsan kongre gerçekleştirenlerin Divan Başkanlığı seçimi öncesi yaşananlar ve ekran başında izlediklerimiz Ülkücü hafızalarda yerini almıştır. 

Noter başkatibi daha sonrasında kongre başlatılmadan önce kendine sayı sorulduğunda 330 sayısını verdiğini daha sonrasında Kanal A ekranlarında açıklamıştı.

Sosyal medyaya düşen bir videodan da anlaşılacağı üzere akıllı telefonlarda bulunan whatsap uygulaması üzerinden kimlik fotokopisi toplanarak işi kitabına uydurmaya çalışmışlardır.

O kadar kendilerine güvenmişler ve inanmışlardır ki kongreye gelen delegelerin isim listesini yayınlamışlardır. O liste o kadar afakidir ki o gün MHP Genel Merkezinde bulunan Üst Kurul Delegesinin isimleri dahi o listede yayınlanmıştır. 

Anonim Şirket genel kurulunda, Sınırlı Sorumlu Kooperatif genel kurulunda bile görülmeyecek bariz yanlışlar kitabına uydurulmaya çalışılmış ve o kadar artık iş ellerinde patlamıştır ki artık dur denilmiştir. 

Bu süreçte MHP'değişim isteyenlere bir bakın isterseniz. 

PKK Terör Örgütü ele başılarından Cemil Bayık, HDP'li Hasip Kaplan'a kadar bu yapı karşımıza çıkmaktadır.

Can Dündar, Ahmet Hakan, Fatih Portakal, Ece Temelkuran, Aslı Aydıntaşbaş, Gülse Birsel, Akif Beki, Hıncal Uluç, Tuncay Opçin, Emre Uslu, Önder Aytaç, Faruk Mercan, Elif Çakır, Rahmi Turan, Sebahattin Önkibar, Rıza Zelyut, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan. Amberin Zaman MHP'de değişim korosunda karşımıza çıkmaktadırlar. 

Birde bu 19 Haziran günü yapılan otel kongresinde 10 Temmuz gününü işaret etmişler ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'yi ve Ülkücüleri kendi tiyatrolarında misafir kendilerini de ev sahibi görerek 10 Temmuz tiyatrosuna hazırlanmışlardır. 

Daha sonrasında verilen yürütmeyi durdurma kararı ile yaptıkları ellerinde patlamıştır. 

Mahkemeden aldıkları olağanüstü kurultay yetkisi ile yaptıkları o kadar ayyuka çıkınca tekrar hukuk yolu açılmıştır. 19 Haziran 2016 tarihinde Ramazan gününde Ülkücü Harekete yaşatılanları ne Ülkücüler ne Türk Milleti unutmayacaktır.

Açılan mahkeme süreci 20 Haziran 2017 günü MHP Üst Kurul Delegesi ve Eski Ordu İl Başkanımız ve Ordu Milletvekilimiz aynı zamanda Ortadoğu Gazetesi Yazarımız Cemal Enginyurt'un 19 Haziran tiyatrosunun iptali ile ilgili açtığı dava Olağanüstü Kurultayda alınan kararların iptali ile sonuçlanmış adaletin kefesi bu sefer doğru tartmış ve hak yerini bulmuştur.

Aslında yaşatılan bu süreçte yaratılmak istenen, sinir uçları alınmış , evrim geçirilmiş "paradigma değişikliği "ile başkalaşmış, lokal anestezi ile sinir uçları alınmış bir Türk Milliyetçiliği idi.

Karma bir parti oluşturarak popülist siyasetin merkezine oturtularak köklerinden, ilke ve ülkülerinden uzaklaştırılmış bir Milliyetçi Hareket Partisi hesap edilmekteydi. 

 

Geçmişte Türkeşsiz Türk Milliyetçiliği hesabı yapanlar, dünde Bahçeli'siz MHP hesapları yaptılar. Milliyetçi Ülkücü Hareketin mensupları 27 Aralık 1992'de Türkeşsiz Türk Milliyetçiliği hesabı yapanlara nasıl geçit vermedi ise inanmış, samimi, ihlaslı Ülküdaşlarımız da hesapsız ve kitapsız bir şekilde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin yanında saf tutmuşlardır. 

 

MHP'ye reva görülen bu sürece bakın Washington, Pansilvanya, Ankara, İstanbul hattında MHP'de değişim isteyenleri göreceksiniz.

 

1 Kasım'dan 10 Temmuza kadar geçen uzunca bir sürede MHP'ye yaşatılanlar ve MHP'nin o süreçte o handikapı atlattığı bir süreçte Türkiye'nin bir hain darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığı bir dönemde 15 Temmuz günü tarih yazan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'yi tarih elbet yazacaktır. 

 

Şunu herkes iyi bilmelidir ki: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığına aday olmak her "Ülkücünün" hakkıdır, yalnız herkesin haddi değildir. 




 


Diğer Makaleleri

- ITC, her zaman etnik ve mezhep ayrımını reddetti / Tarih : 2017-11-13 12:42:18
- İŞ HAYATINDA ARABULUCULUK SİSTEMİ / Tarih : 2017-11-10 08:36:27
- TARİH TEKERRÜRDEN İBARET BARZANİ / Tarih : 2017-11-09 08:32:11
- BARZANİ VE YOLUN SONU / Tarih : 2017-11-02 08:44:04
- KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI / Tarih : 2017-10-27 09:54:38
- ÜLKÜCÜNÜN YERİDE YUVASIDA MHP'DİR / Tarih : 2017-08-25 09:49:09
- 15 TEMMUZ VE "DEVLET" DURUŞU / Tarih : 2017-07-15 10:10:13
- İHRACATTA E FATURA UYGULAMASI / Tarih : 2017-07-04 10:07:47
- KÖRFEZDE KRİZİN ADI KATAR / Tarih : 2017-06-09 09:53:40
- 2017 MODEL YENİ AF KANUNU / Tarih : 2017-06-06 09:46:23
- DARAĞACINA OMUZ OMUZA GİDEN İKİ YİĞİT / Tarih : 2017-06-05 09:56:40

Diğer Sezer YOZGAT Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7  İleri »