Ortadoğu Gazetesi

MOSKOVA MUTABAKATI VE SURİYE KRİZİNİN GELECEĞİ

İsmail Özdemir / 2016-12-23 08:58:23

Rus büyükelçi Andrey Karlov suikastının gündemdeki sıcaklığı dururken, Moskova'da son derece önemli bir toplantı gerçekleştirildi. 

Suriye'nin Halep kentinde sivillerin tahliyesi ile başlayan, ardından silahlı muhalif grupların bir bakıma sınıflandırılması ile gelişen sürecin son ayağı Moskova'da yapılan Türkiye, Rusya ve İran arasındaki üçlü toplantıyla yeni bir safhaya daha taşındı.

Üç ülke Suriye krizinde kilit ve hassas konumda olan Halep meselesinde yaşanılan pek çok engelleme girişimlerine rağmen, 20 Aralık'ta yaptıkları toplantı ile siyasi çözüm yolunda bu zamana kadar görülmemiş somut bir yola girdiler.

Bu sürecin ne derecede tutarlı olacağı, özellikle Türkiye ve Rusya'yı hedef alan saldırı ve provokasyonlar göz önünde bulundurulduğunda henüz belli değildir, ancak ortaya koyulan irade önemli ve kayda değerdir.

Moskova toplantısından çıkan 4 önemli konu ilk bakışta göze çarpıyor:

1-İlk kez ABD'nin içerisinde yer almadığı bir çözüm mekanizması geliştirilmeye çalışılıyor

2-Her üç ülke şimdiye dek Suriye krizinde kullanılmamış bir kavramla kendisini ve diğer iki ülkeyi, Suriye barış sürecinin "Garantörleri" olarak kabul ediyor.

3-Türkiye, Rusya ve İran, Suriye'nin toprak bütünlüğünün savunulduğunu kabul ediyor.

4-Önceliğin terörle mücadeleye verileceği, rejim değişikliği olmayacağı hususu mutabakata taraf olan ülkelerce aynı fikirde olunan konu olarak kabul ediliyor.

Bu dört şartın Suriye krizinin siyasi yollardan barış atmosferine ulaştırılması konularında önemli yansımalarının olduğu aşikardır.

İlk bakışta toplantının Moskova'da yapılıyor olması ve özellikle "önceliğin terörle mücadele olup, rejim değişikliği" olmadığı hususu kuşkusuz ki anlaşmada Rusya'nın ağırlığını hissettiren faktörlerdendir.

Ancak yine de esasta öne çıkan dört başlık üzerinde durmakta fayda vardır.

* * *

Öncelikle ABD'nin Moskova'daki mutabakat zeminine katılmamış yada davet edilmemiş olsa bile tümüyle dışlandığını söylemek güçtür.

Zira bu durumu Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da teyit edecek şekilde bir açıklama yapmış ve toplantı süresince ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile telefonda görüşerek toplantı hakkında bilgi vermiştir.

Benzer şekilde Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ABD'li mevkidaşı ile görüşmüştür. Her ne kadar basına bu görüşmenin daha çok Karlov suikastı ile ilgili olan bölümleri yansıtılmış olsa da, iki bakanın Moskova müzakereleri üzerindeki genel tablo hakkında görüş alış verişinde bulunmadıklarını söylemek zorlayıcı bir yorum olur.

İkinci başlıkta öne çıkan "garantörlük" konusu ise şimdiye kadar Suriye meselesinde alışılmadık bir kavram olarak öne çıkıyor.

Üç büyük ülke Suriye krizine taraf olmuş ülkeler nezdinde kuşkusuz ki en çok ağırlığa sahip ülkelerdir. Nitekim garantörlük konusundan kastın Suriye'de muhalif güçler ve rejim arasındaki olası bir ateşkesin sağlanması durumunda üç ülkenin üstleneceği sorumluluklar çerçevesinde değerlendirilen bir kavram olduğu anlaşılıyor.

Daha genel bir tabirle gerek rejimin, erekse muhaliflerin silahlandırılması ve eylemlerinin anlaşma çerçevesinde kontrol altında tutulması olarak değerlendiriliyor.

Üçüncü olarak "Suriye'nin toprak bütünlüğüne" vurgu yapılması bahsi ise hemen her çevrenin Suriye krizindeki ortak beklentisiydi.

Her ne kadar Rusya başlangıçta Suriye'nin kıyı şeridini, İran Şii nüfusun yaşadığı diğer bölgeleri ve bazı Batılı ülkeler Suriye'nin kuzeyini ayrı bir formatta düşünmüş olsalar da şimdiki gelinen noktada bu ülkenin toprak bütünlüğüne atıf yapılmış olması özellikle Türkiye açısından önemlidir.

Son olarak önceliğin terörle mücadeleye verileceği, rejim değişikliği olmayacağı konusuysa daha çok Rusya ve İran'ın taleplerini karşılayan bir faktör olarak öne çıkıyor.

* * *

AKP iktidarının şimdiye kadar bu yaklaşımın aksi yönünde tutumlar aldığı zamanların olduğu aşikârken, Türkiye'ye yönelen terörizm tehdidinin Suriye kaynaklı olması, müzakerelerde benimsenen öncelik sıralamasında zaten Türkiye'nin de benimsediği, özellikle Suriye'de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekâtı ile daha da belirginleşen son dönemlerin en önemli konusudur.

Genel çerçevede öne çıkan bu başlıkların somut hale dönüştürülmesi için hedeflenen asıl zemin ise Kazakistan'ın başkenti Astana'da şekillenecek.

Muhalifler ve rejim güçleri Astana'da bir araya gelerek, "garantör" ülkelerin gözetiminde uzlaşı ve barış koşullarını arayacaklar.

En başında dediğimiz gibi ortada pek çok provokasyon ve farklı hedefler mevcutken şimdiki aşamada "temkinli iyimserlik halini korumak" Türkiye açısından faydalı olacaktır.

Neticede Suriye'nin kuzeyinde ülkemiz açısında son derece önemli bir askeri operasyon gerçekleştiriyoruz ve bu operasyonun başarısı kahraman askerlerimizle beraber, askeri ilerlemeyi diplomasi alanında destekleyecek doğru adımların atılmasına bağlıdır.

Diğer yandan Moskova zirvesinde PKK-PYD konusunda açık bir tabir kullanılmamış olsa da "terörle mücadeleye öncelik verilmesi" konusunu Türkiye iyi değerlendirmelidir.

PKK terör örgütünün Suriye uzantısı olan PYD'nin meşru görülme çabalarına, bu başlıkta sunulan yaklaşımın çerçevesi sağlıklı bir şekilde oturtularak, masada bulunan tüm taraflara PYD'nin meşru bir oluşum olmadığı, aksine bir terör örgütü olduğu gerçeği kabullendirilmelidir.

 Türkiye açısından esas olan Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasıdır. PKK-PYD ise her hali ile Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozarak, bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi hedeflediği, sözde federasyon ilanıyla esas tehdit unsurlarından birisi olduğu her kesime doğru anlatılmalıdır.

Şayet Moskova'daki PKK-PYD Ofisi kapatılırsa bu Türkiye açısından sergilenmiş bir iyi niyet göstergesi olacaktır. Aksi bir tutumun Rusya tarafından sürdürülmesi ise Türkiye açısından kabul edilemeyecek neticeleri doğurabilir.

Ama özellikle İran'ın bu mutabakata ne ölçüde uyacağı sorusu üzerinde ayrıca durulmalıdır. Özellikle Irak'taki gergin ve kaotik atmosferin dozu günden güne artarken…




 


Diğer Makaleleri

- PKK/PYD Konusunda Türkiye'yi İkna Hesabı / Tarih : 2017-07-28 10:01:29
- KKTC VE TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YENİ YOL / Tarih : 2017-07-21 10:11:02
- SURİYE'DE BUNDAN SONRASI DAHA KARIŞIK / Tarih : 2017-07-10 10:20:43
- IŞİD SONRASI İÇİN ÇATIŞAN HESAPLAR / Tarih : 2017-07-03 09:59:23
- Suriye'de Restleşmeler Arttı / Tarih : 2017-06-21 10:06:56
- SURİYE'Yİ NASIL BÖLMEYİ PLANLIYORLAR? / Tarih : 2017-06-16 10:15:20
- ORTADOĞU'DA NELER OLUYOR? / Tarih : 2017-06-09 09:55:05
- Katar'a Yönelik Diplomatik Ablukanın Sebepleri / Tarih : 2017-06-07 10:08:44
- TRUMP'LI ABD NEREYE DOĞRU? / Tarih : 2017-06-05 09:58:18

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »