Ortadoğu Gazetesi

TOPLUMSAL SÖZLEŞME VE MHP LİDERİNİN DURUŞU

Kadir YILDIZ / 2016-12-05 09:10:36

Anayasalar toplum ile devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen sözleşmelerdir. 

Anayasal düzenlemelerin yapımında çağın şartları ve sosyolojik taleplerin yanı sıra, toplumun kültürel, siyasal ve tarihsel geçmişi referans alınırken, evrensel hukuk kuralları da göz önünde bulundurulmak zorundadır. 

1982 anayasasının günümüz şartlarının ihtiyacını karşılayamaması, sosyo-politik tıkanıklıklara yol açması ve bu durumun ortadan kaldırılması için anayasanın güncellenmesi gerektiği konusunda toplumun büyük bir kısmı hemfikirdir. 

Ama ne hazindir ki bu sorunun toplumun tüm kesimleri tarafından kabul edilmesine karşın yeni anayasanın yazımı konusunda siyasi partiler uzlaşamamakta, bu nedenle de Türkiye'nin kronik hastalığı haline gelen anayasa reformu bir türlü gerçekleştirilememektedir.

***

15 Temmuz'da milli iradeyi silah zoruyla tasfiye etmek isteyen FETÖ terör örgütünün amacına ulaşamaması, bu örgüt ile iş birliğinde bulunan yabancı odakları harekete geçirmiştir. Türkiye'nin sosyal, siyasi ve ekonomik çöküntüye uğraması için her türlü girişim denenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin beka mücadelesi verdiği, içeride ve dışarıda terörle mücadele ettiği bir dönemde gözünü budaktan esirgemeyerek sorumluluk alan MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli sistem tıkanıklığının ve ülke yönetiminde yaşanan fiili durumun çözümü için devreye girmiştir. 

MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli Türkiye'nin içinden geçtiği bu ağır süreçte sistem tıkanıklığı ile vakit kaybetmenin doğru olmadığını ve bu krizin bir an önce aşılması gerektiğini ifade ederek elini değil gövdesini taşın altına koymuştur.

Kimileri MHP liderinin bu tavrına siyasi hamle, kimileri kurnazlık, kimileri erken seçimi öteleme, kimileri ise Başkanlık sistemine evet demesinin karşılığında Başkan Yardımcısı olacağı gibi bir pazarlığın söz konusu olduğu yönünde alçakça iftiralarda bulunsalar da, Türk milleti Sayın Devlet Bahçeli'nin tavrının devlet ve millet yarına olduğunu söylemektedir. Kamuoyu yoklamaları bunun en somut ispatı olmuştur.

***

CHP ise bu süreçte her zaman ki gibi masadan kaçmış, milli iradeyi yok saymaya devam etmiş, Türkiye'nin önemli bir sorununun çözümü için kayıtsız kalmayı görev addetmiştir.

Atatürk'ün CHP'sine yakışan "Evet. Türkiye'de bir sistem sorunu olduğu aşikar. Bu sorunu hep beraber oturup, konuşalım ve çözüme kavuşturup ülkemizin gündeminden çıkaralım" demektir. 

Ama nerdeeeee…

CHP'nin, Türkiye'nin sorunlarına yaklaşım tarzı HDP'nin masada olup olmamasıyla alakalı bir durum haline gelmiştir. Milletin avukatlığını bırakıp PKK'nın siyasi havarilerine avukatlık yapmayı görev edinmişlerdir.

MHP ile AKP'nin Türkiye'nin bekasıyla ilgili sorunları ortak bir akıl ile çözüyor olması CHP'yi çileden çıkarmıştır. MHP'nin 40 milletvekili ile devletin kanayan yaralarına derman olması, 134 milletvekiline sahip olduğu halde çözüm üretemeyen CHP'nin gururuna dokunmuştur. 

***

Bu süreçte MHP liderinin başından beri Başkanlık sistemine karşı olduğunu ve parlamenter sistemin güçlendirilmesi gerektiğini birçok kez ifade etmesine karşın, bu sözlere kulaklarını tıkayan, at gözlüğü ile bakan siyasi hokkabazlar da toplumu kutuplaştırma çabalarına devam etmişlerdir.

Anayasa değişikliği metninde "Cumhurbaşkanlığı" ifadesi geçmesine rağmen, "Başkanlık sistemi geliyor" yaygarası yapmak da ayrı bir algı operasyonunun parçasıdır. MHP'nin bulunduğu yerde devlete ve millete yanlış olmayacağının bilinmesine ve Kılıçdaroğlu'nun dahi bunu dile getirmiş olmasına rağmen siyasi manevra yapmaya çalışanlar bunun hesabını millet huzurunda vermek zorunda kalacaklardır.

***

MHP'nin üyesi dahi olmayan eski milletvekillerinden teşekkül FETÖ'nün oyuncakları ise bu süreci kongreden kaçma girişimi olarak değerlendirmişlerdir. Oysaki MHP'yi ele geçirmek için korsan kongre düzenleyen madrabazların oyunları sahte imzaların ortaya çıkmasıyla birlikte çoktan başlarına geçmiştir. Hali hazırda MHP'nin olağan kongre süreci de başlamıştır. 

Tarlada tellere takılı kalan korsan kongre heveslileri henüz anayasa metninin tam olarak ne içerdiğini bilmeden MHP'ye karşı CHP-HDP ortak işbirliğine soyunarak kimlere hizmet ettiklerini de bir kez daha tescillemişlerdir.

***

Bu süreçte göz önünde bulundurulması gereken en önemli husus, karar merciinin Türk milletinin kendisi olduğu, MHP ve O'nun saygıdeğer lideri Devlet Bahçeli'nin dün olduğu gibi bugün de devlet ve millet menfaatini önceleyen bir duruş sergilediğidir…




 



Diğer Makaleleri

- REFERANDUM MEDYUMLARI / Tarih : 2017-02-21 08:50:38
- DEVLET BAHÇELİ DESTANI / Tarih : 2017-02-14 08:26:14
- DOĞU PERİNÇEK VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN / Tarih : 2017-02-10 08:52:16
- ÖKÜZÜN ALTINDAKİ BUZAĞI / Tarih : 2017-02-08 08:58:41
- HAYIR HASENAT PARTİSİ / Tarih : 2017-02-01 08:18:19
- TELE-KİBAR VE AKŞENER GÖRÜŞMESİ / Tarih : 2017-01-20 08:18:58
- ÇELİK KAPI / Tarih : 2017-01-18 09:29:52
- Anayasa Değişikliği ve Yurtta Sulh Konseyi / Tarih : 2017-01-12 09:06:26
- EVET'te Hayır vardır… / Tarih : 2017-01-09 09:09:11
- TEK ADAM / Tarih : 2017-01-05 08:33:41
- BEKA SORUNU / Tarih : 2017-01-03 08:39:01
- EĞLENMEK ONLARA ÖLMEK BİZE… / Tarih : 2016-12-30 08:44:18
- CHP'NİN FOTOĞRAFI / Tarih : 2016-12-28 08:42:32
- ELMA KURDU! / Tarih : 2016-12-26 08:59:57
- 98 YIL SONRA… / Tarih : 2016-12-23 08:55:35
- ELÇİYE ZEVAL OLMAZ / Tarih : 2016-12-21 08:23:41
- KAUÇUK / Tarih : 2016-12-19 08:41:59
- MİLLİ SEFERBERLİK / Tarih : 2016-12-16 08:54:09
- UNUTMAK, ALIŞMAK VE AVUNMAK / Tarih : 2016-12-14 08:51:15

Diğer Kadir YILDIZ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8  İleri »